Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde



Yüksek Sadakat

> Yüksek Sadakat: Bu Sadece Rock'n'roll, Çok Ciddiye Alırsanız Tadı Kaçar...

 Biyografi | Diskografi | Fotoğraflar | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basında | Forum
Yüksek Sadakat: Bu Sadece Rock'n'roll, Çok Ciddiye Alırsanız Tadı Kaçar...

Son yılın en iyi çıkış yapan gruplarından biri; Yüksek Sadakat. Şu sıralar son yayınladıkları "Aklımın İplerini Saldım" klibi ile gündemde olan grup ile buluşup bu başarının sırrını, yapılan eleştirileri ve bir çok konu üzerine keyifli bir röportaj yaptık.

Yüksek Sadakat'ı önce eleştirip, sonra alkışlayan rockseverlere bakalım ne demişler?

Merak edilenler röportajın devamında...

-- Selam YS, nasıl gidiyor?

Kutlu Özmakinacı: İyilik, güzellik... O konser senin bu klip benim koşturuyoruz.

-- Kutlu, 2003 yılında ani bir kararla elektro gitar çalmayı bırakıp, bass gitara başlamışsın. Nedir seni bu sürece iten olay?

Kutlu Özmakinacı: Pratikte istediğim türde bir bas gitarist bulamamam o dönemde. Nasıl bir bas istediğimi göstermekten bıkınca basçılara bari ben çalayım dedim. Derindeki sebep ise bu enstrumanın ruhunun benim ruhumla ikiz olması. Doğru enstruman gitar değil bastı, bunu biraz geç farkettim.

-- Serkan, Repertuar Köpekleri grubundan ayrılıp neden YS'e geçtin?

Serkan Özgen: Yüksek Sadakat‘e geçmeden önce oldu bu ayrılık. Cemil‘le birlikte çaldığımız Cornflakes de vardı o dönem ve öncelik hakkı bu gruptaydı. İşler çakışınca mecburen bırakmak zorunda kaldım. Ama Repartuvar Köpekleri‘nde olduğum dönem çok keyifliydi, sahnede olmaktan ve o repartuvarı çalmaktan zevk alıyordum. Özellikle solist Türkay ile birlikte sahnede olmak çok eğlenceliydi.

-- Çoğu rockseverin Yüksek Sadakat’i önce ağır ağır eleştirip sonra gitgide şarkıların tümünü dinler haline gelmesini neye bağlıyorsunuz?

Kutlu Özmakinacı: Yeni ile karşılaşmak sadece müsikte değil her alanda otomatik bir defans yaratır. Geçenlerde Hayko ile bu mevzuyu konuştuk, çünkü hepimiz aynı tepkilerle muhattap oluyoruz. O çok komik bir şekilde açıkladı, ’Abi ilk çıktığımızda parmak gösteriyorlardı şimdi alkışlıyorlar, galiba parmak göstersek de, küfür de etsek bunlar müzik yapmaktan vaz geçmeyecek iyisi mi alkışlayalım diyorlar’ dedi. Biraz böyle durum galiba, alışıyorlar yavaş yavaş.

-- Evet, bateristiniz ile yolunuzu ayırmışsınız, peki neden böyle bir karara vardınız gerçekleri bilmek istiyoruz?

Kutlu Özmakinacı: Birlikte çalışması çok zor bir adam olduğu için. Grupta en sevdiğim adamlardan biridir bu arada, hala da değişen bir şey yok ama kendisinin de teslim edeceği gibi çok zor bir adam.

-- Solistinizin 'Ben Türkiye'nin en iyi solistiyim' şeklinde bir açıklama yaptığı doğru mu? Doğruysa nasıl böyle bir kanıya vardınız merak ediyoruz?

