Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde


 

 

 
‘HİPPİ GİBİ’
 
Demirhan Baylan’la  şubat ayındaki  Kemancı konserinden önce Beyoğlu’nda buluştuk. Bahar aylarında çıkması beklenen albümü üzerinden başlayan sohbetimiz Demirhan Baylan’ın ilgi alanı ev kayıt teknolojisine kadar sürdü. Röportajı gerçekleştirdiğimiz tarihten bugüne Demirhan Baylan’ın yeni albümümünün çıkış tarihi ertelendi. Sonbahar gibi çıkacağı bilgisini edindik en son. Söyleşimizi değişiklik yapmadan yayınlıyoruz .  

   
Öncelikle dilerseniz yeni albümünüzden bahsedelim. Ne zaman çıkacak?
     
Evet. Bitti bitecek nerdeyse. Kayıtları bitti de bu Kerem Kabadayı kanıma çok giriyor. Güzel fikirler verdi. Haksız da değil. Davulları akustik kullanılması ile ilgili. Öyle güzel fikirler ve örnekler verdi ki yeniden girip davulları kaydedebilirim. Şimdi albümde onu değiştirebiliriz.


Sizin albümlerinizde karşılaşmıyoruz canlı davul kayıtlarıyla. Bu durumda bu albüm bu yönden farklı olacak gibi.
     
Çok makine kullanıyorum evet. Ama onun nedeni çok meraklı olduğumdan değil de benim çalışma stilimden oluyor. Bir işe başlıyorum ve bitene kadar çalışıyorum. O bittiğinde de yeniden uğraşmak zor geliyor. Bu belki de kötü bir huy ama benim için iyi bir yönü var. O da kendimi daha çok zorlamama neden oluyor. Bir şarkıyı daha güzel yapayım daha güzel yapayım diye uğraşmak yerine yapabiliyorsam oturup bir anda yapmam yönünde zorladım hep kendimi. Bir çok şarkı oldu böyle.
 

Web sitenizde bulunan şarkıları bu albüm koyacak mısınız?
     
Hayır, düşünmüyorum. Anlatmak istediklerim daha farklı olduğundan bunu düşünmüyorum.

 
‘Anlamlı Hatalar’ en iyi albümünüz olarak gösteriliyor. Bir farkı da konuk müzisyenler içermesi.
     
Benim için de öyle ‘Anlamlı Hatalar’ en iyisi. Ancak bence bunun nedeni arada çok fazla zaman geçmesiydi. Çok fazla şarkı birikti ve bunlardan seçmece oldu. ’Anlamlı hatalar’ bir albümden ziyade bir best of gibi oldu kendi dünyamda. 100 civarı şarkıdan seçtim ben o albümdeki şarkıları. İyi oldu ama ben o albümü bir bütünsel albüm olarak görmüyorum. Şimdi yeni albümde büyük bir hikaye anlatıyorum. O yüzden müzikal olarak da zorlayıcı şeyler koydum Mesela 15 dakikalık bir şarkı var. Müzikal olarak çok az materyal var içinde ve çok uzun bir hikayesi var. Bir de 18 dakikalık müzik olmayan bir şey var. Latin bir şarkı var ama sapına kadar latin. Çok laf yiyeceğimi biliyorum. Ama benim orada anlatmak istediğim bir hikaye var. Bir bütünlük var. Albümün adı ‘Hippi gibi’. Benim orada anlatmak istediğim işte zamanında hippi olup da daha sonra değişmiş bir amcanın yaşadığı süreçler. Böyle binlerce kişi var. Bir yandan öykü anlatmaktan çok bir insan profili çizmeye çalıştım.
 

Sizin gibi birkaç isim daha var. Birden fazla albüm yapmış ancak belli bir kitlesi olmasına rağmen konser anlamında çok ortalıkta görünmemiş isimler var. Sizin için de bu geçerli sanırım.

Pek ilgi gösterilmemiş adamlar. Anlamlı Hatalardan sonra konser anlamında bir performans olmadı. Kadıköy Shaftta çaldım. Ama orada bir yanılgı oldu ben sanki orada bar programı yapıyormuşum gibi oldu ancak orada ben konser veriyordum. Kemancı konseri için de teklif geldi. Zaten ben o kadar önemli bir şey yapıyorsam teklif gelir.


Sizin yaş grubu müzisyenlerin duruşunda bu hep var. Biraz geri duruyorsunuz sanki hengameden. Örneği sizden sonra gelen Mor ve Ötesi ve Kurban gibi topluluklar bu hengameye girebiliyorlar.

