|
Cumhuriyet Gazetesi Röportajı
Ruhunda muhaliflik tasiyan heavy metalin, duygularına tercüman oldugu Pentagram üyeleri Mezopotamya'dan esinleniyor
İÇ DÜNYALARA AYNA TUTUYORLAR
Bizim müzigimizin temel konusu insan aslında. Mezopotamya'yı biraz bugünkü uygarlığın başladığı yer olarak düsünürsek bizim için güzel bir tema oldu. Parçalarımızın masal gibi baslayan ve mitolojik bir olay anlatır edasiyla yapıldığını hissedebilirsiniz. Genelde günlük hayattan etkilenmelerimiz sonucunda ortaya çıkan bir müzik. Mezopotamya'nın ana kaynagı olan Dicle (Tigris) ve Fırat (Puratu) nehirlerinin antik isimlerini kullanarak iki albümde de birer parça yaptık. Mezopotamya, Unspoken ve Bir albümlerini bütünleyen temalardan biri.
Heavy metalin Türkiye'yle sınırlı kalmayan önemli gruplarından Pentagram yeni albümleri "Bir"de, Âşık Veysel'in yanı sıra 19. yüzyıl âsığı Dertli'yi de kendi tarzinda yorumluyor:
"Telli sazdir bunun adı/ Ne ayet dinler ne kadı/ Bunu çalan anlar kendi/ Seytan bunun neresinde..."
"Bu âlemi gören sensin/ Yok gözünde perde senin/ Haksıza yol veren sensin/Yok mu suçun bunda senin..."
Âsik Veysel'in dünyayi sorgulayan bu eseri, heavy metal bir parçanın sözleri oldu. 1973'te kaybettiğimiz Sivaslı Âşık Veysel'in isyanı, Ingiltere'den sanayı toplumunun bir ifadesi olarak yayılan heavy metal ruhuyla birlesti. Heavy metal müziğin Türkiye'yle sınırlı kalmayan önemli gruplarından Pentagram yeni albümleri "Bir" de, Âşık Veysel'in yanı sıra 19. yüzyıl âşığı Dertli'yi de kendi tarzında yorumluyor:
"Telli sazdir bunun adı/ Ne ayet dinler ne kadı/ Bunu çalan anlar kendi/Şeytan bunun neresinde..."
Pentagram, 1986 yılında gitarda Hakan Utangaç ve davulda Cenk Ünnü tarafindan kuruldu. Bas gitarcı Tarkan Gözübüyük'ün ve farklı elemanlar gelip gitse de gitarda Metin Türkcan ve vokalde Murat İlkan'in katılımıyla grubun bugünkü kadrosu olustu. Grupla aynı adı taşıyan "Pentagram" , "Trail Blazer" dan sonra 1997'de çıkardıkları "Anatolia" albümü Türkiye'de olduğu kadar yurtdısında da heavy metal müzik çevrelerinde ilgiyle karşılandı. Almanya'da bir müzik şirketiyle anlasan grup, konser kayıtlarindan olusan "Popçular Dışarı" nın ardından 2001'deki "Unspoken" albümüyle heavy metal müzikte önemi bir yer edindi.
Heavy metal müzik 1980'lerde dünyada rock müzigin bir uzantisi olarak yayilirken Türkiye'de gençlik 12 Eylül askeri darbesinin baskı koşulları altındaydı:
"Bizim o yıllarda sanatla, müzikle ya da başka şekilde kendini ifade etmek isteyen gençler olarak çok fazla takip edebilecegimiz sanatsal gelenek yoktu. Askeri harekât sonrası Türkiye'de birçok şey kesildi. Kentlerde yaşayan insanlar olarak dünyada çok popüler olan hard rock, heavy metal tarzı müzikler ilgimizi çekti. 1980 sonrası Türkiye'nin zaten var olan tutucu ve baskıcı yapısına bir de kolay yoldan zengin olmak ve benzeri zihniyetler eklendi. Bizim de o dönemde büyüyen gençler olarak bu maddiyatçı ve baskici toplum yapisina karsi bir tepki ihtiyacimiz oldu. Heavy metal müzik tarziı ruhunda zaten muhalif bir yapı oldugu için duygularımıza ve düşüncelerimize tercüman oldu."
