Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde



Notwithstanding

> Notwithstanding Röportajı

 Biyografi | Diskografi | Fotoğraflar | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basında | Forum
Notwithstanding Röportajı

Selam Murat, uzun bir süreden sonra tekrar karşılıklı söyleşmek keyifli olacak. Öncelikle Born In A Conflict ve From Inside arasında yaşadıklarınızı öğrenerek röportaja başlamak istiyorum. Nitekim aramıza sürekli yeni Rocker'lar katılıyor ve bunların arasında Not With Standing'in geçmişini bilmeyenler muhakkak vardır. Okuyucuya Born In A Conflict albümünü de hatırlatarak başlayalım. From Inside albümüne kadar geçen sürede NWS dişe dokunur neler yaptı?

Selam Mahir. Gerçekten uzun bir süre geçti seninle en son röportajı yapalı. Yanılmıyorsam en son Şebek dergisinde ilk albümümüz “Born In A Conflict” çıktığı zaman röportaj yapmıştık diye hatırlıyorum. Ya gerçekten de bir hayli zaman geçmiş üzerinden. İstersen bu soruların hepsini grubun kuruluşundan şu anki sürece göre söyle kısaca anlatmaya çalışayım.

1997 yılında NotWithStanding’i kurduk. O dönemde de şu anda da olduğu gibi amacımız kendi parçalarımızı yapmak ve bir albüm çıkarmaktı. Kendi parçalarımızı çeşitli konserlerde, barlarda çalıyorduk sonuç olarak gerek sahne performansımız gerekse de plak firmalarina göndermiş olduğumuz albümle ilgili örnek parçalar, Yücel Müzik’in dikkatini çekti ve senin de bildigin gibi ilk albümümüz “Born In A Conflict” 1999 yılında Yücel Müzik etiketiyle cıktı. Dönem itibariyle de oldukca iyi yorumlar aldık ilk albümümüzle ilgili olarak. Hatta birçok dergide albümle ilgili çok güzel yorumlar aldık ve röportajlar gerçekleştirdik. O dönemdeki birçok önemli konserlere ve organizasyonlara katıldık. “From Inside” için parçaları da o dönemde yazmaya başladık. Açıkçası niyetimiz 2000 yılında veya 2001 yılında From Inside’i çıkarmaktı.

Fakat o jenerasyonun bildigi gibi o dönemde yaşanan satanizm olayları, ekonomik kriz, askerlik hadisesi gibi sorunlar yüzünden albümün çıkısı biraz gecikti. Ayrıca kayıt kalitesinin elimizden gelebileceginin en iyisi olmasını istiyorduk. Birçok stüdyoda çeşitli kayıtlar denedikten sonra evde kendi imkanlarımızla yapmaya karar verdik. 2003 yılında albümde şu anda dinleyebileceğiniz “Surroundings” ve “Chance” isimli iki parçamızın içinde bulunduğu bir promo Cd hazırladık ve bunu yorumlarına güvenebileceğimiz dostlarımız ile birlikte plak şirketlerine gönderdik. Atlantis Müzik olaya sıcak baktı ve 2. albumumuz “From Inside” son rötuşları da yapıldıktan sonra Atlantis müzikten çıktı.

Yani dişe dokunur bazda öncelikle kayıt problemini çözmeye çalıştığımızı ayrıca bu kadar geçen zamana ve yaşanan aksiliklere rağmen kadroyu koruyup müzik yapmaya devam ettiğimizi söyleyebilirim.

Müzikal açıdan bariz bir yükselme söz konusu. Born In A Conflict arayışların albümüydü diyebilir miyiz? Çünkü From Inside daha iyi oturmuş bir sound ile karşımıza çıktı.

Aslına bakarsan bir bakıma doğru gözlemlemişsin. “Born In A Conflict” çıktığı dönemde yapmış olduğumuz röportajların bazılarında yeni bir grup olduğumuzu ve bu yüzden de soundumuzu şu aşamada ilk albüm açısından oturtmaya çalıştığımızı zaten söylemiştik ve bu ilk albüm açısından kesinlikle olaya bakış açımızdı. Ayrıca From Inside’i hazırlarken de soundumuzu oturttuğumuzu tam olarak iddia edemem ama Notwithstanding olarak istediğimiz soundun çok çok yakınında olduğumuzu çekinmeden söyleyebilirim. Her iki albümümüzün de 3. albüm de yapmak istediklerimize güzel bir zemin hazırlayacağını düşünüyorum.

