Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde



Manowar

> Scott Colombus İle Warriors Of The World Albümü Hakkında Röportaj !

 Biyografi | Diskografi | Fotoğraflar | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basında | Forum
Scott Colombus İle Warriors Of The World Albümü Hakkında Röportaj !

"Biliyorsunuz bir kayıt yaptığımızda ‘Louder Than Hell’ gibi kayıtlardan yararlanırız. Kayıt bittiğinde albümün çıkış tarihi belirlenir. Promosyon başlar, konser kayıtları ve benzeri şeyleri yapmaya başlanır. Tüm bunlara başvurulduğunda piyasaya sürülürler ve birçok gösteri yaparız. Bunlara hareketli kayıt ünitelerimizi ve iki büyük konser kayıtlarımızı ekleriz. Böylece 4 CD’den fazla kayıt ortaya çıkar. ‘Gloves Of Metal’ ve ‘Revelation’ her ikisi de iki parçadan fazladır. İnsanlar soruyorlar ‘Neden iki CD yaptınız ve neden iki çift konser CD’si? 1996 yılında ‘Louder Than Hell’ piyasaya sürüldüğünde bu kaydı son gösteriye kadar tam destekleyerek çaldık ve Aralık 1999’da Moskova’da 4 yılda bitirdik. " - Scott Colombus ..

Warriors Of The World Röportajı

Kostas: Merhaba.
Scott: Merhaba. Nasılsın?
Kostas: İyiyim. Teşekkür ederim. Hemen başlayalım. ’Warriors Of The World’ hakkında bize neler söyleyeceksin?
Scott. Dinledin mi?
Kostas: Evet. Tabi ki.
Scott: Hepsini mi?
Kostas: Evet ama kasette dinledim. Biliyorsunuz ‘Warriors Of The World’ piyasaya çıktı. Yayın izni 27 Mayıs’ da çıktı. 15 Nisan 2002’de çıkacak. İlk stüdyo kaydımız 8 ay önceydi. Herkes bunu biliyor.
Kostas: Bu albüm neden bu kadar uzun zaman aldı?
Scott. Biliyorsunuz bir kayıt yaptığımızda ‘Louder Than Hell’ gibi kayıtlardan yararlanırız. Kayıt bittiğinde albümün çıkış tarihi belirlenir. Promosyon başlar, konser kayıtları ve benzeri şeyleri yapmaya başlanır. Tüm bunlara başvurulduğunda piyasaya sürülürler ve birçok gösteri yaparız. Bunlara hareketli kayıt ünitelerimizi ve iki büyük konser kayıtlarımızı ekleriz. Böylece 4 CD’den fazla kayıt ortaya çıkar. ‘Gloves Of Metal’ ve ‘Revelation’ her ikisi de iki parçadan fazladır. İnsanlar soruyorlar ‘Neden iki CD yaptınız ve neden iki çift konser CD’si? 1996 yılında ‘Louder Than Hell’ piyasaya sürüldüğünde bu kaydı son gösteriye kadar tam destekleyerek çaldık ve Aralık 1999’da Moskova’da 4 yılda bitirdik. Bu gezi konser kayıtları ve tur kayıtları dört yıllık gezinin kayıtlarıydı. Daha sonra 2000 yılında bunu başarınca ‘New York’ da ki en son sayısal kayıt stüdyosu monte etmeye başladık. Bu montaj kısa sürdü. Çünkü dediğin gibi ben bir teknoloji tutkuyum. Bu sürede gruptakiler dinlendiler ve alınabilecek en iyi gitar performansını istedik. ’Her şeyin en sonu en yüksektedir’ (Alexander Velzevoul Ketensian). Peki, fark ne? Detaylara girmek istemiyorum.
Alex: Detaylara inebilir misin? Benim için. Lütfen.
Scott: Profesyonel araçlarla çalmak oyuncakla oynamak gibi eğlenceli.
Alex: Konsol mu? Kayıt sistemi neydi?
Kostas: Alex bir Ses Mühendisi.