SANAT ESERİ ANONİMDIR
Albümlerinde söz ve müziğin kimin oldugunun belirtilmemesine ve su sözlere dayanarak ortak katılımla gerçekleşen sohbeti Pentagram adina aktaracagiz:
"Müzigimiz bir bütün halinde bu bes kisiyi temsil eder. Bu müzik, gerçekten grup elemanlarının yanı sira dinleyicilerinin de etkisiyle on beş sene içerisinde ortak olarak ortaya çıkarılmış bir ses, tarz. Bu nedenle bunu sahiplenmenin bir manası yok. Bizce zaten her sanat eseri yapıldığı andan itibaren anonimdir."
Pentagram, Amerika'da da aynı adı taşıyan bir grup olması nedeniyle yurtdışı çalışmalarını "Mezarkabul" adıyla çıkarıyor. Unspoken ve son çıkan Bir albümlerinde de ne anlama geldiğini bilmedigimiz Mezarkabul adıyla enstrümantal bir parça yer aliyor:
"Insanlara karanlik bir isim gibi görünüyor. Biz iyimser bir anlatım olduguna inanıyoruz. Genel olarak ölümün de hayatın bir parçası oldugunu ve insanın kendi ölümlü doğasını kabul edebilmesine yönelik bir anlamı var. Dinleyenler kendi hayal dünyalarında ona bir anlam verseler herhalde daha dogru olur. Bu yeni türetilmiş bir kelime. Anlamı zaman içinde dinleyenler tarafindan verilsin."
YENİ ALBÜM, YENİ TEMA
Pentagram her çalışmasında yeni bir temayı, müzik ve sözle işlerken albüm kapaklarındaki görsellikle de bütünlestiriyor. Unspoken'da oldugu gibi Bir albümünde Mezopotamya uygarlıkları ilham kaynaklarını olusturuyor. Tigris gerçekten de Dicle gibi akan bir parça olmus:
"Yeni bir albüm yapmaya baslarken bos bir tuval oluyor karşınızda. Sonsuz seçenekler içerisinden hiç olmayan bir müzigi ortaya çıkarmak gerekli. Burada bazı görsel temalar bize ilham kaynağı oluyorlar. Bizim müziğimizin temel konusu insan aslında. Mezopotamya'yı biraz bugünkü uygarlığın başladığı yer olarak düşünürsek bizim için güzel bir tema oldu. Parçalarımızın masal gibi başlayan ve mitolojik bir olay anlatır edasıyla yapıldığını hissedebilirsiniz. Genelde bizim günlük hayatta etkilenmelerimiz sonucunda ortaya çıkan bir müzik. Mezopotamya'nın ana kaynağı olan Dicle (Tigris) ve Fırat (Puratu) nehirlerinin antik isimlerini kullanarak iki albümde de birer parça yaptık. Mezopotamya, o iki albümü bütünleyen temalardan biri."
Pentagram, baslangıçta İngilizce söylemeyi tercih ederken Anatolia'dan itibaren Türkçe parçalar yapmaya basladı. Bir albümü Türkçe parçalardan olusuyor:
"Biz bu tarz müzik çalmaya başladığımızda, Türkiye'de bu müziğe ilgi gösteren insanların sayısı çok azdı. O yüzden Türkiye'de bizim çizgimizde bir topluluğun geleceğini göremiyorduk. Avrupa ülkeleri ve ABD gibi bu müziğin çok ilgi gördüğü yerlerde albüm çıkarabilmek amacıyla yola çıktık. Zaman içinde Türkiye'de de bu müzikle ilgilenen insanların sayısı artınca Türkçe parçalar yazdık. Sonuçta asıl ileti müziktir ve sözler ona yardim ediyor."
Pentagram üyeleri Anadolu halk siirinin içeriği, anlatım gücü ve sadeliğini müzik anlayısına yakın buluyor. Yüzyıl öncesi siirlerin ifade ettiği degerler ya da tepkilerin, bugünkü kosullarla birebir örtüstügünü düsünüyorlar:
"Biz 1980 sonrası ortaya çıkan bir grup olarak kendimizi bu toplum içerisinde biraz yalnız hissederken, birdenbire 150 yıl öncesi yazılmış bir türkünün bizimle aynı şeyleri yaşadığını görmek bize heyecan veriyor. O yüzden halk siirinin her zaman için bizim yaptığımız müzikte hem söz olarak hem de müzikal olarak etkisi olacaktır."
