|
Meksika asıllı fizik doktoru bir baba ile İskoç bir annenin üçüncü kızları olarak Amerika'nın Staten island eyaletinde doğan Joan Baez, New York ve California'da büyüdü. İleride müziğine de fazlaca yansayacak olan protest tavrı ve politik duruşunun şekillenmesinde büyüdüğü bu iki yerin hayatına önemli etkileri oldu. Henüz lise yıllarında asiliği ile dikkat çeken ve daha o zamanlar meksika asıllı olduğu için yaşadığı haksızlıklara o yaştaki bir kız çocuğundan beklenmeyecek tepkilerle karşılık veren Baez, müziğe amatörce çocuk korolarında başladı.
Üniversitede okurken, harçlığını çıkarmak için Boston'ın çeşitli barlarında şarkı söyledi ve bir gün, onu arka masalardan birinde dinleyen Bob Gibson'ın newport folk festivali'nde şarkı söyleme teklifi ile karşılaştı. Barlarda ve küçük klüplerde eski halk şarkılarını söylemekten öteye tecrübesi olmamasına rağmen, bu teklifi büyük bir özgüven ve heyecanla kabul etti. böylece hayatını değiştirecek ve artık onu milyonlarca insanın tanınmasına neden olacak önemli kararı vermiş oldu. O günler ile ilgili olarak; "sahneden indikten sonra yanıma bir adam yaklaştı, giyimi ve tavırları ile önemli biri olduğu belliydi ve bana, nedenini anlayamadığım bir güven veriyordu. Newport festivali'nde şarkı söylemek isteyip istemediğimi sordu. Binlerce kişiye şarkı söylemek, şimdiye kadar en çok 50 kişiye şarkı söylemiş bir yeni yetme için çok korkutucuydu ama fazla düşünmedim. Cevabım Evetti. Belki o zaman, tereddüt etseydim, ya da kendime güvenmeseydim, bugün buralarda olur muydum çok merak ediyorum." demiştir. 1959 yılında newport folk festivali'nde sahne alması ile birlikte, ağzından dökülen ilk notalarla o gün orada bulunan binlerce dinleyiciyi ve onlarca müzisyeni etkilemeyi başardı. Hemen ardından albüm teklifleri aldı ve Vanguard Record ile anlaşarak adını taşıyan ilk albümü "Joan Baez"i kısa bir süre içinde kaydedip piyasaya sürdü. 1968'e kadar kesmeyeceği upuzun siyah saçları, ruhları okşayan soprano sesi ve şarkıları ile artık amerika'da meksika asıllı bu genç kızın rüzgarı esiyordu. İlk albümünden sonra sahne ışıklarına kısa sürede alışan ve artık özgün çizgisini keskinleştirme kararı alan baez'in şarkı sözlerine koyu bir protest tavır, konser performanslarına barış sloganları hakim olmaya başladı. Politik duruşunu sadece müziği ile ifade etmedi, aynı zamanda ırkçılık, sosyal hakların kısıtlanması ve şiddete karşı yürütülen protesto yürüşlerinde ön saflarda yer aldı, hatta bu yüzden bir kaç kere kısa süreli hapse atıldı. ancak bu baez için yalnızca bir başlangıçtı. Artık repertuarına daha az eski folk şarkısı, daha çok politik içerikli mesajlarlar barındıran, çoğunu kendi bestelediği parçaları alıyor, konserlerini çiçek çocuklarının tapınaklarına çeviriyordu. 1968'de yine ateşli bir Vietnam savaşı protestocusu olan David Harris ile evlendi, ancak bu evlilik oğulları Gabriel'in doğumundan sonra 1973 yılında noktalandı.
Şüphesiz ki Joan Baez'in müzikal kariyerindeki en önemli isimlerden biri Bob Dylan'dir. henüz müziğe profesyönel olarak yeni başladığı dönemlerde dylan ile tanışmış, 1970'lerde bütün ülkeyi kapsayan turnelere çıkmış ve bu süre içerisinde her ikisinin de şu an birer klasik haline gelmiş şarkılarını yazmalarını sağlamış ateşli bir aşk yaşamışlardır. Dylan'in Joan Baez için yazdığı "farewell, angelina", "don't think twice, it's allright" gibi şarkılar ve baez'in en önemli parçalarından biri olan bob dylan'a atfettiği "dimonds and rust" bu birlikteliğin ürünü olan eserlerdir. ayrıca ikilinin seslendirdiği "with god on our side" ve "it ain't me babe" gibi düetler o dönem bir çok aşığın simgesi haline gelmiş, bu düetleri içeren ortak albümlerinin müzik listelerinde uzun süre ilk sıralarda kalmasına neden olmuştur. Dylan ve Baez'in hem özel hayatlarındaki, hem de sahnedeki birlikteleri bir süre sonra büyük anlaşmazlıklar nedeni ile sona ermiş, Baez çıkardığı biografik kitabında Bob Dylan ile yaşadığı döneme dair, dylan tarafından büyük tepki toplayan açıklamalar yapmıştır.
Baez müzikal kariyerinin ilerleyen dönemlerinde popüler müziğe yönelmiş, ancak her ne kadar yaptığı popüler ezgilerin yoğun olduğu düzenlemeler olsa da, liriklerindeki protest tavrından vazgeçmemiştir. "Her zaman acıyarak baktığım tek insan tipi, elinden alınan haklara ses çıkarmayan, ona yaşatılan şiddeti ve diğer problemleri kanıksayan ve şikayet edemeyendir. ilk insandan bugüne değin, doğanın bize verdiği bazı haklarımız var; özgür yaşamak, geldiğimiz yere ya da içine doğdumuz vücudun rengine göre sınıflandırılmadan, ayrılmadan yaşamak. Kimse nasıl ve ne zaman doğacağını seçemez, tıpkı nasıl öleceğini ve ne zaman öleceğini seçemediği gibi. seçebildiğimiz tek şey nasıl yaşayacağımızdır. İşte bu yüzden, daha iyi yaşamak için hakkımız olanlara sahip çıkmalıyız." diyen müzisyen hala her sene newport folk festivali'nin en önemli değişmez isimlerinden ve ısrarla hayata karşı duruşunu müziğiyle yansıtmaya devam ediyor.
Son zamanlarda performanslarında baez'e lilly brothers ve Mary Travers eşlik ediyor. Sahnede birlikte söyledikleri aralarında "satisfied mind", "hush little baby", "lonesome valley", "it's all over now, baby blue" gibi klasikleşmiş parçaların da olduğu repertuarları ile hala folk müziğin zamana ve popülariteye yenilmediğini ispatlıyorlar.
Modern folk müziğin tartışmasız anası Joan Baez, ruhu okşayan duru sesi ve yıllara meydan okuyan enerjisi ile 11. İstanbul Caz Festivali'nin en önemli isimlerinden bir tanesi. Baez'e bu konserde, George Javori(davullar), Lawrence "duke" Mcvinnie(gitar, vokal), Jeff Hill (bas gitar, vokal) ve Cameron Greider (gitar, vokal) kadrosu eşlik edecek. Daha önce ülkemizde çeşitli konserler vermiş olan Baez'in ipeksi sesiyle, unutulmayacak bir müzik ziyafeti çekmek ve anılarını tazelemek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir performans. |