Scott: Ses mühendisi misin? Bunu sonra konuşuruz. Ses araçları içindeysen MIDI arayüzleri, ses giriş – çıkışları, spdf kabloları, farklı sayısal bağlantılar, mini saati ve tüm ara bağlantıları bilmek zorundasın. Bunlardan faydalanınca kusursuz bir iş elde edersiniz. Çünkü kayıt sırasında yaratıcı şeyler yaparken son istediğin şey ‘Pekâlâ bu kusursuz bir riff’.( Scott çal tuşuna bastığında şöyle yapıyor). Uuuvvv. Scott korkunç bir sesi taklit etmeyi denediğinde kötü bir eşleşmedir (Gülmeler). Bu kahrolası şey eş zamanlanmadı. Böylece bu süre içinde birbirine benzemeyen tüm parçalardan yararlanırız. Senin bu sorunla karşılaştığını düşünüyorum Alex.
Alex: Evet karşılaştım.
Scott. 2000 yılında. Manowar’ın posterleri, resimleri, manşetleri ve iç çamaşırlı kızları vardı. Her şeyi geçen 15 – 20 yılda topladık ve bu aşamaya geldiğimizde bunları arşivledik. Veri tabanına ekledik. Böylece her ne zaman bir video veya birkaç resmi piyasaya sürme ihtiyacımız olsa her şey parmaklarımızın ucundadır ve örneğin aradığımızın ikinci bina on yedinci telefon hattının en alt çekmecesinde olduğunu biliyoruz. Artık kaybedilecek daha fazla vakit yok. Kesinlikle nerede olduklarını biliyoruz. Tekrar piyasaya dahi sürdük. Çünkü ‘Battle Hymns’, ‘Into Glory Ride’ ve ‘Hail To England’ yirminci yıldönümündeler. Böylece bu üç albümü röportajlar ve resimlerle yeni bir kitapçık gibi sayısal (dijital) ortamda geliştirdik ve harika oldular. Eski grup üyeleri de vardı. Ross ve ilk davulcumuz Donnie Hamzik’ i New York’ da bulduk. Onlarla çalışmak eğlenceliydi. ‘Hell On The Earth Pt1’ videosu stüdyoda birlikte dahi ekledik. Bunu piyasaya sürdük ve daha sonra DVD 5,1 sürümünü tekrar düzenledik.
Alex: Düzenleme neden bu kadar uzun sürdü?
Scott. Henüz hazır değildim. (Gülmeler) Hem ‘’Hell On The Earth Pt 2’’ ve ‘’Hell On The Earth pt 3’’ yapıldı. Böylece tam uzunlukta iki video hazırladık.
Alex: Hepsi mi?
Scott: Evet hepsi. Manowar’ın tarih kitabı yazıldı ve tarihide oluşturuldu. Son altı yıl birçok şey ürettik. Özellikle son iki yıl. Yeni albümü kaydetmek ve bestelemek yaklaşık olarak bir yıl aldı. Bu kayıtlar süresince stüdyo sürekli hazır haldeydi ve bu şekilde kusursuzca çalışıyordu (Scott tahtaya vuruyor) Herkesin altı yıl önce çıkan bir albüm olarak bilmesini istiyoruz. 2003’ün sonundan önce yeni kayıtlarımız olmalı. Teknoloji bugün nasıl biliyorsunuz. Bilgisayarımda sıralı halde birkaç şey var ve iş sırasında otobüste şarkılar üzerinde çalışabilirim. Böylece şarkı yazarken işimiz hızlanacak. Kısa bir soruya uzun bir cevap.
Kostas: Esasen kayıtlar iki yıl önce bitti. Dört yıl önce turdaydınız. Tur neden dört yıl sürdü?
Scott. Önceki yıllar kahrolası insanlar ‘Hadi çalın bizim için’ demeyeceklerdi. Çalmakla ödeyemedik. Böylece yeni bir kaydı yapmak zorunda kaldık. Altı ay çaldık ve ‘Lanet olsun, burası çalmak için iyi bir yer değil. Buradaki gürültüden yeni bir bile kayıt yapılabilir’ (Gülmeler). Hayır. Ciddiyim. Geri döndükten sonra ‘Pekâlâ, kahrolası kaseti çevir ve bir, iki, üç, dört’. Birçok güzel şey yaptık ve sanırım Chris ‘Hail To England’ ve ‘Sign Of The Hammer’ı Toronto’daki Phase One stüdyolarında 11 günde yaptık.
Kostas: Besteler ve kayıtlar?
