|
İlk grubu The Spektors’dan sonra Vince Lovegrove’la birlikte The Valentines’i kurdu. Bu grupla birçok şarkı kaydettiler. Bu şarkıların çoğu, Beasty Boys’dan George Young tarafından yazıldı. Buna ilk 5’e giren “Everyday I Have to Cry” da dahil. The Valentines’da bulunduğu süre içerisinde marihuana bulundurmak ve kullanmakla suçlanan ilk Avustralyalı Rock müzisyeni oldu. Scott, Adelaide’ye taşındıktan sonra Fraternity diye bir gruba dahil oldu. Grup “Livestock” ve “flaming Galah” adlı iki LP çıkardı Sidney’e taşındıktan sonra. Bunun hemen ardından 1971’de Avrupa turnesine çıktılar. 1973’te, bir İngiltere turnesinin hemen ardından Fraternity’nin çalışmalarına kısıtlamalar getirildi. Bu süreçte Bon, Peter Head’s Mount Lofty Rangers isimli bir grupta çalışmaya başladı. Bir provanın hemen arkasından motorsiklet kazası geçirdi ve ciddi şekilde yaralandı. Fraternity bunun üzerine, şimdileri efsane olan Jimmy Barnes’I kadrolarına dahil ederek yoluna devam etti.
Takip eden yıllarda müzik piyasası için ufak tefek işlerde çalışırken AC/DC ile tanışması gerçekleşti; şoför olarak. Grubun sürücülüğünü Scott’ın arkadaşı George’un küçük kardeşleri Angus ve Malcolm Young yapıyordu. Scott grubun enerjisinden çok etkilendi ve ilerleyen dönemlerde grup üyelerinin Bon’a olan hayranlığı da giderek arttı. Bunun sonucunda vokalist Dave Evans gruptan atılınca yerine Bon Scott geldi.
2002 yılında Angus Young ile yapılan bir röportajda Angus, Bon ile diğer üyeler arasındaki yaş farkına değinmiş ve Bon’un kendisine, grubun en küçüğü Angus’a, olan öğüdünün her zaman şu olduğunu söylemişti;
“Whatever I do, you don’t!!”* Scott çok kısa sürede AC/DC’yi glam’den saf rock yapan bir gruba çevirdi.
*Ben ne yaparsam yapim, sen yapma!”
AC/DC’nin başındayken Bon, Avustralya'nın tartışmasız bir numaralı frontman idi. Bon’un sahnedeki duruşu, hafif maço tavırları kısa zamanda kadınların gönlünde taht kurdu adeta. Hatta erkekler bile onu kıskanmaya ve gıpta ile bakmaya başladı. Inanılmaz yüksek, güçlü ve tizleşebilen sesi, sokak kültürüyle harmanlanmış kişiliği ve karizması onu rock tarihindeki en etkileyici ve efsane mertebesine ulaşmış kişilerden biri yaptı.
..VE VEDASI
Fakat Bon alkolik derecesinde çok içiyordu ve bu en sonunda bir trajediye neden oldu.. Londra’nın Camden Kasabası’nda, yine çok içkili bir geceden ardından arkadaşının arabasını alarak yol çıkıyor Bon ve muhtemelen arabayı kenara çektiği bir ara sızıyor. 19 Şubat 1980’in ilk saatlerinde arabanın içinde ölü olarak bulundu.. Öldüğünde henüz 33 yaşındaydı ve AC/DC ile yapacak çok şeyi vardı. Ölüm sebebi ise beklendiği gibi alkol zehirlenmesi olarak açıklandı...
Scott’ın ölümünde kısa bir süre sonra Brian Johnson gruba dahil oldu hala tüm zamanların en çok satan ikinci albümü, Back in Black ile geri döndüler. Albümün kapağı tamamen siyahtı; Bon anısına…. Scott’ın cenazesi Fremantle Mezarlığı’na gömüldü ve arkadaşları, mezarı başında son kez Bon için içerek onu son yolculuğuna uğurladılar. |