|
Grubun Fendi, Solisti Yendi
Mor ve Ötesi, Gece Yolcuları, Yüksek Sadakat, MaNga, Duman, 84, Kargo, Mavi Sakal, Vega, Dorian, Replikas ve daha pek çoğu… Son yılların en çok dinlenen, en çok sevilen şarkılarının altında solistlerin değil, grupların imzası var.
Oysa bu, popüler müzik türlerinin solistler tarafından temsil edildiği Türkiye için oldukça yeni bir durum. Peki son on yılda giderek ivme kazanan ve bugün iyice belirginleşen bu durumu nasıl açıklamalı? Ne oldu da gruplar listelerde ilk sıralara yükseldi? Genç müzikseverlerin severek dinlediği grupların üyeleri ile görüştük. Yüksek Sadakat’ten Kutlu Özmakinacı, Türkiye’de grup müziğinin tarihinin, aynı zamanda Türk rock müziğinin tarihi olduğunu düşünüyor. Gece Yolcuları’nın solisti Edis İlhan, süreci, “Pop müziğin birbirini tekrar edip kopyalamasına karşın rock grupları, yeni şeyler söyleyip yeni ‘sound’lar ortaya koyup ön plana çıktı.” cümlesiyle açıklıyor. Rock müziğinin yükselişinin diğer türlerdeki grup sayısını artırdığını düşünen Yansımalar grubundan Birol Yayla ise, “Grup müziği kalıcı bir şeylerin olduğunu gösterir.” diyor. Kardeş Türküler’den Diler Özer ise kendilerini müzikal anlamda grup olarak tanımlamıyor...
Son yıllarda genç müzikseverlerin en çok dinlediği, en çok sevdiği şarkılar, solistlerden değil, gruplardan çıkıyor. Konserlerdeki performansları, radyolarda çalan CD’leri ve ekranlarda dönen klipleri ile müzik gruplarının giderek ivme kazanan yükselişi, Türkiye için yeni bir durum. Çünkü popüler müzik dünyasındaki hemen her türün solistlerce temsil edildiği baskın bir gelenek söz konusu. Peki son on yılda gözlemlenen bu değişimi neyle açıklamalı? Genç kitlenin severek dinlediği grupların temsilcileri ile görüştük. Şarkıları sevilerek dinlenen rock gurubu Gece Yolcuları’nın solisti Edis İlhan, 1990’lı yıllarda birkaç aranjörün elinden çıkan bir müzik üretiminin olduğunu, bunun insanlara farklı bir şey söylemediğini, birbirini tekrar edip kopyaladığını söylüyor ve ekliyor: “1990’ların sonu ve 2000’li yılların başından itibaren gruplar yeni şeyler söyleyip yeni ‘sound’lar ortaya koyunca ön plana çıktılar.”
Grup müziğinin rock’a borcu var
Bugünün Türk rock müziğinin önde gelen gruplarından Yüksek Sadakat’in bir üyesi olan ve müzik yazıları ile de bilinen Kutlu Özmakinacı, Türkiye’de grup müziğinin tarihinin, aynı zamanda Türk rock müziğinin tarihi olduğunu düşünüyor ve tespitini şu cümlelerle açıyor: “ 1970’lerde rock müzikte görülen hareket, 1980’lerde sekteye uğramış, 1990’larda tekrar filizlenmeye başlamış. Rock’ın gelişimiyle grup müziğinin ön plana çıktığını, ‘underground’ bir yapılanmadan sonra 1990’ların ortalarında da yer üstüne çıkıp kendini dinlettiğini görüyoruz.” Dinleyicinin, aynı aranjörlerin elinden çıkmış birbirine benzer, kendini tekrar eden bir müziği dinlemek istemediğini, yeni şeyler söyleyen, yeni bir biçimde söyleyenlere ihtiyaç duyduğunu düşünen Özmakinacı, “Rock’ın ve grup müziğinin hayatımıza daha yoğun bir şekilde girmesinin nedenlerinden biri de bu.” diyor.
Özmakinacı’ya göre, kayıt teknolojisinin gelişmesi ile grupların çok düşük bir maliyetle şarkılarını kaydetip internet üzerinden dinleyiciye ulaşması, grup müziğinin yaptığı atakta önemli bir etken. Son yıllarda, sanal âlemde şöhreti yakalayan gruplar, bu tespitin örnekleri. Yerel tınıları elektro müziğin imkanları ile yorumlayan Orient Expressions’ın kurucularından Can Utkan, namı diğer DJ Yakuza da buna işaret ediyor: “On beş sene önce müzik yapmak, bunu kaydedip albüm çıkarmak ancak plak şirketlerinin gücü ile oluyordu. Şimdi evde hayalindeki müziği hayata geçirebilmen mümkün...”
Rock’ın grup müziğini yaygınlaştırmadaki rolü, pop müzikte görülmese de başka müziklerde etkili oldu. Klasik Türk müziğinden hareketle enstrümantal müzik yapan Yansımalar grubundan Birol Yayla, rock müziğinin diğer türlerdeki grup sayısını artırdığını düşünüyor. Müziklerini, ‘Gelenekten beslenen ve bunu yaşadığı koşullarla yeniden oluşturan bir müzik’ olarak tanımlayan Yayla, “Müziğimizde üstü örtülü halk müziği ve rock müzik de var. Biraz kazıdığınızda, ya da parçayı başka türlü yorumlarsanız bu çıkar ortaya.” diyor.
Grup müziğinde rock’ın etkisinin halk müziğindeki etkisini, türkülere getirdikleri farklı yorum ve düzenlemelerle dikkat çeken Kardeş Türküler’den Diler Özer’e sorduk. Özer, grup olarak müzikal arka planlarının 1980’li yıllarda ‘özgün müzik’ tabir edilen ve Grup Yorum, Çağdaş Türkü, gibi oluşumlarda olduğunu belirtiyor: “Kardeş Türküler dışarıdan grup gibi görülebilir. Ama biz kendimizi müzikal anlamda grup olarak tanımlamıyor, proje olarak değerlendiriyoruz. 1990’ların ortalarında kurulmasından sonra gücünü kültürel politik ortamından alıyor
Gençlik - 16 Mayıs 2007
|