Sound'un oturması elbette iyi bir şey ama ilk albümdeki Thrash kokusu grubun üzerinden iyice sıyrılmış sanki. Bana daha bir alternative, groove geldiniz ki hala hard-core tanımını davullarınızda sınırlı buluyorum. Sence sound'un son durumu tarzınızı nasıl isimlendiriyor?

Açıkçası belki biraz klişe olacak ama her grup gibi biz de parçaları yaparken “tamam bu parça thrash olsun, hardcore olsun, metalcore olsun, şu tür, bu tür olsun” şeklinde planlamıyoruz. Grup elemanları olarak farklı tarzlarda müzikler ve gruplar dinliyoruz. Ama parçaları oluştururken veya kayıt aşamasındayken ortaya ortak düşünceler yani NotWithStanding düşüncesi çıktığı için de grup elemanlarının isteklerinden bağımsız olarak bir müzik çıkıyor ortaya. O yüzden de şahsen bu parçaları dinlerken ben thrash tadını da alabiliyorum, söylemiş olduğun alternative, groove tatlarını da alabiliyorum. Ama From Inside’i belli bir tarza sokacak olursak sanırım metalcore diyebilirim.

Murat From Inside vokal açısından da daha olgun bir albüm olmuş ki vokalinde ki yükseliş dikkat çekici. Oysa ilk albüm ile arasında da neredeyse 5–6 yıl var. Bu geçen senelerde sürekli bir stüdyo ortamı kurdunuz mu? Yoksa sadece konserler için mi stüdyoda buluştunuz?

Öncelikle vokalleri beğenmiş olmana çok sevindim. Bu 5–6 yıllık süre içerisinde bol bol ada çayı filan içtimJ , sabah kalktığımda da çiğ yumurta filan yedimJ belki bu yüzden beğenmiş olabilirsin. Şaka bir yana Born In A Conflict albümünde nasıl sound konusunda bir takım arayışlar içindeysek, vokal konusunda da ben arayış içerisindeydim. Provalarda müzikal anlamda bir parçayı oluşturduktan sonra vokal melodileri konusunda, parçanın hangi bölümlerine vokal yapılması gerektiği ile ilgili olarak çalışmalar yaptık. Daha sonra kayıt aşamasında son düzenlemeleri yaptık işte albümde dinlediğiniz son halini aldı. Sanki yemek tarifi anlatiyor gibi anlattim.

Yeni albümdeki şarkılara geçmeden önce piyasamızdan konuşmak istiyorum seninle. Rock basınının iyiden iyiye sanal ortama sıkıştığı günümüzde aynı zamanda alternatif Türkçe Rock'ta bir yükseliş söz konusu. Ama NWS inatla hala ingilizce şarkılar ve hatta ilk albüme nazaran daha sert bir sound’la yoluna devam ediyor. Hiç bunalıp da 'Lanet olsun, pop rock yapıp bizde paranın dibine vuralım.' dediğiniz oldu mu?

İlk başlarda düşündüğüm zamanlar olmuştu. Hatta NotWithStanding’den önce üniversite yıllarımda birçok bar grubuyla barlarda, otellerde çaldım. Ama hani NotWithStanding ile pop rock yapalım ya da pop yapalım para kazanalım şeklinde hiç düşünmedik. Belki başka bir grup ismi altında barlarda müzik yapmayı düşündük hatta prova filan bile yapıyorduk ama herhalde o “bar grubu” kostümü üzerimizde pek güzel durmadı diyebilirim, bu yüzden de vazgeçtik. Hatta bir kere yılbaşı eğlencesi için bir Lise’de (Izmir 60.yıl Anadolu Lisesi) Kurban, Bon Jovi filan çalmıştık, eğlenceliydi de ama ne bileyim işte sonra pek o tarz, iş güç hadiselerinden sanırım, öyle barda çalalım da para kazanalım şeklinde çok fazla çaba ve vakit harcamadık. Ha bir de 1999 yılında 1,5 – 2 ay bir barda çaldık ama orada da Born In A Conflict’in parçalarını ve Machine Head, Deftones, Fear Factory, Kreator, Death Angel, Sodom, Faith No More gibi grupların parçalarını çalıyorduk.