Scott: Parçalar çok güzel yazıldılar fakat tamamlayıp kaydettiğimizde anlamsız gibiydiler. İngiltere’ye gittik ve ‘Sign Of The Hammer’ı yazdık. Fakat yazdıklarımız şimdikinden çok farklılar. Ayrıca yazdıklarımız bizi geriye götürmeyecek ve bu tip kayıt daha kaliteli olduğundan bizi bir adım ileriye götürecektir. Bu kayıtlar ‘Louder Than Hell’in üzerinde bir gelişimdi. Albüme yabancı bir şey veya boktan bir şey koyamazsınız. Bunu yapmayı istemiyoruz. Bunun bir diğer sonucu ise parçalarımızın istediğimizden daha uzun olmasına sebep olması. Bu şekilde daha titiz davranmaya ve mükemmeliyetçi olmaya yönelirsiniz.
Kostas: Başka soru yok (gülmeler). Sana bir şey sormaya korkuyorum. Çok uzun konuşuyorsun (gülmeler).
Scott: Çok fazla mı konuştum? Kısa cevaplar vermeyi deneyeceğim.
Kostas: Pekâlâ. ‘An American Trilogy’ de neden bu kadar az bulundun? Çok ilgisiz ve albümün çok gerisinde olduğun gözüküyordu. Bunu hiç olmazsa bana anlat.
Scott: Öyle miydi? Beste ve kayıtlara başladığımızda kayıtlar çok iyi başladı. İki veya üç parçayı bitirdiğimizde kaydın ne tür ilerleyeceğini hissedersiniz. Daha sonra dört veya beş parçayı yaptığınızda büyük bir resmin küçük parçalarını yapacağını anlarsın. Parçaların birlikte nasıl işlediklerini anlarsın. On yıl önce ‘An American Trilogy’ i yapmak istedik ve on yıl önce uygun bir zaman değildi. Biliyorsunuz kayıtlarımızın hiç birinde kimseye ait bir şey koymayız. Konserlerde coverladığımız parçalar olabilir. Fakat kasıtlı olarak bir parçanın versiyonunu yapmadık. Albüme başlama yolunu hissettik ve bu parçayı yapmayı daima istedik. Elvis bizi çok etkiliyor ve albümün geri kalanı uygun olacaktı. Elvis yaşadığı dönemde yenilikçiydi. Kimseye boktan şeyler sunmadı. Sadece bir yerde olmak istedi. O Rock’ Roll’ un kralıydı ve daima çok muhteşem düşünürdü. Daima büyük bir Elvis hayranı olacağım ve bu hayranlığım büyük bir şarkı olduğunu düşünüyorum. Bu hayranlığım heyecan ve enerji dolu.
Kostas: ‘The American Trilogy’i ilk dinlediğimde Elvis coveri olduğunu bilmiyordum ve özellikle ‘Şeref, şeref. Tanrıya şükür’ sözleri ile bir tür kilise ilahisi gibi olduğunu düşündüm
Scott: Bu parça ilgileniyor musun?
Kostas: İyice. Detaylı olmasa da gazetelerde birçok şey okumuştum.
Scott: Kısa tutacağım tamam mı? (Gülmeler) ‘The Trilogy’ açıkça üç kısımdan oluşur. Birincisi Dixie adlı. Dixie sivil savaş süresince Amerika Güney Kuvvetleri için yazılmıştı. Ortadaki bölüm All My Trials’dır. Bu bir tür ilahi veya bir duanın düzenlenmesidir. Böylece kilisede duyacağınız müziğe benzer dediğinizde haklısınız. Aslında bir tür dua veya ilahindir. Kuzey ve Güney Kuvvetlerini düzene sokmak için bir tür düzendir. Bu düzen parlak bir oluşumdur.
Kostas: Böylece Manowar’ın lirikselliğine uygundur.
Scott: Evet ses ve liriksel olarak uygundur. Bu albüme uyacağını düşünüyorum.
Kostas: Kasette A ve B yüzlerini dinlediğimden beri A yüzündeki ‘Call To The Arms’ hariç tüm parçalar yarım tempoda gibiler. Neden bir kaset yanı boyunca yarım tempoda ilerlemeyen veya hızlı parçalar kullanılıyor?
Scott: Böyle yapmak heyecan vericidir. Böyle hissetmenin sebebi muhtemelen bu tarzın dışında şeyler dinlememendir. A tarafını dinlediğimde küçük nakaratlar duyarsın. B tarafını dinlediğinde başka bir dünyadaymışsın gibi hissedersin. Albümü daha sonra dinlediğinde bir tür seyahat kitabı veya güzel bir film izliyormuş gibi hissederin. ‘Call To The Arms’ ile yolculuğa çıkar, ‘Fight Freedom’ ile yalakalık yapar, ‘Nessum Dorma’ ile sola döner ve ‘Ne cehennem oluyor burada? Fakat bu harika’ dersiniz. Albümün yarısında ‘The March’a geldiğinizde ‘Bu lanet enstrüman da ne? İyi ama bu klasik enstrüman parçaları’ dersiniz. Son parça ‘Nessu Dorma’. Ne becermektir bu? (gülmeler) Çok duygu yüklü bir parça olduğunu düşünüyorum.
