|
|
Televole Sanatçıları |
| |
Malumunuz uzun süredir "Televole"
sanatçılarına(!) takıntılıyım. Usta kalem Bekir Coşkun’nun 28
Haziran 2003 tarihli Hürriyet Gazetesinde köşesinde yer alan
"Sanatçılar.." başlıklı köşe yazısını sizlerden okumanızı
önemle rica ediyorum.
Sanatçılar...
Bizim
medya sanatçılarına(!) büyük "değer" veriyor. Onların her
hareketleri, her davranışları gazetelerin birinci
sayfalarında, televizyonların ana haberlerinde yer alıyor.
"Elledi" haberlerini görüyorsunuzdur. Birisi öbürünün bir
yerini ellediği zaman, bu kamuoyuna ilk haber olarak
sunuluyor, manşet kenarlarında yer alıyor.
Zaten
halkımız da merakla bekliyor: Kim kimin neyini elledi ?
Bizim medya "iletişim çağı" adına bununla tabii ki
yetinmiyor; bu sefer ellemenin bir aşama sonrasını duyuruyor
halkımıza. "Beraber oldular..." Sonra neler oluyor
bilemiyoruz. Bilsek, bildiririz.
Doğrusunu isterseniz
bizim medya sanatçılara(!) çok değer veriyor ve onları
yakından izliyor. Onların tek tek organları bile gözden
kaçmıyor. Ama bence sanatçılar bunu hak etmiyorlar. Çünkü: Ne
kadar rezillik varsa, bu toplum sanatçılarında gördü. Sıradan
insanların yapmaktan utandıkları ne kadar densizlik, sululuk,
basitlik, sorumsuzluk, rezalet varsa, bunlar anlı şanlı
sanatçılarımızın şahsında sergilendi.
İnsanları
eğitmek, iyiyi ve doğruyu göstermek için hazırlanan televizyon
dizileri bile, bir anda rezilliğin daniskasına dönüşüverdi.
Çocuklar dahi "En büyük rezillik nasıl yapılır"ı çocuk
programlarının sanatçılarından öğrendiler. En ünlü sanatçılar
insanlara sanki "utanmazlığı" öğrettiler, öğretiyorlar.
İhanetin daniskasını... Yalanın, dolanın
bulunmazını... Yalakalığın, avantacılığın hasını...
Basitliğin, çirkinliğin alasını... Toplum bunların tümünü
sanatçılarında görüyor, izliyor.
Ne yapacaksınız? - Bu
ülke; tüm dünyanın tanıyıp sevdiği, saydığı, bağrına bastığı
gerçek sanatçılarını kovdu. Kimilerini vurdular... Kimilerini
linç ettiler... Kimileri bir köşede unutuldu, kapıları çalan
yok... Elimizde bunlar kaldı...
Ustanın kalemine,
yüreğine sağlık!
Şimdi ise Alper Mestçi ve Hüseyin
Özcan’ın derledikleri kitaptan bazı değerli sanatçı(!) ve
ünlülerimizin kimi röportajlarından alıntıları sizlere sunmak
istiyorum. Ben kendi yorumlarımı ekledim... Sizin yorumunuz
valla sizleri bağlar!
- "Savaşı istemiyorum tabii ki,
beni çok etkiledi. Benim makyaj masrafım var, elbise masrafım
var..." (Sn.Petek Dinçöz) - Pes artık !
- Muhabir :
Nefise, Somali’nin başkenti neresidir? Nefise Karatay : Bu
konuda yorum yapmak istemiyorum! -Yapma zaten!
-
"Sanki ben meşhur oldum da kendimi ellettirebilirim. Böyle bir
zihniyet var ortada" (Sevda Demirel) - Nasıı ya ???
-
"Tanita Tikiram(!) diye bir sanatçımız var mesela ? 15 senedir
kaset yapmıyor..." (Emel Müftüoğlu) - Daha neler!
- VJ
Bülent (Bu arada benim en favori VJ adayımdır kendisi): Evet,
şu anda yanımızda Alparslan Bey var, biraz kendinizi tanıtır
mısınız Alparslan Bey ? Alparslan(!) Bey : Ben Özhan
Canaydın, Galatasaray başkanıyım (King TV Ödül töreni)
- Biz eşimle çok konuşan, beyin fırtınası yapan bir
çiftiz! (Şenay Akay) - İyi de biz bu fırtınalardan dolayı
epeydir mağduruz!
- Metin Uca
: Ahmet ön adlı, Türkiye’nin 10’uncu Cumhurbaşkanı? Eylem
Şenkay : Iıı (düşünme efekti)... Ahmet Özal - Bozacının şahidi
Şiracı misali!
- Spiker : Uzun boylu bir hayvan?
Ece Erken : Gergedan... Oooldu!!!
Bu
yazarın diğer yazılarını okumak için tıklayınız. |
|
|
|