Hani Türkçe sözlü parça yapalım mı diye düşündük. Hala da düşünüyoruz.

Bence fazla düşünmeyin ve deneyin. Ben güzel sonuçlar alacağınızı düşünüyorum.

Bilemem belki 3. albümde Türkçe sözlü bir parça yapabiliriz. Belki düşünmeye devam da edebiliriz. Ingilizce söz yazmaktan şu aşamada mutluyum. Herhalde grup da mutludur. Şu ana kadar Turkce yapalım mı yapmayalım mı şeklinde bir tartışma yaşamadık. Ama az önce söylediğim gibi ileride olabilir.

Yurt dışı bağlantılarınız ne durumda? Dişe dokunur bir gelime oldu mu?

Açıkçası şu ana kadar bir gelişme olmadı. Birçok firmaya promo CD’ler gönderdik ve çoğunlukla da müzik güzel, parçalar güzel ama aradığımız tarzda değil şeklinde cevaplar aldık. Pek de üzülmedik çünkü bu zaten beklediğimiz bir sonuçtu. Birçok grubumuzun başına da gelmiş olan bir olay. En azından şu yıllarda bir Türk grubunun çok da başarılı olabileceğine inanmiyorum. Belki gruplarımız yani NotWithStanding de dahil belli bir sürekliliği istikrarı sağlayabilirsek, hiç olmazsa dağılmadan, albüm veya demo kayıtları yaparak belli bir zaman sonra başarılı olabileceğimize inaniyorum. Ama şu anda bir Türk grubunun yurt dışında başarılı olabileceği konusunda maalesef biraz ümitsizim.

İstikrarlı ve tavizsiz bir şekilde yola devam ediyorsunuz ama uzun bir ara vermek bir grup için ki; ilk albümler arasında hiçte mantıklı bir strateji değil. Bunun sizden kaynaklanmadığını düşünüyorum ama bu geçen süre zarfında şartları zorlayarak gerekirse Suspect gibi self albümde çıkabilirdiniz... Bu söylemim hakkındaki düşüncelerin neler?

Elbetteki uzun süre ara vermek iyi bir şey değil. Ama biz ara vermedik ki o süreçte. Birçok konsere çıkmaya devam ettik, defalarca kayıt denemeleri yaptık. Bunları fikirlerine ve eleştirilerine güvenebileceğimiz kişilere sürekli olarak dinlettik, onların eleştirileri doğrultusunda neler yapabileceğimizi tekrar tekrar düşündük. Ayrıca bu süreçte bence bir Türk grubunun devamı için çözmesi gereken en büyük problemini çözdüğümüzü düşünüyorum.

Bir Türk grubu için en büyük problem nedir?

Askerlik sorunu. Bu süreçte bütün grup elemanları askere gitti geldi. Ama biz yine konserlere çıkmaya, parça yapmaya, kayıt yapmaya devam ettik. Tamam, belki self albüm çıkarabilirdik ama kriz döneminde de bunu pek riske edemedik işin aslını soracak olursan.

Murat, ilk albümdeki çekirdek kadro ile yola devam ediyorsunuz. Kadroyu bir arada tutmak her grubun harcı değil. Her albümde değişik bir kadroyla karşımıza çıkan gruplara nazaran bunu nasıl başardınız? Özellikle bu denli uzun bir aradan sonra...