Pentagram üyeleri, kullandıkları "Dogu motifleri" ne karşın yaptıkları müziğin "sentez" olarak yorumlanmasını istemiyorlar. Türkiye'de yasadıklarına göre buranın müziklerinden etkilenmeleri çok dogaldir:
"Bu ülkenin halk müziği, sanat müziği, yahut tasavvuf müziği diye tanımlanan müzikal formları, bizim de hayatımızın bir parçası olduğu için müziğimize yansıyor. Bu nedenle müziğimiz, Türkiye'de değisik kesimlerin yanı sıra dünyanın diger ülkelerinde de iyi bir müzik dinleyicisi olan herkesin dikkatini çekiyor. 'Biraz da oradan koyalım, biraz da buradan koyalım' gibi bir anlayışla yaklaşmıyoruz. Nasıl Mississippi blues'unu onlar kadar algılayamazsak, onlar da buraya ait ifade biçimlerini bizim kadar iyi algılayıp yorumlayamazlar."
Pentagram bu iddiasini "Bu Âlemi Gören Sensin" parçasında kanıtlıyor. Pentagram, Latincede beş köşeli yıldız anlamına geliyor. Satanistlerin de sembolü olarak bilinen bu motife tarih boyunca farklı anlamlar yüklense de Pentagram için Sümerlerdeki hava, su, ates, toprak ve ruhun ifadesi. Birçok gencin art arda intiharı ve satanistlik adına işlenen cinayetler, heavy metal müzik yapanların ve dinleyenlerin de giyim kusam tarzları nedeniyle suçlanmasina neden olmustu:
"Televizyon haberlerinde, gazetelerin 3. sayfalarında toplumumuzda yasanan trajik olayları her gün okuyoruz. Bunun Türkiye'deki ekonomik ve sosyal yapıdan kaynaklandığını düşünüyoruz. Fakat bu olayları asıl nedenlerinden uzaklastırıp müzikle ilişkilendirmek gibi bir eğilim var. Bizim yaptığımız müzik, toplumun yapısını bozmaya, insanları yıkıcı olmaya yöneltmiyor. Tam tersine insanı değerleri öne çıkarmaya ve herkesi yapıcı olmaya götüren bir yapısı oldugunu düşünüyoruz. Sözcüklerin, müziğin, görüntülerin, sembollerin sihrini kullanarak yapmaya çaliştığımız şey, dinleyen, bakan insanların iç dünyalarına ayna tutabilmek. Bizim amacımız insanların kendi iç dünyalarıyla yüzleşebilmesi."
AMAÇ BASKIYA TEPKİ
Pentagram üyeleri geçen ay Hamburg'da katıldıkları ve dünyanın önde gelen heavy metal gruplarının sahne aldığı üç günlük festivalden mutlu dönmüşler. Kendilerini diğer gruplarla karşılastırma olanağı bulmuşlar ve aldıkları olumlu tepkiler yorgunluklarını unutturmuş. Eski albümlerinin yeniden yayımlanması ve parçalarının gitar notalarının kitap halinde yayımlanması için girişimleri var. 2003'ün baharında çıkaracakları albüm ve önümüzdeki günlerde düzenlemek istedikleri konserler için çalışıyorlar:
"Hedefimiz öncelikle toplumun gelenekçi, tutucu, baskıcı ve maddiyatçı yapısına bir tepki verebilmek. Hayatin anlasılmazlığı, insanın yalnızlığı, ölüm, çoğunlugun yüzleşmekten çekindiği konular. Fakat bu sözlere bakarak bizim neye inandığımızı anlamaya çalısıp bunlara kafaya takanların, en başta albümümüzün iletisini ıskalayacağını düşünüyoruz. 'Bir' albümüyle ilgili yapilacak yorumlar da bize daha çok yorumu yapan insanın kendi iç dünyasıyla ilgili fikir veriyor genel olarak."
Cumhuriyet Gazetesi - 15 Eylül 2002
|