|
Baki Gül: Kardeş Türküler, U2 Ve Diyarbakır
Boğaziçi Gösteri Sanatlar Topluluğu (BGST), son albümleri 'Bahar' Türkiye'nin ihtiyacı olan bir durumu müzikle hatırlatıyor. Bahar'da barış fırsatını kaçırmamayı ve baharda söylenen şarkıların ne kadar çok barış ve mutluluk içerdiğini çok güzel gösteriyor herkese. Zaten albümlerini içeriğini de şöyle özetlemişler: "Bahar bayramlarını (Newroz/Nevruz/Navroz, Hampartzum, Hıdırellez/Ederlez, Rozellya Günü...) Anadolu, Trakya halkları ve dinleri için ortak bir anlamı var: Yeniden doğuş... Kökleri bin yıllar öncesine götürülen bahar bayramları, doayla birlikte uyanışı ve umudu ifade ediyor. Farklı zamanlarda da olsa, mutlaka şenliklerle kutlanan bahar bayramlarının canlılara neşe ve mutluluk getireceğine inanılıyor."
Kardeş Türküler'in son on yılı kapsayan üretimlerine ve çalışma tarzlarına yakından baktığımızda yakın tarihimizin sanat içinden okumasını da yapabiliriz. Üniversiteli öğrencilerin ağırlıkta olduğu ve öğrenciliklerin sona ermesinden sonra da profesyonel olarak sanat hayatlarını sürdürdükleri bir gruba dönüşen BGST, bu albümüyle kendi ekolünü yaratmaya başlıyor. Bir yandan istikrarlı üretim ve sanatını topluma sunma, diğer taraftan deneysel çalışmalarla okul işlevi ile gençlerin yeteneklerine açığa çıkaran grubun, Türkiye'nin içinde yaşadığı gerçeklikle tutarlı çalışmaları BGST ve Kardeş Türküler'in daha yakından ve ilgiyle izlenmesini gerektiriyor. Çünkü "Kardeş Türküler" son on yıllık Türkiye tarihini sanatıyla anlatabilen bir grup. Ayrıca Kardeş Türküler'in Boğaziçi Üniversitesi çevresinden çıkması ve konserlerinin çoğunu daha çok dışa dönük kitlelere yapması önemli bir misyondur. Çıkardığı albümlerle ve yaptığı yüzlerce konserde, Kürt-Türk, Ermeni-Türk, Hıristiyan-Müslüman gibi yapay çelişkilerle birbirine ön yargı besleyen farklı statü, sınıf ve toplumsal kesimlerdeki önyargıları kırmayı başarmaya büyük bir hizmeti olmuştur.
Halk müziğinin tüm alanları içindeki deneysel çalışması, grubun entelektüel birikimi ile sürekli bir arayış içinde olması ve her albümüyle kendini tazeleyen bir çizgi tutturmasınıda sağlayabiliyor. Tabii ki müzik eleştirmenlerinin ya da gruba farklı noktalarından baktığınızda bazı eksiklik ya da hataları olduğunu söyleyebilirsiniz. Ancak BGST, yaptığı sanatla, ortaya koyduğu sürekli üretim ile yaşadığımız ağır toplumsal sorunlara duyarlılıkları ile çok iyi bir iş yapıyor. Hem de sanatı merkeze koyarak. Belki de BGST'nin artık Türkiye'deki ya da Avrupa'daki Kürtler, Türkler, Ermeniler ve diğer hayran kitlelerini aşıp daha bölgesel ve hatta küresel bir aşamaya geçmesi gerekiyor. Gerçi Ridle Scott'un "Cenettin Krallığı" filmi ve benzeri bazı projelerde yer almalarıyla bu süreç de başlamıştı ancak; Ortadoğu ya da dünyanın diğer bölgelerine açılmayı da kendi stratejilerinin parçası haline getirebilirler. Çünkü Kardeş Türküler'in sanatının mayasında sınırlar yok...
Bu arada, BGST ya da en çok bilinen ismiyle "Kardeş Türküler"in son albümü "Bahar"ı dinleyip U2'nun konserine gittiniz mi hiç? O kadar güzel çağrışımlar yapıyor ki. Güzel benzerlikler kuruyorsunuz iki grup için. "Kardeş Türküler" yaşadığımız topraklardaki farklı inançların ve halkların barış şarkılarını söylüyor. Birarada yaşamanın ahengini hatırlatıyor. U2 ise dünyanın tümüne aynı duyguyu anlatmaya çalışıyor. İki grubun da duyarlılıkları ve çağrıları insanlanların ölmemesi için.
Kardeş Türküler Anadolu; Mezopotamya ve Trakya'da her dilden ve her dinden insanların herşeye rağmen bin yıldır halkların kah birlikte kah ayrı ayrı söyledikleri bahar ve barışın şarkılarını seslendiriyorlar.
Geçtiğimiz Cumartesi günü ise U2 Viyana'nın en büyük stadyumunda yaklaşık 70 bin kişiyle birlikte şarkılarını özgürlük ve barış için söylüyordu. ABD'ye yoksul Afrika ülkelerinin borçlarını sildiremeye çalışan, konsernlerindeki gelirlerini yoksul ülklere ve barış için harcayan U2 konserinin fonundan farklı inanç imgelerinin birlikteliği akıyordu. Eski şarkılarını günümüzün sıcak sorunlarını tanımlamak için söylüyordu Bono. Irak'ı, yoksul Afrika'yı ve savaş olan diğer coğrafyadaki insanları hatırlatıyordu. U2'nun görkemli performansı, sahnenin fonundan akan sözler ve geçen imgeler; sevgi, barış ve özgürlük için her zaman imkanların varlığını gösteriyordu. İnsanlar da şarkılara inanıyorlar hem de içtenlikle. Ve şarkıların mutluluk getireceği inancıyla.
Biz U2'yu dinlerken "U2, Ciwan Haco, Agire Jiyan ya da Kardeş Türküler birlikteÊ Diyarbakır ve İstanbul'da iki konser verse ne güzel olurdu" diyorduk. Bunun için U2'ya menajeri aracılğıyla Diyarbakır'ı, Newroz'u, Diyarbakır halkını anlatan bir CD ulaştırdı bir arkadaşımız. Çünkü, öncesinden Viya Konserinin organizatörü, "Bono ve arkaşdaşlarına Diyarbakır'ı anlatırsanız orayı reddetmez ve gönüllü gelebilir" demişti. Gerçekten ne güzel olurdu, U2 Diyarbakır konseri...
Özgür Politika - 03 Ocak 2007
|