Öncelikle bizler 10 senenin üzerinde birbirimizi tanıyan insanlarız ve herkes birbirinin neye ne şekilde tepki göstereceğini, gösterebileceğini, ya da neyi beğenip beğenmeyeceğini artık çok ama çok iyi biliyor. Ayrıca aslına bakarsan tam anlamıyla da çekirdek kadro olduğumuzu söyleyemeyeceğim. Daha önceden de düşünmüş olduğumuz 5. eleman olayini Anıl Akgün ile çözmüş durumdayız. Anıl hem gitar hem de elektronik programming işlerini üstleniyor grupta. Anıl yepyeni bir enerji getirdi gruba ve belki şu anda da dürüst olmak gerekirse NotWithStanding için bizden daha fazla fedakarlık yapıyor. Kayıtlar konusunda bu albümün iyi bir kayıtla çıkmasının bas mimari diyebilirim.

Peki, şu anda ki metal piyasasını nasıl buluyorsun? Sence Türkiye ciddi ciddi yurt dışını inleten bir grup çıkaracak mı artık?

Şu an için pek zannetmiyorum. Umarım yanılırım ama maalesef bence bu böyle. Ama hiçbir zaman olmayacak da değil bence. Bu birazcık grupların istikrarına bağlı. Malum birçok grup NotWithStanding’de dahil olmak üzere bu müziği yapabilmek için pek çok fedakarlıklar yapmak zorunda. En basitinden farklı işlerde çalışmak zorunda ve maalesef aile, arkadaşlar, sosyal hayat, iş hayatı veya okul hayatı gibi bir takım konularda ödün vermek zorundasınız. Öyle gruplar biliyorum ki bu ödünleri veremedikleri için dağılmak zorunda kaldılar. Bir de bu kadar olumsuzluk içerisinde grubunuza ve müziğinize konsantre olmanız gerekiyor. Yani insanların dikkatini çekebileceğiniz, bir takım orijinal fikirlere açık parçalar yapmak zorundasınız. Biraz fedakarlık, biraz istikrar, biraz da sabır lazım yani. Hemen ilk albümlerden yurt dışında bir şeyler yapmak için ümitlenmek hayalden öteye gidemez maalesef.

Konuyu biraz dağıttım ama şu anki piyasaya baktığım zaman gerçekten çok ama çok sağlam gruplar var bence. Bir Almora mesela. Her ne kadar tarzları açısından dinleyen veya dinlemeyenlerden ağır eleştiriler alıyor da olsalar istikarlarini sürdürmeye çalıştıkları için belli bir fan kitlesi oluşturmuş durumdalar ve belli bir yere gelebileceklerini şahsen düşünüyorum. Ayrıca çok da iyi albümler çıktı 2005 yılında. In Spite, Crossfire, Soul Sacrifice oldukca başarılı ve kaliteli albümler piyasaya çıkardılar. Yani diğer arkadaşlara da haksızlık etmeyelim ben dinlediklerim içerisinde beğendiklerimi söyledim. Umarım bu sene daha fazla albüm, daha fazla grup çıkar ki ve Türk dinleyiciler de gerekli ilgiyi bu gruplarımıza gösterirler ki sağlam bir piyasa için belli bir altyapı oluşur.

Dinleyici demişken onlara da çok büyük bir görev düşüyor bence. Hiçbir şekilde araştırma yönüne gitmiyorlar. Bu müziği dinliyorum diyorlar ama çevrelerinde nelerin olup bittiğinden maalesef haberleri yok. İncelemiyorlar, araştırmıyorlar. Bir albümü değil almak, albümü satan yerlere gidip albümü dinlemiyorlar bile. Ondan sonra da arkadaslarina “Boş ver o grup b*ktan, bu grup ise yaramaz” diye ahkam kesiyorlar. Yani daha yapıcı olunabilir bence.

Artık From Inside üzerine konuşalım ki; üzerine çok konuşulası kaliteli bir albüme imza atmışsınız. Öncelikle müzikle başlamak istiyorum. Sound'da ki oturmuşluk ve sertliğin yanı sıra bazı şarkılarda elektronik alt yapılı geçişler var. Bu geçişler sound'unuza çok yakışmış ve bence daha fazlada kullanabilirdiniz. Düşüncelerin...