Kostas: Albümün coveri hakkında ne diyeceksin? Kings of Metal’i andırıyor. Bu büyük benzerliğin sebebi ne?
Scott: Öyle mi düşündün?
Kostas: Albümün coveri için henüz öyle düşünmedim ama single için evet. ’Gizli’ Internet sitesinde albümün coverını gördüm.
Scott: ( G4 Mac bilgisayarını bana doğru çeviriyor ve albümün coverini gösteriyor. Gerçekten Kings of Metal’i andırıyor). Önde bir bayrak var ve diğer bayraklar arkada. “The Heavy Metal Warrior” temasını geliştirerek koruyoruz. Denetlemek istediğimiz için aynı zamanda bir video kaydım dahi var. Bu “Warriors of the world” için hazırlandı.
Kostas: Sonunda video bir eğlence aracı gibi albümde yer alacak mı?
Scott: Bu henüz tamamlanmadı. Bu Pazar kopyası henüz elime geçti. Yeni tamamlandı ve bununla ne yapacağımızı henüz bilmiyorum.
Kostas: Bu kaydı tabiî ki piyasaya süreceksiniz. Kesinlikle.
Scott: Henüz bilmiyoruz yeni yaptık. Birçok insan gibi gala da göreceksiniz. Videoyu ilk kez pazar izledim ve bugün cuma.
Alex: Muhteşem olduğunu hissediyorum.
Kostas: Özel olduğunu hissediyorum. Neden kendiniz hazırladınız?
Scott: Biz mi hazırladık?
Kostas: Hazırlamadınız mı?
Scott: Evet biz hazırladık.
Kostas: Neden daha sonra söylediniz? Örnek için neden yapımcı yok?
Scott: Sorundaki niçin… Tüm kayıtlarımızın en iyilerini hazırladık. Herhangi bir şekilde son bir kaçı ve iyi sonuçlarla mutluyken bunu yapacağımızı biliyorduk. Neden başka insanlar mutlu olsunlar? Ronald Prente’imiz var. Son kayıtları yaptı ve iyi bir iş çıkardı. Ronald Prente ve onun Galaxy Stüdyoları ile benzer stüdyolardaysan bilmiyorum.
Kostas: Evet Belçika’da.
Scott: Kayıtlarda çok iyi işler çıkardı. Aslında bu kişiler teknolojiyi sıkı takip eden insanlar. Bu kişiler Super Audio CD işi içinde olmalılar.
Alex: Doğrudan sayısal akım(DSP).
Scott: Bu formatla ilgileniyor musun?
Alex: Evet. Bir buçuk yıl kadar ilgilendim.
Scott: Pekâlâ. Ronald Prente Super Audio CD 5,1’i piyasaya sürerken ve Heavy Metal kaydı yaparken o kayıtları Sony – Philips çevrim kartlarında çalışıyor. Super Audio CD sürücüm olmadığı için özürüm yok. 27 Mayıs’ta almak zorundayım. Albümün çıkış tarihi (Gülmeler).
Alex: Niçin DVD değil? Bize daha iyi birkaç şey söyle?
Scott: DVD Audio SACD’den daha iyi değil.
Alex: Birkaç şey daha.
Scott: SACD’nin mükemmel bir format olduğunu düşünüyorum. Hey belki tüm formatlarda o kullanılır. Kim bilir? İlk önce CD vardı gelecekte SACD, CD veya kasette ki tüm formatlarda onu kullanıyor olabiliriz. Kim bilir? (Gülmeler).
Kostas: Warriors Of The World single’ında görüntülü ortam var. Bu single’dan “Gizli” Manowar sitesine gidilebilir ve Warriors Of the World’ün coverinin bir parçasını alabilirsiniz. Bunu çok reklâmsal bir şey gibi düşünmeyin.
Scott: Üzgünüm. Bu site hakkında tekrar ne söylendi?
Kostas: Bilmiyor musun?
