|
‘Sokak Kızı Karşınızda’
Nazan Öncel geçen hafta Ankara'da verdiği konserde izleyicileri kelimenin tam anlamıyla büyüledi. ‘Yani biz şimdi dünya gözüyle Nazan görmüş olduk, değil mi? Dedirtti.
16 yıl olmuş Nazan Öncel Ankara'ya gelmeyeli. Sahnede kendi söyledi bunu, biz onun yalancısıyız. Ama yaşadıklarımızın, gördüklerimizin hepsi gerçek. Nazan Öncel, bir önceki cumartesi Ankara'daydı ve iki saat boyunca izleyenleri kelimenin tam anlamıyla büyüledi.
İflah olmaz Nazan Öncel hayranlarındanım. Yazının tarafsızlığına gölge düşürecek belki ama konserin sonunda, “büyülenme” mevzuunda herkesin benimle aynı fikirde hemfikir olduğunu görmek, bu cümleyi çekincesizce kurmamı sağladı.
Konsere giderken tedirgindik. Hayır, Nazan Öncel'le ilgili değildi tedirginliğimiz; onun performansı ile ilgili bilgi sahibiydik zaten, daha önceki konserlerini izleyenlere anlattırmıştık bol bol. Tedirginlik Ankara'yla ilgiliydi. Böylesi konserler tehlikelidir bu şehirde. Salonun dolmaması gibi bir risk vardır. En olmayacak konserler dolu olurda “hemen bilet alalım, sonra bulamayız” dediklerimiz boş geçer. Buna rağmen , Ankara dinleyicisi iyidir; gelenin hakkını verir. Böylesi bir tedirginlikle gittik konsere ama neyse ki beklenen olmadı. Salon hıncahınç değildi ama doluydu. Sevindik. İlan edilen başlama saati geldiğinde iştirakçilerin yarısı dışarıdaydı daha. Bu 20 dakikaya mal oldu. Yıllardır bekliyorduk zaten, bu kısacık süreyi ona ekledik. Dereken “beklenen an” geldi. İskender Paydaş ve Hamit Ündaş yönetimindeki orkestra sahneye çıktı, ışıklar söndü ve “Hüp”ün ilk notaları duyulmaya başladı, Nazan Öncel ha çıktı ha çıkıyor derken şarkı bitiverdi ama hemen arkasından, en güzel şarkılarından biri eşliğinde sahnede belirdi. “Gidelim buralardan” Bütün çoşkumuzla şarkıya eşlik ettik, sonunda ellerimiz patlarcasına alkışladık. Sonrası sahiden rüya gibiydi. Aldığım notlar ve şahitler olmasa inanmakta güçlük çekeceğim bir rüya… Beraber izlediğimiz arkadaşlarımdan birinin, konser bittikten sonra kurduğu cümle olayın özetiydi aslında: “Yani biz şimdi dünya gözüyle Nazan'ı gördük değil mi?” “Efendim sokak kızı huzurlarınızda” sözleriyle başladı konser, “Sokak kızı”yla sürdü. İki saat, aralıksız, su bile içmeden söyledi şarkılarını, Nazan Öncel Son albümüm neredeyse tamamı; başta “Bir şarkı tut” olmak üzere “Göç”ün en mühim şarkıları; “Dillere düşeceğiz seninle” den “Aşk beklemez” e özlediğimiz şarkılar... “Bu havada gidilmez” de cabası. Bis'teki ve baştaki enstrümantal “Hüp” ü saymazsak, toplam 25 şarkı ! Benim gibi katıksız Nazan Öncel hayranları için devede kulak belki ama yıllar süren bekleyiş sonunda buna da şükür. Sadece “efendi” şarkıları söylemedi elbette “Sokak kızı”nın şokunu üzerimizden atamamışken bir de “Sokarım politikana” patlattı ki en umulmadık yerde, varın düşünün halimizi.Repertuar şahaneydi.. “şöyle zımba gibi bir şarkı olsa şimdi” dediğimiz yerde “bunun seveni çoktur” diyerek “of of” söyledi; “Canım” ne güzel olurdu şimdi, derken, şarkının ilk notalarını duyduk. Konserin ilk sürprizi “Her nerdeysen”di zaten, akabinde “Ah aşkım” geldi, sonrasında yukarıda andığımız şarkılar.
Bunların Nazan Öncel yorumlarını dinlemek bambaşka bir keyifti. Şunu fark ettik bir daha: Nazan Öncel sevenler, her kim söylerse söylesin, onun şarkılarına sahip çıkıyor. Hem “Ah aşkım”a, hem “sen beni öldürüyorsun”a, hem diğerlerine eşlik etti salondaki herkes. Nazan Öncel'in bir cümlesi vardı, konser esnasında sarf ettiği: “Şarkılarım kalbinize değiyorsa, ne mutlu bana”. Her şarkıya eşlik eden kalabalık, bu cümledeki gizli kaygıyı yok ediyordu aslında. Nazan Öncel, “Canım”ı söylerken pek kimsenin fark edemediği küçük bir değişiklik yaptı şarkıda: ”Sende bir kalp varmı, boş mu dolumu / Varsa içinde az biraz Nazan bulunur mu?”. Bilmiyordu ki, o esnada kalbimiz baştan aşağı Nazan'dı: Hep ve her zaman Nazan.
Birgün Gazetesi - 05 Haziran 2005
|