|
Suede
Sonbahar'da çıkması beklenen albümünüz "A New Morning" in hazırlık ve yapım aşamasında Suede'in binbir türlü zorlukla karşılaştığı doğru mu?
Matt Osman: Son albümümüz "A New Morning"i yaparken zorluklar olduğu doğru. Örneğin, kayıtların ortasında klavyecimiz gruptan ayrıldı, yapım şirketimiz değişti vs... Ancak başka faktörleri de düşünürsek şu ana kadar çıkarması en kolay albümdü. Evimizin yanındaki bir stüdyoda kayıt yaptık, albüm harcamaları ucuza geldi. Çok ucuz, rahat, gevşek bir süreçti. Basın bunu bir "mücadele" olarakta tanımladı ancak biz grup üyeleri olarak bunun tam tersi bir deneyim yaşadığımızı düşünüyoruz. Çok da yaratıcı bir deneyimdi şahsen
Brett Anderson: Bizi bu albüme, 5. albümümüze getiren yıllar ve süreç çok daha zorlayıcıydı aslında. Grup dağılabilirdi, olmadı. Plak şirketimiz yüzünden herşey mahvolabilirdi, olmadı. Muhasebecimiz para saklıyordu ve klavyecimiz son dakikada ayrılma kararı aldı. 2001 zor bir seneydi doğrusu. "A New Morning" bu anlamda bizim için karanlıktan aydınlığa çıkış demek. "Yeni bir Sabah" ta da tüm bu aydınlık karanlık gibi kavramlar saklı.
Son 3 albüm başlığınız daha bir iyimser sanki hep ileriyi işaret eden bir oku temsil ediyor... Bu iyimserlik hakikaten var mı?
M.O: Kesinlikle. Ancak Suede inişleri ve çıkışları bol bir grup. Sanırım bu da bizi Suede yapıyor. Dün birisi bize bu iniş ve çıkışlarla ilgili bir soru sordu. Bu da Suede'i özetliyor. Sanırım şarkılarımızda çok iyimser bir yan var, hep en iyiyi arayan bir taraf. Ancak "Dog Man Star" ve "Head Music" albümler iyiyi araraken sanki daha çok mücadele veriyor. Yalnız ben "karanlık" lafını "marazi" anlamında kullanmadım. Suede karanlık birşeyi hiçbir zaman o karanlık ve karamsar ifade ile dile getirmiyor. Onu kabullenir bir ifade kullanıyor hep, Brett'in şarkı söyleme tarzıda öyle...
BA: Karanlık şeylerin olması normal çünkü bizim bestelerimiz hayata ilişkin. Hayat bazen karamsar ve biz eğer onu dile getirmezsek birşeyler gizliyor oluruz. Dünya ve hayat size birçok şey söylüyor, siz onları yorumluyorsunuz tabii içlerinden seçerek. Ama şarkı yazarken işin içine sanat da giriyor. Hayatı sanata dönüştürererek bir şekilde, şahsi, yorumluyorsunuz. Ben hayatı hep amacı olan bir yolculuk gibi gördüm. Şarkılarda da bunu anlatmak istedim. "Asphalt World" adlı şarkınızda olduğu gibi...
O çok romantik bir şarkıdır ama... Bazen sizin aslında politik bir grup olduğunuzu da düşünüyorum, çaktırmadan tabii...
B.A: Evet biz hiç açıkça politik olmadık zaten. Ancak Britanya'da bunun yüzünden birçok eleştiri aldık. Britanya'da bir kaç sene evvel politik yönden çok güçlü bir müzik dünyası vardı. Gazetecilerde bunu destekliyordu. Müzisyenlerin hükümet politikalarını yerden yere vurmalarını istiyorlardı, bunuda açıkça dile getiriyorlardı. Bizde "The Clash" i hortlatacağımız bir zaman diliminde yaşamasaydık keşke diye hayıflanıyorduk. Biz gerçek hayatın nabzını tutmaya çalışan bir grubuz. Gerçekçiyiz. Ne yapıyorsak onu yapıyoruz. Dayatma yapılırsa, bizde bunu kabul edersek o zaman Suede bir fanteziden ibaret olurdu!!!
Son albümünüzün demo kasetinden iki parça dinledik. 'Lost in T.V' ve 'Pozitivity'. Oldukça melodik şarkılardı...
M.O. Melodik mi? Sen o zaman melodik versiyonlarını dinlemişsin...
B.A: Evet doğrudur. Çünükü biz bu albümü yapmaya başlamadan evvel, bunun "şarkılardan" oluşan bir albüm olmasına niyetlenmiştik. Tüm fazlalıkları attık Sayfiyeye gittik ve yalnızca gitar ve piyanomuz vardı... Suede zaten genelde melodilerle haşırneşir bir grup değil mi? Mesela "everything will flow" dünyadaki en melodik ama güzel şarkılardan birisi...değil mi?
M.O: O şarkı en sevdiğimiz şarkılarımızdan birisi. Öyle şarkılar yazmak hep olmuyor.