Kutlu Özmakinacı: Tam olarak değil, doğrusu ’Türkiye’deki en iyi erkek seslerden biriyim’ biçimindeydi. Cümle bu haliyle kurulduğu zaman katılmamak mümkün değil. Biraz müzikten anlayan herkes üç buçuk oktavlık pırıl pırıl bir sesin zaten çok az bulunan bir şey olduğunu bilir. Evet Cemil Türkiye’deki en iyi erkek seslerden biri, sadece rock sahnesinde değil bütün türler içinde. Ama en iyi yorumcu mu orası tartışılır. Bence o Kaan Tangöze mesela. Vasat bir ses ama çok iyi bir yorumcu. Umarım aradaki farkları anlatabiliyorum, Cemil’in sesinin güzelliği objektif bir olgu, değil diyen müzikten anlamıyor demektir, yorumculuk ise sübjektif.

-- Cemil, Bu zamana kadar hep ingilizce şarkı okudunuz, bu albümünüzde Türkçe şarkı okumak size zor geldi mi?

Cemil Demirbakan: Stüdyoya girmeden önce zor olacağını düşünüyordum. Ancak düşündüğüm gibi olmadı.

-- Tüm şarkı sözlerini Kutlu yazıyor. Peki diğer grup üyelerinin böyle bir çabaları yok mu? Ayrıca Kutlu şarkı sözlerini yazarken nelerden etkileniyorsun? Edebiyat ile içli dışlı görüyoruz sözleri.

Kutlu Özmakinacı: Grupta bir tek ben şarkı yazıyorum. İleride benim yazdığım şarkılar seviyesinde şarkı yazarsa grup elemanları, onlar da elbette kullanılacaktır. Şarkıların edebiyatla olan ilişkisi normaldir, gitar çalmaktan çok daha fazla kitap okurum. Her zaman felsefeye, kozmolojiye, savaş tarihine, Osmanlıya, antik kültürlere ve dinler tarihine ilgim oldu. Hepsi çok geniş başlıklar olduğu için evimin her odasındaki kütüphaneyi birine ayırdım. Hala da işin dibini bulmadım. Şarkı yazarken nelerden etkilendiğim hiç önemli değildir, dolayısıyla nelerden bahsettiğim de. Tek önemli şey bahsettiğim konulardan nasıl bahsettiğimdir, iyi şarkı sözü için bundan başka kriter kullanırsanız çuvallarsınız.

-- Eurovision için size bir teklif gelse nasıl değerlendirirsiniz? Ayrıca merak ettiğim şey; kendi bestelerinizden biriyle mi katılırsınız. Bu hangisi olur, olmazsa yeni bestenin tarzı ne olur?

Kutlu Özmakinacı: Katılıp katılmamayı değerlendiririz grup içinde. Varsayımlar üzerinden konuşmak anlamlı olmayacağı için şu anda olumlu ya da olumsuz bir cevap vermek de anlamsız olacaktır. Katılırsak elbette kendi şarkımızla katılırız. Her zamanki gibi Türk müziğinin zenginliğini gösteren bir şarkı olur muhtemelen.

-- İlk albüm ve bu kadar büyük bir başarı, bu konuda ne söyleyeceksiniz?

Kutlu Özmakinacı: Başarı göreceli bir kavram, bize göre arzu ettiğimiz yerde değiliz henüz, yani kendimizi başarılı saymıyoruz.

-- Sizce bu kadar başarılı bir çıkış yakalamanızda Kutlu Özmakinacı'nın medyadaki rolünün payı var mı?

Kutlu Özmakinacı: Hayır, zaten iyi olmayan hiçbir şeyi sadece medya gücüyle pazarlayamazsınız.

-- Tarz meselesinde bir sorun var sanırım. Size bir tarz ismi koyamıyorlar, her şarkıda ayrı bi tarz var diyenler var ne diyorsunuz bu konuda, tarz olarak ?