Tekrar teşekkürler. Gerçekten de yapmak istedigimiz muzigi yavaş yavaş oluşturmaya başladığımızı söyleyebilirim. Elektronik altyapıları ilk albümümüz “Born In A Conflict” için de düşünmüştük ama maalesef o albümümüzde gerçekleştirememiştik. Fakat şimdi iyi bir kayıt ortamı oluşturduğumuzu düşünüyorum ve en azından birçok yapmak istediğimiz şeyleri deneme yanılma yöntemi şeklinde defalarca kaydedebiliyoruz. Bu konuda birazcık avantaj yakalamış durumdayız. Ayrıca “From Inside” da o albümün konsepti için elektronik altyapılar bizce yeterliydi diyebilirim. Bakarsın bir sonraki albümde senin istediğin gibi elektronik altyapilar daha yogunlukta olabilir kim bilir.

Aslında bir şey daha söyleyeyim. Bu tarz denemeler maalesef biraz müziğe katı bakan bir dinleyici kitlesine sahip ülkemizde biraz riskli ama yine de sanirim “From Inside” da bu konuyla ilgili bir negatif duyum almadık. Dinleyenlerden de en azından duyduğumuz kadarıyla tersine senin gibi 3. albümde daha bir yoğunlukta bu tarz denemelerin olmasini isteyenler var. Bu da demek ki nispeten bu riski aldığımıza deymiş gibi.

Sound'unuzu daha iyi analiz etmek istiyorum. Bu açıdan albüm için yeni şarkılar yazarken ve stüdyo döneminde en çok hangi tarzda grupları dinlediniz. İsim verebilir misin?

Valla ilk parçaları yapmaya başladığımız dönemlerde ki, Born In A Conflict albümümüz çıktıktan 1 veya 2 ay sonra bu parçaları yapmaya başlamıştık, o dönemde özellikle Sevendust, Stuck Mojo, (hed) P.E., Kill II This, Machine Head, Puya, Fear Factory gibi grupları bir hayli yoğun olarak dinliyorduk. Onun dışında grupta herkesin fanı olduğu gruplar farklı. Mesela ben Kreator ve Alman Thrash gruplarını severim. Fatih daha ziyade glam grupları filan dinler. Ayrıca Slayer fanıdır diyebilirim. Onur Pantera ve Megadeth fanıdır. Ali Type O Negative fanıdır. Anıl da Opeth ve Sweedish Death Metal gruplarını yoğunlukla dinler. Tabii çok farklı türler ve gruplar da dinlediğimiz oluyor. Özellikle son dönemlerde metalcore tarzında Amerika’da çok sağlam gruplar ve albümler cıktı. Mesela Devildriver benim son zamanlardaki favorim diyebilirim.

Sözel açıdan da bir yükselme söz konusu. Daha duyarlı ve agresif bir NWS ile karşı karşıyayız. Genel açıdan bakınca ilk albümde tam olarak ne anlatmak istediniz ki; From Inside anlayın artık dercesine çığlık çığlığa?

Aslında her iki albüm de sözel içerik olarak yer yer farklı yer yer de ortak temaları içeriyor. “Born In A Conflict” albümünde genel olarak çevremizde ve içimizde yasamış olduğumuz karmaşaları ve sıkıntıları anlatmaya çalıştık. Hatta hatırlarsan o dönem Şebek dergisi için seninle yaptığımız röportajda çevremizde birçok istenmeyen olayla karşılaşıyoruz ve hatta bunların bir kısmının nedeni bile olabiliyoruz diye bir şey söylemiştim. Aslında genel tema olarak “From Inside” da da bunu anlatmaya çalıştık. Fakat “From Inside” sözler açısından daha konsept bir albüm oldu diyebiliriz. Şöyle ki burada bir insanın geçmişte yaşamış olduğu olaylar ile bir yüzleşmesi söz konusu. Çevresiyle, kendisiyle ve yasadiklariyla, hayatinin su yasadigi sureye kadar aslinda anlamsız ve boş geçtiğini, bunu düzeltmesi için bir şeyler yapması gerektigini, geçmişiyle ilgili yaşamış olduğu olayları düşünüp şu anda ne yapmakta oldugu ve ileride neler yapması gerektiğini düşünmesiyle ilgili oldu sözler diyebilirim. Yani bir nevi kişinin geçmişiyle yüzleşmesi. Bu konu albümün genelinde sözler açısından bütünlük sağladı diyebilirim.

