Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde



Kargo

> Herkesin Cenneti Kendine Göredir

 Biyografi | Diskografi | Fotoğraflar | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basında | Forum
Herkesin Cenneti Kendine Göredir

1992'de Kadıköy'de kuruldu. Kargo ismini almadan önce "Acil Vaka" ve "A Rh+" adı altında çalıştılar. İlk pop rock albümleri "Sil Baştandı (1993), "Yarına Ne Kaldı" (1996) izledi. 2. albümleriyle popüler müzik piyasasında başarı kazanarak, yapımcıların dikkatini rock'a çekmişler, bir anlamda da rock'ın popüler olmasını sağlamışlardır. Diğer albümleri "Sevmek Zor" (1997), "Yalnızlık Mevsimi" (1998) ve "Sen Bir Meleksin" (2000)dir. Yalnızca promosyon amacıyla çıkan "Herkesin Geçtiği Yoldan Geçme" (2000) adlı bir single CD çalışması da olan grup, 2000 yılının sonlarında dağıldı.

Albümlerinizin bir değerlendirmesini yaparsak; "Yarına Ne Kaldı", "Sevmek Zor" ve 5. albüm "Sen Bir Meleksin" aşka, sevgiye dair albümler. 4. albüm "Yalnızlık Mevsiminde ise 90 sonrası yaşanan kültür karmaşası, bireysel yalnızlıklar, umutsuzluklar ve bunun topluma yansıması işlenmiş. Neden son albümünüzde bu çıta biraz düştü? Başka bir deyişle neden bu kadar light?

Selim: Konsept bir albüm yapmak her zaman mümkün değil. Daha doğrusu, sürekli yapılacak bir şey değil. Bir dönemimiz öyle geçti. Yaptığımız müzik o dönemimizi en iyi şekilde yansıtıyor aslında. Sonraki aşamada böyle bir çabaya girmedik. Zaten bu albümü daha light yapmak istiyorduk. Bunun için de bir prodüktörle çalıştık. Prodüktörümüz albümün nasıl olacağı konusunda müzikal bir düzenleme yaptı ve albüm oluştu.

Korayı Yaptığınız albüm bulunduğunuz durumla, duygusal modunuzla alakalı. "Yalnızlık Mevsimi"ni yaparken prollemlerimiz vardı. Selim'in söylediklerinin yanı sıra bunun da etkisi oldu.

Önceki albümlerin adları bir yargı bildiriyor; hayatın, aşkın trajedisi var. "Sen Bir Meleksin"de ise tanımlama söz konusu. Sıkıntı yok, aradığınızı bulmuşsunuz gibi. Aradığınız da bir melek, öyle mi?

Koray: Aradığını bulmuş demeyelim ona. Aradığını bulamamış, ama aradığının da bir melek olduğunu anlamış. Zaten bulmuş olsaydık şu anda burada oturmazdık.

Şarkılarınızın ilgi çeken bir yönü de lirikleri. Cemal Süreya, Edip Cansever, Enis Batur hatta İsmet Özel'e ait dizeler, alıntılar var. Bu ilgi liriklerinizi yazan M.Ş.Ş.'den mi kaynaklanıyor?

Selim: Bizim şiirle pek ilgimiz yok. Mehmet'ten kaynaklanıyor. Ardından da Koray geliyor. Mehmet sürekli Edip Cansever, İsmet Özel kitaplarıyla dolaşır. Onun için hayatın anlamı bu. O yüzden bizim şarkı sözlerimizle o şiirler arasında bağlantı kuruluyor.

Geçenlerde sizi 'Sabah Şekerleri' adlı TV programında izledim. Reklamın gerekli olduğuna inanıyorum. Ama yemek tarifleri arasında, mutfak robotlarının tanıtımının yapıldığı bir yerde, kendi müziğinizi ne kadar yansıtabildiniz? Size yöneltilen soru da yoktu.

Selim: Zaten o programdan sonra "ne oluyoruz" diye sorduk. Daha önce de bu tür programlara çıktık, ama böyle bir şeyle karşılaşmamıştık.

Koray: Birincisi, bu piyasada bir döngü var. Türü ne olursa olsun popüler müzik yaptığın zaman, plak şirketinin senden talepleri oluyor. Bunlara uymak zorundasın. Oyunun kuralı böyle. Bu kurala uymazsan şirket senden soğuyor, hem de yaptığın işi yeterince tanıtamıyorsun. Orada bile seni görmek isteyen insanlar, hayranların oluyor. Bunların hepsinin karışımı sonucu bu tür programlara çıkmak durumunda kalıyoruz.

Sabah Şekerleri gibi bir programda sizin seyircinizin olduğunu sanmıyorum.

Selim: Ama Sabah Şekerleri bir tanıtım programı. Bu programda göründüğünüz zaman herkes yeni albümünüzün çıktığını öğreniyor.

Burada nicelik değil nitelik önemli. Dinleyicinin sayısından çok yaptığınız iştir önemli olan. Eğer orada sizi dinleyenler varsa onların beğenisine göre müzik yapmak zorundasınız. Açıkçası ben öyle olduğunu sanmıyorum.

Koray: Öyle olduğunu sanmıyorum. Çünkü çok temiz bir dinleyici de var orada.

