|
|
|
| |
Judas Priest’in konser DVD "Rising In The East" 14 Kasım`da Sony BMG etiketiyle çıkıyor. Budokan-Tokyo, Japonya`da performe edilen 18-19 Mayıs konserlerinden görüntüler yer alıyor. DVD Şarkı listesi;`The Hellion`/`Electric Eye`, `Metal Gods`, `Riding On The Wind`, `The Ripper`, `A Touch Of Evil`, `Judas Rising`, `Revolution`, `Hot Rockin``, `Breaking the Law`,`I`m a Rocker`, `Diamonds and Rust` (acoustic), `Worth Fighting For`, `Deal With The Devil`, `Beyond The Realms of Death`, `Turbo Lover`, `Hellrider`, `Victim Of Changes` ( Glenn Tipton solo), `Exciter`, `Painkiller`.
Jusad Priest Kimdir?
Judas Priest ise 1970’de Ingiltere, Birmingham’de gitarist K. K. Downing ve yakin arkadasi basçi Ian Hill tarafindan kuruldu. Ilk konserlerini 1971’de Essington isçi grubunda veren grup, dört kisiden olusuyordu. Kurucu Downing ve Hill’in yanisira davulda John Ellis, vokalde Alan Atkins diger elemanlardi. Judas Priest adi ise Atkins’in bir önceki grubunun adi idi. Atkins’in, Hill ve Dowing’e katilmasi ile bu isimde beraberinde getirmisti. Bu arada Ellis gruptan ayrildi. Ve yerine alan Moore geçti. Grup konserlerine devam ediyordu ve 1971 sonunda Moore da gruptan ayrildi, yerine Chris Campbell geldi. 1972 ’nin büyük bir kismini Ingiltere’de Ingiltere içinde yollarda geçiren gruptan 1973’te vokalist Atkins ve davulcu Campbell ayrildi. Iste bu noktadan sonra grubun kaderi degismeye basladi. Hiroshima adli gruptan vokalist Rob Halford ve davulcu John Hinch, Judas Priest’e geçti. Sürdürdükleri Ingiltere konserlerinde isimleri giderek yayginlasti ve tanindi. 1974’de ilk kez Almanya ve Hollanda’ya giden grup, eve dönüste küçük bir Ingiliz sirketi olan Gull Record ile anlasma imzaladi. Eylül 1974’te gruba ikinci gitarist olarak Glenn Tipton katildi ve albümleri Rocka Rolia’yi piyasaya çikardi grup. Ama beklenen basari gelmedi bu albümde. Grup istedigi etkiyi yaratamamisti. 1975’te Reading festivaline katildilar ve önmeli bir basari elde ettiler. Bu arada Hinch gruptan ayrildi ve yerine Alan Moore gruba geri döndü. Sad Wings of Destiny albümünü çikartan grup ise iyi elestiriler aldi ancak grubun mali sikintisinin sona ermesine pek bir etkisi de olmadi bu çalismanin. Fakat bir süre sonra albüm grup için dünya çapinda sesini duyurabilme olanaginin kapilarini açarak CBS ile anlasilmasini sagladi. Üçüncü albümleri Sin After Sin’in CBS’ten çikaran grup ise istedigi güç ve etkiyi yaratmayi basardi. Albümde davulcu olarak Moore’dan bosalan yerde Simon Philips vardi. Fakat turnede Philips’in yerine Les Binks geçti ve bu kadro ile ilk kez Amerika’ya giden Judas Priest turnenin ardindan önce Stained Class, daha sonra da Ingiltere listelerine girecek olan hitleri Take On The World’ü içeren Killing Machine albümlerini yapti. Artik grup günden güne güçleniyor, yerini saglamlastiriyor ve daha sert bir çizgiye dogru kayiyordu. Iki gitarli yapisi, grubun benzeri Ingiliz gruplarindan ayrildigi ve bu açidan Judas Priest müzigi yeni bir boyut getirmisti.
Bu arada grup1979’da Japonya turnesinde kaydedilen konser albümünün Unleashed In The East’i çikardi. Ayni yil Les Binks’in yerine Trapeze’in davulcusu Dave Holland geçti. Kiss ve AC/DC ile çiktiklari büyük turnelerin ardindan Ingiltere listelerine 3 numaradan giren British Stell albümünü çikardilar. Bu albümde yer alan Breaking The Law ve Living After Midnight ise birer klasik haline geldi. 1980’de Monters of Rock’a katilmalarinin ardindan Point Of Entry albümünü yaptilar, Ingiltere ve Amerika turnelerini kapali gise tamamladilar. Gruba efsanavi bir bir basari getirecek olan albüm Screaming For Vengaence 1982’de piyasaya verildi. Amerika’da 6 ay süren turnenin ardindan albüm yine Amerika’da bir de altin plak kazandi. 1984 yilinda ise grubun kariyerindeki en sert çalisma Defenders of the Faith, grubun adini heavy metal dünyasina kazandi. Fakat bunun sonrasinda çikan Turbo albümü ticari bir hava içindeydi, sound daha yumusakti ve bekleyen ilgiyi görmedi. Bunun ardindan Priest Live adli double konser albümünün sonrasinda yeniden eski günlerine dönen grup, bir kez daha ayrilik yasadi, davulcu Dave Holland gruptan ayrildi, yerine ise Scott Travis geçti. Holland ile yaptiklari son albüm Ram It Down, grubun gücünün yerinde oldugunu, sertliginden birsey kaybetmedigini gösterirken, Travis ile yaptiklari Painkiller grubun tarihinde en sert albüm olmustu. Ilk albümleri Rocka Rolla’da ortaya koyduklari pürüzsüz, yumusak yapi giderek sertlesmis ve son albüm Painkiller ile en sert yumrugunu indirmisti yirmi yillik kariyerin sonuna. Bu albümden sonra Rob Halford ve Scott Travis gruptan ayrilarak Fright’i kurdular. Geride kalan üç eleman Hill, Downing, Tipton ise yollarina devam edeceklerini açiklayarak teni bir solist ve davulcu arayisina girdiler.
Judas Priest faal oldugu bu yirmi yili askin sürenin içinde dinleyici kitlesine hep mesajlar vermeyi amaçladi ve bunu da basardi büyük ölçüde. Solist Rob Halford’in 8 silindirli Harley Davidson ile çiktigi konserlerde, tamamen inançli bir kitleye, bazen simgelerle, bazen de doigrudan dogruya aile, din, devlet ve militarizm üzerine mesajlar iletiyordu grup. Haklarinda sayisiz dava açildi. Defenders of the Faith albümünde yer alan Eat Me Alive adli parçanin oral seks hakkinda oldugu iddiasi ile çiktiklari mahkemede Rob Halford "Biz hayati anlatiyoruz. Oral seks de hayatin bir parçasi. Insanlara yalan söylemeyip, tozpembe hayallerden bahsetmiyoruz" diye çarpici sekilde iddialari kabul ediyordu. Bir baska dava ise, iki gencin Sad Wings of Destinity’i dinleyerek intihar etmelerinden dolayi açilmisti. Bu dava da grubun Ted Nugent ve Frank Zappa savunmustu. Hristiyan Anneler Birligi gibi tutucu derneklerin davalar ile grubun sesi kesilmedi. Aksine, her Judas Priest klasik haline geldi.
Diğer haberleri
okumak için tıklayınız. |
|
|
|