Kutlu Özmakinacı: Herhangi bir tarzla sınıflandırmamaları normal çonkü alışık oldukları bir şey değil karşılarındaki. Buna karşın insanlar karşılaştıkları şeyi anlayabilmek için daha önceden bildikleri kategorilerin içinde bir yere koymaya çalışırlar, bu da normal. Bu konuda biz elimizden geldiği kadar açıklama yaptık aslında. Genelde Türk müziği, özelde ise Türk Rock müziğindeki bilgi eksikliklerini de tamamlayıcı açıklamalardı bunlar. Anlaşılması ve yaygın bir biçimde kategori haline gelmesi zaman alacaktır, bu da normal. Müziğimizi doğru olarak anlamak isteyenlerin çıkış noktaları şu olmaladır. Bir bir Türk grubuyuz. Müziğimizi dünyanın herhangi bir yerinde dinleyen rock dinleyisinin, kullandığımız dilden bağımsız olarak ’bunu Türkler çalmış’ demesini isteriz. Amacımız rock içerisinde İngiliz ve Amerikan ekolü gibi bir Türk ekolü oluşturmaktır. Müziğimize en çok etki eden kategoriler ise Türk müziğinden sonra hard rock ve progressif rock’tır. Eğer albüm bu kriterlerle dinlenirse, bir iki şarkı dışındaki kompakt hava hemen sezinlenir.

-- Piyasa olduğunuzu söylüyorlar. Daha açık olarak yaptığınız müzikte özünüzde değilde mali açıdan gerektiği gibi davrandığınız söyleniyor bu konuya yorumunuz nedir?

Kutlu Özmakinacı: Bu doğru değil. Yine Türkiye’de rock’un algılanışındaki genel bir anomaliyle bağlantılı bir yorum. Dünyadan farklı olarak Türkiye’deki rock dinleyicisinin bir kısmı rock’u underground bir hadise olarak görüyor. Oysa ilk çıktığı günden itibaren rock, pop müziğinin bir parçası oldu. Burada pop müzikten geniş kitleler tarafından tüketilen bütün müzikleri kastediyorum. Metallica da, Nirvana da, Led Zeppelin de, U2 da, RHCP de Pink Floyd da, Beatles da bir pop grubudur bu manada. Sadece türleri rock’tır. Hepsi toplumda azınlık değil çoğunluk sayılacak kalabalıkların müziğini yapmışlardır. Hiçbir zaman küçük ve kendi içine kapalı alt kültürler tarafından dinlenmemişlerdir. Müzik tarihinin en çok satan albümleri bunlarındır, Michael Jackson ya da Madonna ne kadar satarsa onlar da o kadar satarlar yani. Bizim yaptığımız da budur, istediğimiz müziği yaptık ve bu geniş kitlelerin hoşuna gitti. Bu kadar basit, öküzün altında buzağı aramanın manası olmayan bir durum.

--Bazı forumlardan ilgimi çeken birkaç mesajı iletiyorum "84'ün izinde gidiyorlar" , "Bu grubun rock forumlarında bulunmasından rahatsız oluyoruz" , "Canlı performansları kötü" gibi yorumlar var sizi dinliyorum?

Kutlu Özmakinacı: Bizce siz iyi örnekleri toplamışsınız, biz daha da kötüsünü gördük :). Yanıtı iki bölümde verelim. Bu tip paylaşım mekanlarında yazılıp çizilenler dikkate alırsanız işinize devam edemezsiniz. Müzik tarihinde iyi şeyler yapan hiçbir grup, ’dur bakalım millet ne der’ diyerek müzik yapmamıştır. Bu açıdan yazılıp çizilenlerle ilgili bir yorum yapamam. Beni bir Türk olarak daha çok ilgilendiren, buradaki vasatın korkutucu cehaleti. Müziğin analitik tarihi, matematiği, Türk kültürü hakkında bu kadar az bilgi sahibi olup bu kadar laf üretmek büyük bir cesaret istiyor gerçekten, eğitim şart!

