|
Her şey 1985'in bir Şubat akşamında, "Hell" isminde ki yerel bir grubun Nottingham'da ki küçük bir barda verdiği konser ile başladı. İzleyicilerin arasında Nottingham'lı "Hydra" grubunda bass çalmakta olan Frazer Craske vardı, okul arkadaşı Martin Walkyier ise grubun vokalistiydi. İkili, daha melodik şeyler çalmak isteyen gitaristleriyle anlaşamıyorlardı çünkü kendilerinin yapmak istediği şey Metallica, Slayer ve Mercyful Fate gibi grupların başını çektiği hızlı ve sert müzikti. Bu konser esnasında Frazer, Andy Sneap ile karşılaştı ve sohbet koyulaştıkça müzikal yönden ortak zevkleri olduğunu keşfettiler.
Mayıs ayı geldiğinde, gitaristleri ile yollarını ayırdılar ve Andy Sneap'i kadroya katmanın vakti gelmişti. Baterist Simon Negus'da gruba girdiğinde, ilk Sabbat kadrosu ortaya çıkmıştı. Haftada üç kez promosyon çalışmaları için bir balo salonunda toplanmaya başladılar. Mayıs 86'da 10 Paund'a mal olan ilk demolarını bu balo salonunda kaydetmişlerdi.
Ardından demoyu bazı çevrelere ve kayıt şirketlerine gönderdiler ve beklediklerinden de iyi tepkiler aldılar. KERRANG! dergisi bile 2 renkli sayfa ayırıp grubu tanıtmıştı. Sonrasında BBC 1 tarafından Friday Rock Show'a davet edildiler.
Noise Records ilk kontratı öneren şirket oldu ama imza ertelenmek zorunda kaldı çünkü gitarist Andy Sneap henüz 18'ini doldurmamıştı ve yasal olarak reşit sayılmıyordu. 18. yaş gününü kutlamasının ardından kontrata imza attılar. 87'nin Eylül ayında prodüktör Roy Rowland ile birlikte ilk albümleri olan "History of a Time to Come"ı kaydetmek için Hanover'e doğru yola çıktılar.
Müzik eleştirmeni Paul Miller kulaklarına inanamıyordu. Grubun çıkardığı iş, bu albümü defalarca dinlemesine yol açmıştı. İlk başta çok özel bir şeye benzemiyordu, tıpkı diğer sıradan albümler gibiydi; ama dinledikçe hoparlörlerinden çıkmakta olan bu inanılmaz soundun gerçekten nefes kesici olduğunu anladı. Yaş ortalaması 19 olan gencecik bir gruptan kim bu denli usta işi bir albüm bekleyebilirdi ki?
Mayıs 86'da çıkarttıkları "Fragments of a Faith Forgotten" demosu umut vaad ediyordu ama bu gelen albüm herkesi şaşırtmıştı, kimse bunu beklemiyordu. Martin Walkyier'in yazdığı sözler gizem ve hayal gücü dolu bir adaya yapılan yolculuğu anımsatıyordu. Paul Miller kendini topladı, oturdu ve kapağı eline aldı. Sabbat'ın logusu; kara gökyüzü, şimşek, bulut ve yıldırım karışımıydı. Kapağın derinliğine ve etkiliyiciliğine kendini kaptırıp orada ne kadar oturduğunu bilmiyordu. KERRANG!'a yazacağı kritik için öncelikle kendisini çimdiklemesi gerekecekti.
1989'da çıkarttıkları "Dreamweaver" albümünde Walkyier'in şarkılarda kullandığı Pagan öğeleri bazı anlaşmazlıklara yol açmıştı ve 1990'da Craske ile gruptan ayrılarak kendi dinsel inançlarını kabullenecek bir kaç kişi ile Skyclad'i kurdu. Andy Sneap ve diğerleri 1991'de "Mourning Has Broken" isimli bir albüm kaydederek, albüm turnesinin ortasında grubu dağıtmaya karar verdiler. Andy Sneap daha sonra Godsend'i kurdu ama daha çok prodüktör kimliği ile ön plana çıktı.
Grup 2001 - 2002 arasında "Return to the Sabbat" ismiyle bir turne için Walkyier'in önderliğinde Andy Sneap'ten yoksun olarak toplandı ama turne sonrasında bir çalışma yapmadılar. |