B.A: Evet bu albüm melodi ve sözlerden ibaret. Ve benim için şarkı melodi demek. Albüm başında neredeyse bir "unplugged" kadar akustik olacaktı. Halada öyle. Ben büyük bir melodi ve söz hayranıyım. Hala Frank Sinatra, Neil Diamond dinliyorum ve Swing benim favorim...Yüz kere dinleyebilirim o klasikleri. Piyanonun başında oturup o şarkıları çalarsın ve kulağa hala hoş gelirler. Buda iyi bir test bir şarkının iyi olup olmadığını anlayabilmek için.
David Bowie'nin geçen ay sizi davet ettiği "Meltdown Festival"a 10 kişilik bir yaylı ekibiyle çıktınız. Yeni albümün tanıtım turnesine götürecek misiniz aynı ekibi?
M.O: Sanmıyorum hayır. Bir kere bu albümün en büyük özelliği çok basit olması. Birde yalnızca 5'imizin çalması benim şahsen çok hoşuma gidiyor. "Head Music"de hep 5'imizdik. Çok keyifliydi. Heryere gittik. Şu an bu terasta bile aletlerimizi alıp çalabiliriz bu özgür kılıcı bir duygu. Ayrıca sürekli sarhoş gezen bir ekiple de dolaşmak istemeyiz!
B.A: Hem sarhoşlar hem de seks düşkünü... "Two of us" adlı şarkınız çok sesli bir beste. Onu hiç "live" söylediniz mi?
M.O.: Neden söylememizi mi istiyorsun bu akşam? Hayır yalnızca merak çünkü o şarkı hep bir orkestra ile çalınmalıymış duygusu veriyor da...
B.A: Meltdown Festival'da söylemedik onu. İnanırmısın 5'imiz çaldığımızda hep daha başarılıymış duygusunu verdi o şarkı. Albümde berbattı sanki. Harika bir melodisi var ama albümde iyi değil. Çok karanlık ve kötü şekilde abartarak söylemişim o şarkıyı sanki. Live söyleyince işin için davul ve bas gitar giriyor, inan çok farklı...
Brit-pop la ilgili bir sorumuz var. Hala o kadar hakim mi İngiliz müzik endüstrisine sizce?
M.O: Brit-pop yok ki artık.
B.A: Evet yok gibi. O akım gibi birşeydi. Ki biz pek hoşlaşmadık bu akımla. Tabii ki o akıma dahil hala iyi işler yapan gruplar var Britanya'da. Suede olarak bizimde o akımın sorumlularından olduğumuz kesin ancak Suede'i hiç ona dahil görmedik biz yinede. Oluyordu ama biz katılmadık. Çok milliyetçi ve insanı rahatsız eden bir akım. Suede ise 1992 yılında farklı bir konsepte dahildi. Biz romantiktik. Ve brit-pop tüm bu güzelliği bozuyordu.
Basın sizi Brit-pop'a dahil ediyordu. Peki, siz buna karşı çıkmıyor muydunuz?
M.O: Çıktık tabii. O festivallere katılmayarak tavrımızı koyduk ortaya.
Let's Stay Together şarkınız ve videosu hakkında çok kötü şöyler söylemiştiniz. Hakikaten pişman mısınız o şarkıyı yaptığınıza? Geriye bakınca neleri seviyor, neleri sevmiyorsunuz?
M.O: Kötü bir şarkı o. Bizim kendi şarkılarımızı yorumlayıp geriye bakmamız hiçde zor değil. Çok basit "Let's stay together" gerçekten kötü bir Suede şarkısıydı. Videosuda... bazen oluyor.
Favoriniz ne?
M.O: "Wild Ones"ı hala çok seviyorum, birde "Everythig Will Flow". Sanırım yazdığımız günden itibaren, her konserde çaldığımızda o şarkının sihirli bir gücü var. O şarkıyı çalmak mesela hiçbir zaman bir efor gerektirmedi. 1000 kere çaldık yine çok güzel...
Peki ya "Killing of a Flash Boy"?
M.O: Herkes bayılıyor ona. Anlamıyorum ben... "Everthing Will Flow"un remikslerini dinleme fırsatınız oldu mu? M.O.: Hayır henüz değil...
Peki elektronik müzik, bugünkü elektronik müzik hakkında ne düşünüyorsunuz?
M.O: Çok seviyorum tabiikide... iyi yapılan her tür müzik güzel. Pop-electronic pop ise eğer güzel tabii. Modern sanat çünkü onlar. Güzel besteler...
B.A: Biz farklı müzik yapıyoruz diye farklı şeyler dinlemiyor değiliz ki...Bir sürü şey dinliyoruz....Kraftwerk harika...
M.O: Suede üyeleri bir araya geliyor ve Sex Pistols ya da Chic dinliyor sanmayın...
Biribirimizi bazen yalnızca provalarda görüyoruz Yalnış anlamayın. Siz kendinizi çok ele veren bir grup değilsiniz zaten. Müziğinizle öne çıkan diğer şeyleri de dinleyiciye çok merak ettirtmeyen bir grupsunuz. Benim için Suede'i dinlemem yeterli, ilerisini pek düşünmüyorum... Allahtan Grup üyelerini özel hayatı beni pek ilgilinedirmiyor açıkçası...
M.O: İyi ki çünkü biz çok sıkıcıyız...
Elif Cemal
Radio Eksen - 05 Eylül 2004
|