Clean'dan scream'e, kirli thrash'ten yer yer brutal'e kayan vokalinde sana destek olan var mı? Yani geri vokal takviyesi aldın mı Murat, merak ettim de?

Parçaların genelinde provalarda diger elemanlarla konuşuyoruz yani “beyler işte şöyle bir şeyler yaptım bu parçaya vokal olarak sözleri de şu” şeklinde, onlar da beğeniyorlarsa parça şekillenmiş oluyor.
“From Inside” açısından bakacak olursak, basçımız Onur’un albümde belli parçalarda yapmış olduğu vokaller var. Ayrıca albümün sözlerini yaparken sağ olsun bazı yerlerde sözlere de yardımcı oldu. Ayrıca Anıl’ın eski grubu Raatsiz’in vokali Alper de bize “Done” parcasinda rap vokal diyebileceğimiz bölümlerde eşlik etti. Alper’de çok iyi bir iş çıkardı o parçada, parçanın havasını değiştirdi.

From Inside, gelen tepkiler göz önünde bulundurulursa dinleyicisine istediğini verdi mi?

Açıkçası ben “From Inside” in istediğimizi şu aşamada verebildiğini düşünüyorum. Çünkü “Born In A Conflict” in çıkış tarihi ile “From Inside” in çıkış tarihi arasından yaklaşık 6 sene gibi bir süre geçti ve malum bu sürede bu müziğe dinleyici bazında yeni bir jenerasyon eklendi ve bu adamlar da sonuçta NotWithStanding’den ve de ilk albümümüzden doğal olarak habersizdiler. Ama şimdi bize gelen maillere ve bizle ilgili yorumlara bakıyorum da gerçekten yeni jenerasyon da artık bizi biliyor ve bizi tanımaya başladı bence.

Tabii bir de tarz açısından maalesef ön yargı ile yaklaşan bir kitle var ve dikkat ediyorum bu arkadaşların çoğu hiçbir şekilde albümü dinlemeden, parçaları bilmeden, yani bir araştırma yapmadan etmeden grupla ilgili maalesef atıp tutuyorlar. Gerci bu sadece bizle ilgili bir durum da değil, diğer Türk gruplarına karşı da aynı yaklaşım söz konusu. Yani bu arkadaşlardan tek ricam lütfen bizlere senin de bildiğin gibi “Türk grubu bunlar” şeklinde bir ön yargıyla yaklaşmasınlar. Gerçekten yurtdışından takip etmeye çalıştığım kadarıyla özellikle şu dönemde ülkemizde çok kaliteli albümler piyasaya çıktı. Birçoğunun bence yabancı gruplardan üstün olduğu yönler de var. Ama hak edilen desteği maalesef bu gruplar alamıyor. Bu tarz negatif moddaki arkadaşlardan ricam lütfen bilmedikleri, dinlemedikleri yerli gruplar hakkında yorum yapmasınlar.

Uzun süredir yurt dışında olduğunu biliyorum. Bu NWS konserlerini nasıl etkiledi? Biliyorsun ki sizi canlı dinleme fırsatım hala olmadı... En yakın ne zaman canlı dinleyebileceğiz?

Aslına bakarsan yurt dışında olmam birazcık grubu olumsuz etkiledi sanırım. Açıkçası garip de buluyorum bu durumu çünkü grup dağılmadı ki sonuçta parça yapmaya, çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Vokalleri Atilla yapıyor şu anda. Fakat dağılmışız gibi bir intiba var. Ayrıca grup da konserlerde çalmak istiyor, albümü beğenen arkadaşlar da sağ olsunlar parçaları canlı olarak dinlemek istiyorlar. Buradan da gerek Izmir’de olsun gerekse de Türkiye’nin başka yerlerinde olsun konser organizasyonu yapmak isteyen arkadaşlara soyleyelim. NotWithStanding ile sizler aracılığıyla bağlantıya geçip konser için görüşebilirler. Çünkü ortada müziğe devam eden, konserlerde calmaya hazır bir grup var. Tabii ki şu anda ben grup adına konuşmuş gibi oluyorum ama en azından az önce de söylediğim gibi bize ulaşamıyorlarsa sizlerin aracılığıyla bizlere ulaşabilirler.