Scott: Hayır. Fakat Single’dan bir siteye gidebileceğini ve bu sitede göze çarpan bir cover bulunduğunu söylüyorsun doğru mu?
Kostas: Evet doğru.
Scott: Bunda yanlış olan ne?
Kostas: Cover’ ı görmedim. Sadece birkaç parçasını görüyorsun. Doğru hatırladıysam her hafta biri, bir öncekiyle birlikte dokuz parçaya bölündü.
Scott: Bunda yanlış olan ne?
Kostas: Bu gerçekte ticari bir sanat. Tamamen karşı değilim.(Kostas’ın notu: Ticari gözüküyor fakat çok doğru değil.)
Scott: Onlara bakma. Zaten bakmak zorunda değilsin. Bu hayranların ileriyi daha iyi görebilmeleri için yapılmış bir şey. Haftada bir kez Noel’in bir türü gibidir.
Kostas: Immortal grubu ile ABD’de tura çıkacağınızı duydum. Doğru mu?
Scott: Tur olacağını tahmin ediyorum. Fakat Manowar’da henüz bir plan görmedim.
Kostas: İki grup arasındaki bağlantı nedir?
Scott: Keşfedeceğim. Çünkü bu bana yeni bir şey. Bu gerçek bir sorun. ABD’de sadece altı gösteride çaldık. Son gösterimiz cumartesi New Jersey’deydi. Pazar ise Avrupa’ya uçmak için uçak kiraladık. Her şeyin hızlı ve çılgın olmasına karşın 10 gün sürecek. Sonra Philadelphia’ya geri döneceğiz. Bunun sadece bir gösteri olduğunu biliyorum. Çünkü tur hakkında konuşabilmemiz için dinlenmemiz gerek. Böylece tur hakkında bilgi vermek için henüz çok erken.
Kostas: Çünkü Immortal sizinle tura çıkmak için Hypocrisy, Sinister ve diğer gruplarla turlarını iptal ettiler.
Scott: Bu süre boyunca gelişme oldu mu?
Kostas: Evet.
Alex: Yardımcıların olabilir miyiz? Manowar hakkında senden daha çok şey biliyoruz.(Gülmeler).
Scott: Çoğu kez sahneye çıktığımda birlikte çalacağımız grupları bilmem.
Kostas: The Lord of Rings’i izledin mi?
Scott: Ne yazık ki henüz izleyemedim. Bu filmin çok çok iyi olduğunu duydum. Doğru mu? Siz izlediniz mi?
Kostas: İki defa sinemada izledim.
Scott: Şiddetle tavsiye ediyor musun?
Kostas: Kesinlikle.
Scott: Harika. Piyasaya sürüldü mü? DVD’de sürüldü mü?
Kostas: Evet birkaç ay sonra sürülecek.
Scott: Satın almak zorundayım.
Kostas: Kahramanlık filmi için müzik yapmayı göz önünde bulundurursan.
Scott: Soundtrack gibi mi? Mükemmel olacağını düşünüyorum. Bunu kahramanlık filmi veya farklı filmlerde kullanmak Manowar’ı ilginçleştirir.
Alex: Conan…
Scott: Evet. Conan bölümleri 7 veya hepsi.(Gülmeler). Elbette sevilir hale getirilebilir.
Kostas: Sadece bir gruptasın. Sitelerde mp3 satıldığını görüyorum. Niçin mp3 sattığını sana soramıyorum. Çünkü mp3 yaparak geçimini sağlıyorsun. Fakat neden bir hayranınız bedava mp3 indirmek için sitenizden mp3 almalı?
Scott: Hayranlar bedava sadece bir parça alabilirler.
Alex: Bu yasadışı mp3 e teşvik eder. Birinci mp3’ü sat sonraki bedavadır.
Scott: Evet biliyorum. Napster / Gnutella olması büyük bir münakaşadır. Ne biliyor musun? Teknolojiyle mp3 birlikte çok mükemmeller; mp3’ler harika ve asıl kavram düzenli olmasıdır. Küçük bir yerde tonla bilginiz var ve oynatıcınız da taşınabilir. Bu çok mükemmel bir kavramdır. Bu CD’lerin kopyasını yapmayı var saymadığım gibi bir şeydir. Fakat böyle yapmak yanlıştır. Mp3’ün gelecekte ne olacağını görebiliyorum. Bilinmeyen veya yeni bir grubun mp3’lerini sadece dinlemek için alırsın ve gruptan memnun kaldıysan mp3 kullanmak yararlıdır.