--Son olarak söylemek istedikleriniz var mı dinleyicilerinize?

Kutlu Özmakinacı: Şarkılarda yeteri kadarını söylüyoruz zaten.

RockTR.com forumlarından seçilen soruları iletiyorum ;

Kutlu Ozmakinacı’nın bulundugu konumu kullanarak kendi grubunun tanıtımını yapması etik bi davranış mıdır?

Marisol C. Korkmaz, Istanbul

Kutlu Özmakinacı: Değildir, bu yüzden de böyle bir şey yapmamaya özen göstermektedir. Grubun başarısıyla Kutlu’nun konumu arasında bir paralellik kuruyorsanız, taşıma suyla değirmen dönmeyeceğini hatırlamanız gerekir. İyi olmayan hiçbir şeyi, ne kadar gazlarsanız gazlayın iyiymiş gibi gösteremezsiniz.

(Kutlu’ya) Albüm için değil de, çünkü albüm bana göre gayet başarılı... Sanki mutsuz Kutlu, birşeylerin eksikliğini yaşıyor? Sahnede çalarken zevk aldığını görebiliyorum ancak düşünceli... Bir şeyler eksik mi gidiyor müzik adına Kutlu için?

Bahar Onur, Istanbul

Kutlu Özmakinacı: Mutsuz kelimesi yerine hüzünü tercih ederim. Evet hiç geçmeyen bir hüzün problemim var. Hiç geçmeyen bir düşünce halim var. Hayat ve varoluşla problemlerini çözebilmiş bir insan değilim, şikayetçi de değilim, seçimlerimin sonuçlarını yaşıyorum.

(Serkan'a) Hem Grup çalışmaları hem öğretmenlik zor olmuyor mu? Eğer Grup çalışmalarından yeterli finansmanı sağlarsa öğretmenliği bırakır mı?

Bahar Onur, Istanbul

Sekan Özgen: Bazen işler üstüste geldiğinde evet zorlaşıyor. Ama bir şekilde zamanı ayarlayabiliyorum (en azından şimdilik). Çocukken hep hayalim sahnede olmaktı, bunu gerçekletirdiğime inanıyorum ve bu rüyanın sonsuza kadar sürmesini istiyorum. Dolayısı ile olmak istediğim yer sahne. Ama öğretmenliği ve öğretmeyi de çok seviyorum. Maddi durumum ne olusa olsun, öğretmeye devam edeceğime inanıyorum.

Bilindiği üzere Zeytinli Rock Festivali'nde Mavi Sakal'la aranızda bir gerginlik yaşandı. Bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz? Sizce insanlar size neden bu kadar tepki gösterdi?

Baran A./İzmir

Kutlu Özmakinacı: Evet hepimizi üzen bir olaydı. Olayı kendi açımızdan anlatırsak sübjektif bir anlatım olacağı için adil olmaz. Bize göre biz haklıydık, onlara göre de onlar. Beni üzen, çok sevdiğim ve beğendiğim bir grupla tatsızlık yaşamış olmamızdı ve bütün bunlar olup biterken ne biz onları ne de onlar bizi gördü, sanırım hata da buydu. Problem olmayacak basitlikte bir şey problem oldu. Mavi Sakal dinleyicisinin tepkisini de anlayışla karşılamak lazım, izlemek için geldikleri grubun sahneye çıkmama ihtimali olduğunu duyunca haliyle üzüldüler. Sahnede bize yaptıkları protestoyu önemsemiyorum, sahnedeki grubu babalamak, hele eş dost arkadaş bir aradaysanız zevkli bi şeydir, ben de onlara orta parmağımı gösterdim, onlar da önemsemesinler. Bu sadece rock n roll, çok ciddiye alırsanız tadı kaçar.


Barış Bilici

Rocktr.com - 02 Ocak 2007



Gönderen: Obituary  [02 Şubat 2007 17:30:22]
Okunma Sayısı: 400

 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com