|
Üyelik Derecesi:

|
Tercihimi her zaman sevmekten yana kullandım! Kimilerine göre antipatik, kimilerine göre ise, tam aksine sempatik, doğal, mütevazı kişilik, iyi bir müzisyen Murat Kekilli. Mütevazı hayatından memnun, daima müziğiyle ve hayranlarıyla iç içe olmayı hayal eden ve bu hedefte çalışmalarını sürdüren sanatçıyı yoğun konser programı arasında yakaladık. Sorduğumuz her soruya içtenlikle cevap veren Murat Kekilli ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Notalarınıza birer tane kurşun yüklersiniz; adabıyla, gitmesi gereken yerlere gönderirsiniz.
Suya ve toprağa aşık bir insan olarak biliniyorsunuz. Hatta çocuklarınız olursa onlara bu isimleri verecek kadar...
--Doğru. Benim doğduğum ve büyüdüğüm yerler genelde kıraç yerler. Adana, Türkiye’nin 4. büyük ili olmasına rağmen, çocukluk yıllarımızda köy kent gibi bir yerdi. Öyle bir yerde doğup büyüyünce ister istemez yetiştiğiniz yere aşık oluyorsunuz. Çevrenizde ilk gördüğünüz şeyler sizi büyüdüğünüzde de bırakmıyor. Cazibesini o yıllarda kullandığı için sizin üzerinizde de etkileri sürdürüyor. Birazda kendi iç güdülerinizden gelen seslerden ötürü aşk, meşk yaşıyorsunuz doğaya karşı.
Yazları Adana’nın içi çok sıcak olduğu için Torosların yaylalarına çıkardık. Orada genelde Tekir yaylası tercih ediliyor. Çocukluğumda 3-4 ay dağlarda yaşardık.
__Şimdi İstanbul’da mı yaşıyorsunuz?
-- Adana’ya fırsat buldukça gidiyorum ancak şimdi İstanbul’da ve her yerdeyim. Yakında Ukrayna, Rusya, Çin vb. dolaşacağım birçok yer var. Çünkü ilginçtir yurtdışından büyük bir ilgi var. Bizi sevdiklerini duymuştuk, ama inanmamıştık. Gittik, gözümüzle gördük. Hatta Murat dahi demiyorlar, “Tutamaz” diyorlar. Oradaki insanlar, beni kendi ülkemdeki insanlardan daha çok seviyorlar. Çok şaşırdım. Çünkü bana Kazakistan’da, Ukrayna’da, Çin’de senin için ölüyorlar diye söylemişler, bende gülüp geçmiştim, inanmamıştım, tıpkı buradaki gibidir diye düşünmüştüm. __Yurtdışında böyle tepkiler almak, ne mutlu size...
-- Önce inanmadım, çünkü aramızda bir iletişim yok. Dilimiz aynı değil, kültürümüz aynı değil, fakat Türkçe şark› söylüyorlar. Sn. Büyükelçi beni çağırdı “Sen bizim burada gurur kaynağımızsın. Çık bir dışarı bak, ne dinliyor insanlar” dedi. Baktık ki her yerde “Bu Akşam Ölürüm” çalıyor. Ruslar birbirlerine söylüyorlar.
Bir ara “Acaba ben kendimi bu kadar seviyor muyum” diye bile düşündüm. Bu benim için büyük mutluluk ve gurur kaynağı...
|