|
|
|
| |
Sessizliğin sesi Burzum...!
Black Metal’in ne olduğunu araştırmak gerekirse hiç kuşkusuz Burzum, Darkthrone ve Immortal’dan yardım alınması gerekir.
Her nasılsa Burzum bu konuları aşmış ve kendi epik kavramından sıyrılıp ürkütücü ve soyut hisleri müziğinde belli eder. ’’Stimulae The Fantasy Of Mortals’’ yaratılırken Burzum, kaosun tekrardan intikam alacağını ve teknolojinin esiri olan insanların ve onların yöneticilerinin rutin hayatlarından sıyrılıp kendi özlüklerini tekrar kazanacağını irdelemektedir.
Bütün ’’Nihilizm’’ inançlarına bakıldığında bu inanç göz önüne çarpan ilk kavramdır. Burzum bu olanakları kullanarak müziklerinde ve liriklerinde artistik ritimlerle bu kavramları sunuyor dinleyicilere.İçeriğine bakıldığında karanlık organik Pagan neo-Nazi post-Nietzschean filozofunun deyimleri de yer alıyor.Bizlere asıl ideolojisini müziklerinde Nazi’li Almanya’nın 1940 yıllarında ki ayırımın ve soykırımın açıklamasını yapıyor...
Black Metal Burzum sayesinde bize biraz daha karakteristik olarak anlatılmaktadır. ’’Aske’’ adlı albümünde bize sefaletten, nefretten, acıdan ve kaybedilmiş duygulardan bahsedior. Basit ama etkili ton vuruşları, ritimlerdeki sadelik ister istemez dinleycililerin dikkatini çekmeye yetmişti.
Vokaller çığlık tarzında ve boğuk bir sesle çıktığı için ilk zamanlar tuhaf olarak karşılandı.Öyleki ’’Black Metal’’ contrast-kontrupan materiyal tarzına kaçtığı için ilk zamanlar bambaşka bir topluluk olarak nitelendirildiler. Kısacası bu albüm asıl çizmek, vurgulamak istediği kavramların, ne yapmak istediklerinin bir göstergesi oldu. 1994 yılında yayınlanan ’’Det Som Engang Var’’ adlı albümünde R.E.M’i andıran bir anlatım vardı. Cehenneme ait, harmonik tarzda öne çıkan parçalar dinleyicilerin kendi kendileri ile çelişkiye düşmesine neden oluyordu. İlk defa bir topluluk hem kötülüğü hemde insana has duyguları ayna anda işleyebilmişti.
Genellikle çaldıkları enstrümanlar veya göz önüne çıkılması gereken yanlışların aksine sözlerdeki anlam, ve kaybolmuşluğun getirdiği acı üzerinde duruldu. Bu albüme detaylı bir şekilde bakılırsa ilk albüme göre değişim gösterdiği gözükebilir. Vokaller yırtıcı ve asi bir ses tarafından okunuyordu. Hikayemsi anlatım ve basit teknik ritimler ileriye dair bir ilham kaynağı teşkil ediyordu. Aynı anda Morbid Angel’in ’’Blessed Are the Sick’’ adlı albümünde bile bu kadar özlü söz bir arada kullanılmamıştır. ’’Hvis Lyset Tar Oss’’ adlı albümünde ise yavaş ritimler göz önüne çarpmaktadır. Lead ve bas gitarın uyumlu oluşu bu albümün başarıya dönüşmesinde etkili oldu. 1995 yılında çıkan ’’Filosofem’’ adlı albümde temiz fakat yeterli olmayan temel ve ince seslere yer verilmiştir. Editör tarafından klavyelerin ayarı yapılmış ve ortaya olumlu bir albüm çımıştı.Sözlerdeki anlama uygun yavaş ve düzenli ritimler işlenmiş.1997 yılında çıkan ’’Balder’s Dod’’ adlı albümde ilk defa dijital efektlere yer verilmiş, algoritmik tonlarla beraber mükemmel bir sessilik yaratılmıştır. Senfoniye de yer verilmesi yapmak istediklerinin tam manası ile gerçekleşmesine neden olmuştur.’ ’Filosofem’’ ile karşılaştırıldığında bu albümde daha çok duygu ve ses kullanılmıştır.
1999 yılında çıkarttıkları ’’Hlidskjalf’’ adlı albüm fazla söze ihtiyaç duyulmadan yapılmış. Fakat klasik müziğin yardımı ile oldukça başarılı olduğu söylenebilir. Count Grishnack’ın Burzum’u kendi deyimleri ile ’’Hızlandırılmış Büyüme Yöntemi’’ kullanarak yüksek frekansta ve anlaşılabilir sözler çıkartmıştır. Burzum her zaman olduğu gibi tam manası ile bir ’’Black Metal’’ grubu olarak gözükmemiştir. Kendilerine özgü yapıtsal düşüncelerini ’’Black Metal’’ topluluğu içinde kabul ettirmiş ve farkını belli ettirmiştir... "
Albumleri:
Burzum - Burzum/Aske
Burzum - Det Som Engang Var
Burzum - Hvis Lyset Tar Oss
Burzum - Filosofem
Burzum - Daudi Baldrs
Burzum - Hlidskjalf
| Editör:
|
| Editör
Email:
|
| Editör
Üye Adı:
Siyah_Marti |
| Haber
Tarihi:
17 Ocak 2005 |
Diğer haberleri
okumak için tıklayınız. |
|
|
|