Selim: Bizim şirketimizin fiks bir tanıtım programı var. Ona uymak zorundayız. Zaten biz de geniş kitlelere ulaşmak isteyen bir grubuz. Bu tür programlar nitelik açısından bir şey vermeyebilir ama katılmamız gerekiyor. Bu bir şirket stratejisi.

Koray: Biz bu tür programlarda kontrolü elimizde tutuyorduk. Bu kez onu yapamadık. Çünkü bir saatlik programda yarım saat reklam vardı.

Selim: Ciddiye alınacak programlar değil, onu biliyoruz. Bilerek gittik.

Koray: Gitmek istemediğimiz programlar da var. Bunu şirkete söylüyoruz. Huysuz Virgin, Şahane Pazar gibi. Ama sabah programlarını da atarsak geriye bir şey kalmıyor.

O zaman siz yeterince özgür değilsiniz. Şarkı sözlerinize de şirketin müdahalesi oluyor mu?

Serkan: Burada da biz hakimiz. Daha doğrusu hiç karışmadılar.

Koray: Şimdiye kadar üç albümü hazır götürdük.

Selim: Bugüne kadar elli tane şarkı kaydettiysek şirketin bize karıştığı şarkı sayısı birdir. Belki de ikidir.

Peki kaset aşamasında zorluklarla karşılaşıyor musunuz? Haklarınızı alabiliyor musunuz?

Koray: Elbette birçok problem yaşadık. Özellikle "Yalnızlık Mevsimi"ni hazırlarken, öncesi ve sonrasında sıkıntılarımız oldu. Oradan edindiğimiz tecrübeler oldu. Şu anda Universal plak şirketiyle çalışıyoruz. Avrupa düzeyinde bir şirket. İşin nasıl yapılması gerektiğini bilen, senin dilinden anlayan insanlar da var, o yüzden biraz daha rahatız.

Selim: Universal sanatçı haklarına önem veren bir şirket. Bugüne kadar telif almadık, ama Universal uluslararası bir kuruluş olduğu için, bu albümden telifimizi alabileceğiz.

Bir önceki albümünüz 'Talnızlık Mevsimindeki ' Arabik Fahişemde alaturka rock denenmiş. Son albümünüzde de "Renklerin İçinde" ve 'Ayrılık Şarkısı'nda alaturka rock yapılmış. Son derece başarılı buldum.

Koray: "Arabik Fahişe"deki bir koklama, bir renk desek daha doğru olur. Son albümde, bu konudaki çalışmamızı Rıza Erekli'ye mal etmemiz lazım. Prodüktör olarak böyle bir şeyi uygun gördü. Onun projesiydi.

Selim: Albümün tamamında bunu yapmak mümkün değil. Onu taşıyacak parça var, taşımayacak parça var.

Koray: "Arabik Fahişe" grup olarak ortak bir uygulamaydı. Bu albümde ise üç şarkıda keman kullanıldı. (Gerçi bir tanesinde keman çok belirgin değil.) Bunlar da Rıza Erekli'nin bir senteziydi müziğimizde.

Son albümde vokal biraz farklı geldi bana. Daha önceki albümlerde vokal müziğin gerisinde kalıyordu.

Korayı Vokal kayıtlarında çok ince eleyip sık dokuduk. Teknik anlamda da farklılıklar yaptık. Bunlar tamamen Rıza Erekli'den kaynaklandı. Prodüktörle çalışmanın faydaları; kendimiz yaptığımızda dünya müziğini takip ettiğimiz için onlara yakın müzik yapıyorduk. Orada vokal hep müziğin altında kalır, bizdeki kadar yüzeyde değildir.

Selim: Rıza Erekli bunu fark etti, hem bize göre, hem Türkiye'deki dinleyiciye göre bir şeyler yapmaya çalıştı.

Bu albümde klasik gitar ve akustik gitar da ön plana çıkmış. Ayrıca "Renklerin İçinde" beni çok etkileyen bir parça oldu. O kadar naif, o kadar sıcak...

Selim: Evet, çok radyoluk bir albüm oldu. Ayrıca light ve net. Bizim istediğimiz de buydu. "Renklerin îçinde" de gerçekten bir saflık var. Zaten herkesin cenneti kendine göredir.

Türkiye'deki rock dinleyicisini nasıl buluyorsunuz?

Selim: Dinleyici, karşısındaki insanı değiştirip, kendi formatına sokmak istiyor. Türkiye'de rock tüketimi zaten çok az. 5-10 bin satıyordu albümler. Bir dönemin iyi gruplarına, Moğollar'a, Hardal'a lafım yok. Yeni dönemde, bizden sonra rock pazarının arttığını düşünüyorum. Eskiden insanlar rock'tan korkuyordu. Bu kırıldı bence.

Son arzunuz...

Selim: Genel kemik rockçı tayfa bize hep soğuk duruyor. Bunun değişmesi...

Koray: Konser verirken, albüm yaparken koşullarımızın daha iyi olmasını istiyorum.

Burak: Dinleyicilerin daha seçici olmasını istiyorum.

Serkan: Önyargısızlık.


Güven Erkin Erkal & Deniz Durukan

Stüdyo İmge - 22 Mayıs 2001



Gönderen: bolobolo  [11 Ağustos 2006 01:23:49]
Okunma Sayısı: 385

 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com