Metal müziğin yerli gruplar açısından daha favori olduğu dönemlerde kısmet olmayan ama şimdilerde ise sık sık düzenlenen iddialı festivallerimiz var. Yitik Zaman Savaşçıları adlı dağılan köklü grupları hatırlattığım röportaj dizimi şöyle bir gözden geçiştirince fark ettim ki; dağılmayan ama Yitik Zaman Savaşçısı olan birçok grubumuzda var. Ben cidden yitirilen bir zaman olduğunu düşünüyorum. Festivaller için alt grup bulunamadığı son durumumuzda sen neler düşünüyorsun?

Yitirilen zaman olduğunu bazen ben de düşünüyorum. Yani 1999 yılında yaşanan satanizm hadiselerinin ben biraz Türkiye’de bu müziği gerilettiğini düşünüyorum. Bu olaylar o dönemde birçok grubun dağılmasına sebep oldu. Sadece gruplar da değil bir çok fanzinin, bir çok bu müzikle doğrudan veya dolaylı olarak ilgisi olan organizasyonun da yok olmasına neden oldu. Bir de arkasından gelen ekonomik kriz ve bunun getirdigi korsan müzik satışları sonucunda bu müzikle uğraşan işyerlerinin kapanması da bence gerçekten bu yitik zamanın oluşmasına neden oldu. Fakat yaklaşık son 2 senedir bence çok güzel konser organizasyonları, festivaller oluyor. Geçen sene 50’nin üzerinde yabancı grup Türkiye’ye geldi. Bu sene de yabancı gruplar bildiğim kadarıyla gelmeye devam ediyor. Ayrica cok saglam gruplar cikmaya başladı. Çok da kaliteli albümler var artık piyasada. Bunlar çok önemli olaylar bence. Bu yüzden de bence ümit verici gelişmeler oluyor diyebilirim. Umarım yine eski yaşanılan olaylar tekrar yaşanmaz ve genel anlamda rock piyasası olarak tanımlanan kavram ülkemizde de oluşabilir.

Murat umarım bir daha NWS bu denli bir ara vermez ve kalitesine yakışır albümlerle devamlı bizimle olur. Son olarak söylemek istediklerinle küçük bir ara verelim ve en yakın konserde beraber headbang yapmak üzere vedalaşalım... Söz senin...

Valla biz de öyle ümit ediyoruz. Umarım bu denli aralar vermeyiz. Öncelikli düşüncemiz grup 2007 senesinde 10. yılına girecek. Bu yüzden de kesinlikle o sene bir albüm piyasaya sürmek istiyoruz. İlk hedefimiz açıkçası şu an için budur.

Son söze gelince de dinleyicilere ellerindeki yerli grupların değerlerini iyi bilsinler. Gruplar gerçekten çok büyük özveri ve fedakarlıklarla bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Hem de hiç bir şey beklemeden, karşılığında bir şey alamayacaklarını bile bile. Beğeni elbette ki görecelidir, yani körü körüne desteklesinler demiyorum. Ama yine de beğendiklerini desteklesinler, arkasında dursunlar. Bir de lütfen araştırsınlar çevrelerinde neler olup bitiyor. Neyse biraz çenem açıldı artık kusura bakma. Çok keyifli bir röportaj oldu, teşekkürler.

Ha bu arada ben de sana bir soru sorayım. Sen albümdeki parçaları nasıl buldun? Ya da en çok hangisini beğendin diye sorayım. Favori parçan var mı?

Aslında favori parçam var ama ben albümü baştan sona zevkle dinlediğim için söylemeye gerek duymuyorum. Bana vakit ayırdığın için çok teşekkür ederim Murat. Her şey gönlünce olsun…


Bora Kayıhan

Turkrock.com - 17 Mayıs 2006



Gönderen: venedikli534  [04 Şubat 2007 05:18:49]
Okunma Sayısı: 164

 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com