Alex: Bu mp3 olayını kapatalım. Zaman hakkında konuşuyoruz.
Scott: Zamanın içindeyken ne hissediyorsun? Zamanın içinde olmak benim için bir sorundur.
Alex: Bence de öyle. Zamana yardım edemiyorum. Zaman özgür… Neyse Yunanistan’da CD çok pahalı. (Kostas: CD aslında 14$ veya15 Euro’dur). Böylece mp3 kullanarak tasarruf yapabilirsin.
Scott: Lehte ve aleyhte olan öneriler.
Alex: Bizler acayip teknoloji düşkünleriyiz.(Gülmeler). Bu acayiplik bizim için çok kolay.
Kostas: Manowarla çalışmaya başladığında kendinle yüzleşebiliyor musun? Bize bu konuda ne söyleyebilirsin?
Scott: 1983’den ileriye gittiysem kendime ne diyebilirim?
Alex: Kendini önde görmek ve ünlü olacağın vb. şeyleri bilmiyordun.
Scott: Pekâlâ. Fazla içme(Gülmeler).
Kostas: Prezervatif kullan(Gülmeler):
Scott: Evet evet. Prezervatif kullan. Bu iyi bir şey! Harika bir fikir! Bu fikir doktor seyahatlerinden koruyacaktır.
Kostas: Manowar albümlerinde gelişme olacağını düşünüyor musun?
Scott: Bu soruyu önceden cevaplamıştım. Geliştireceğimizi düşünüyorum. Müziğimizi bilinçli olarak ileriye taşımayı deniyoruz.
Kostas: Müziğinizi ve sesinizi geliştiriyor musunuz?
Scott: İkisini de. Bu kayıtta birçok farklı şey yaptığımızı düşünüyorum. Sonuçta müziğimizi geliştirdik. Çok yönlü ritim gitar taramaları ve vokalin şiddetine yardımcı olan farklı şeyler yaptık. Birazcık zengin, birazcık yüz kızartan ses, biraz kalın ve kayıtlara çok boyut kazandırdık. Albümü dinleyene kadar bekle. Kaseti dinlediğinde hangisinin doğru olduğunu anlayacaksın. CD’yi bitirdiğinde öldürücü bir kayıt olduğunu anlayacaksın. İnan bana çok eleştiriciyim. Birçok parçası olan ev – stüdyo sistemim var ve iyi hoparlörlerle dinlemek etkileyicidir. Sesler gerçekten hoş.
Kostas: Küçük bir soruya büyük bir cevap. Manowar bu kaydı ve belki de binleri bulan bu şeyleri piyasaya sürüyor. Bu hayranlar için çok kısa zaman için fazla değil mi? Tüm hayranlarınızın ürünlerinizi alması için herkesin parası bereketli değildir. Onlar olağan kişiler.
Alex: Öneri: Bir defa.
Scott: İstediğin zaman satın alabilirsin. O ürünler daima oradadırlar.
Alex: Hayır daima orda değiller.
Scott: Ne demek istiyorsun?
Alex & Kostas: Yunanistan’da özel ürünler var. Bu ürünleri kaçırdığında kendine mazeret uyduramazsın. Bazen internetten satın almak zorundayız. Eğer bir ürünü kaçırdıysanız, kaçırdınız demektir.
Scott: Ne yazık ki böyle internette on beş bin daha iyi şeylerin olduğunu bilmem güzel. İnternette istediğin şeyi hemen veya daha sonra alabilirsin. Diğer şekilde “Burada iki ürün var ve bende ikisinden de var. Şimdi ne olacak!” denilir. Hangisi daha kötü?
Kostas: Burada satış noktanız var.
Scott: Bazı zamanlar bundan şikâyetçi olunuyor. Çünkü yeterince ürün elimizde yoktur. Bazen de çok fazla ürün olduğunda şikâyet edersiniz.
Alex: Pekâlâ haklısın.(Gülmeler).
Kostas: Pekâlâ röportaj yaptık. Sitedeki çocuklar bizi öldürecekler. 20 dakika sürecek röportajı 40 dakikadan daha uzun bir sürede yaptık! Eşlik ettiğin için teşekkürler. Kendine iyi bak.
Scott: Siz de çocuklar. Bu röportajda gerçekten çok eğlendim.

Heavymetaltr.com - 20 Şubat 2002



Gönderen: iba_death  [14 Aralık 2006 10:46:01]
Okunma Sayısı: 240

 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com