|
|
Müzikte Yozlaşma |
| |
Popüler müzik adı altında varlığını sürdüren yoz
müzik, ülkemizde ivmesini özellikle 80’lerin başında sosyal,
ekonomik ve toplumsal değişiklikler yaşadığımız bir dönemde
kazanmıştı. O zamanlar şekillenen "az çalış - çok kazan"
mantığının bir yan ürünü olarak çıkan bu tarz aynı
parallelikte acele ile üretilen ve yine aynı hızla tüketilen
bir müzik piyasasını oluşturdu. İşin kötü tarafı bu süreç
günümüze daha da deforme olmuş haliyle geldi.
Sanat ve
sanatçı tanımları maalesef ülkemizde bir çok farklı dalda
olduğu gibi elde edilmesi son derece basit kavramlar halini
aldı. Bu sahte içi boş pop kültürü zaten yeniliklere ama bir o
kadar da kolaycılığa alışık toplumun bir kesimi tarafından
rahatlıkla kabul edilebiliyor. Eh etrafta bir yığın diplomalı
cahil cirit attığı için o hep "önce eğitim" sloganı havada
asılı kalıyor. İşin bir de cılkı çıkmış siyasi boyutu var -
bizler demokratik hukuk devletinin vatandaşlarına sağladığı
bir hak olan "seçme ve seçilme" özgürlüğünü olanaklar
doğrultusunda doğru kullanmaya gayret ederek katkıda
bulunabiliriz belki ama yıllardır doğru seçimi yapamamak ya da
seçilecek doğruyu bir türlü bulamamak gibi kronik bir
takıntımız var. Neyse biz esas konumuz "müzikteki yozlaşma"
ya dilimiz döndüğünce son bir nokta koyalım : "Müziğimizi önce
algılayalım sonrada doyasıya yaşayıp - uygulayalım"
Bu
yazarın diğer yazılarını okumak için tıklayınız. |
|
|
|