Jenerasyon farklı. Yeni jenerasyon bizden birkaç adım önde. Hem daha gençler hem de bizden daha fazla biliyorlar. Bunun faturasını biz ödedik. Bizden daha avantajlı olarak başladırlar işe zaten. Biz niye yapıyorduk. Böyle olsun diye. Ben onları yargılamıyorum, kınamıyorum onların bu tavırları bana faydalı oluyor. Açıkçası durum böyle. Mesela bugün çalacağımız konserde kim var. Kerem Kabadayı var. Mesela bu adamlar sitelerinin girişlerinde bu konserin tanıtımını yapıyorlar. Onlarda inkar etmiyorlar zaten. Hep beraber geliyoruz bu noktalara. Mert abi var mesela. Kimse bilmez ama Tarkan’ın klavyecisi ve bugün sahnede çalacağız. Şimdi ben bu konserde onlara ne para verebilirim? Para mara veremeyeceğim. Onlar bunu bile bile geliyorlar. Kaç tane prova yaptık. Onların vakitlerini aldım, emeklerini aldım. Bir de bu yeni jenerasyonun çok iyi bildiği bir şey. Grup olarak çalışmayı çok iyi biliyorlar. Bizim dönemin hatasını söyleyeyim sana. Biz grup olarak çalışmayı beceremedik. Kıskandık birbirimizi. Bu iş hırs olmadan olmaz. Ama kendini tatmin etmenin başka yolları var. Yeni isimler bunu çok güzel becerebiliyor. Biz bunu yapabilseydik çok farklı olabilirdi. Böyle şimdi herkül gibi tek başına varolmak gibi bir şey yok. Dünyadaki en büyük organizasyon nedir? Ordudur. Şimdi rock grubu da bir ordudur aslında ama biz birbirimizi yalnız bıraktık. Bizim jenerasyonu bu anlamda çok abartmamak gerek. Biz bir şey olamadık bu yüzden. Bunu sebebi çok açık. Biz seksen sonrası çocuklarıyız. 1 sene içinde ‘bekap’ ayakkabı giyerken bize zorla ‘adidas’ sattılar. Biz çok büyük kıskançlıklarla büyüdük. Bizim otuz yaş üstü var ya herkes birbirinin kuyusunu kazar. Kimse kimseye yardım etmez.


Müzikte özellikler enstrüman kullanımında teknik olmakla duyguyu aktarmak arasında ne gibi bir fark görüyorsunuz?

Ben tekniği seven bir adamım. Gitar çalışmayı da severim. Hala oturup metronomun başında saatlerce aynı figürü çalışırım. Olmadı olmadı bir daha çalışırım. Teknik müzisyenleri severim ama teknik olmayanları da severim. Yani teknik müzisyen duygusuzdur diyemem. Bir an gelir mutlaka duygu çıkar. Bir de şimdi adam günde on saat gitar çalışacak kadar o işi sevecek ve buradan duygu çıkmayacak. Bu benim algıma ters. Bana hitap etmemiş olabilir ama orada bir duygu var bu kesin.


En son çıkan albümlerden takip ettiğiniz veya sevdiğiniz neler?

Türkiye’den Akın Eldes’in albümünü çok beğeniyorum. Bunun dışında genel isim veremem ama çok beğendiğim çalışmalar oluyor arada. Mesela Duman’ın bir parçası var ‘manası yok’ diye. Çok seviyorum acaip bir şey. Mor ve Ötesi’nin bir çok şarkısını seviyorum. Sevmediklerim de var ama. Olur öyle. Direct’in birkaç şarkısını çok seviyorum. Ama albümün en iyi şarkısı İngilizce. Bunu da söyledim onlara.


Türkçe sözlü rock müzik yıllarca ‘Türkçe rock mı olur’ eleştirileriyle karşılaştı bu durum devam ediyor mu yoksa bir gelişme var mı?

Olması gereken mecraya oturuyor yavaş yavaş. Şimdi bizim seksen sonunda yaşadığımız kadar sorun yaşanmıyor bu konuda. Sürekli küfür yiyorduk biz Türkçe rock mı olur diye. Teoman ilk albümünü yapana kadar Türkçe şarkı söylememişti. Biraz geç uyandılar ama çok iyi uyandılar. Uyanınca da müthiş götürdüler olayı.


Kayıt teknolojisi üzerine ses mühendisliği derslerine giriyordunuz Yıldız Teknik Üniversitesinde devam ediyor musunuz?

Yıldız’dan ayrıldım daha böyle konser ve albüm işleriyle uğraşıyorum


Ev kayıt teknolojisinin ilerlemesine ne diyorsunuz?

Bu işin ilerleyeceği belliydi. Şimdi iyi tarafı var kötü tarafı var. Ben yıllarca destekledim bu işi ki hala da destekliyorum ama iş şu yönde gitmeye başladı. Dünyada bunu kolaylaştırıcı ne varsa piyasaya çıktı. Bu durumda müziğinin kontrolü senden çıkıyor. Kendi müziğinin kontrolü bir takım firmaların eline geçmiş oluyor. Ben de uzak durmaya çalışıyorum ama dedim ya kendimi kaptırıyorum. Eve kapanınca kendini kaybediyorsun ama sonunda yalnız da kalmıyorsun firmaların kucağına oturuyorsun.


Son olarak teşekkürler.

Rica ederim.




Editör: Gökçe Kaan
Editör Email: gokcekaan@gmail.com
Editör Üye Adı: doGuda
Haber Tarihi: 26 Mayıs 2005


Diğer haberleri okumak için tıklayınız.

 

 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com