Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde



Gogol Bordello

> Gogol Bordello Gitaristi Oren Kaplan'la Buluştuk.

 Biyografi | Diskografi | Fotoğraflar | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basında | Forum
Gogol Bordello Gitaristi Oren Kaplan'la Buluştuk.

12 Mayıs 2006 New York. Hava, üzerinize ince bir şeyler alıp dolaşacak kadar bahar tazesi. Saat 18:30 civarı. Mekan; Manhattan-Soho’da, Mercer Street’le Prince köşesindeki I-Mac Merkezi.

Görkemli binanın büyük kapısından girmeden önce bir kaç dakika süren tereddütle bekledik. Fakat sonra bütün gün sokaklarda dolaştığımızdan çekip giden halimizi yerine getirmek için aldığımız koyu kahvelerimizi bir kenara koyup içeri geçtik. Yorgunluktan kapanan gözlerimize son bir şans daha vermiştik. Bruce Springsteen, Queen, U2, Pearl Jam gibi grup ve müzisyenlerle çalışmış, müzik tarihinin önemli rock fotografçılarından Neal Preston’ın sergisiydi burada bulunma sebebimiz. Seyirciler arasında tam önümüzde oturan ve zamanında The Doors’un Morrisson Hotel albümünün kapağını da çeken Henry Diltz de vardı. Yorgun ve solgun yüzü adının anons edilmesiyle yirmili yaşlarına geri döndü. Zorda olsa yerinden kalkıp saygıyla etrafı selamladı. Onu görünce utanmadan yayıldığımız koltuklarımızda doğrulup, Bruce Springsteen’in sound-check’lerinde eline aldığı kablosuz gitarla sesin istediği gibi etrafa dağılıp dağılmadığını anlayabilmek için tüm mekanı dolaşması gibi Preston’ın çektiği fotografların hikayelerini daha dikkatli dinlemeye başladık.

Saat 20:00 olduğunda camia içinde muteber bir kişi olarak anılan Firewater solisti Tod A sayesinde tanıştığımız Gogol Bordello’nun gitaristi Oren Kaplan’la St. Marks’taki bir barda buluşmaya gittik. Aslında bizim tercihimiz tüm Bordello elemanlarını bir arada bulabileceğiniz ‘Start Wearing Purple’ klibinde de görüntülerine rastladığımız o Bulgar Barı’na gitmekti. Fakat mekan kısa bir süre önce kapatıldığı için burayı seçmek zorunda kaldık.

İsimlerini Nikolay Vasilyevic Gogol ve randevu evi anlamına gelen Bordello’yu bir araya getirerek oluşturan Gogol Bordello elemanlarından birini turneye çıkmadan şehirde yakalamak büyük şanstı. Bize bahsettiği mekan kalabalık olduğu için tam karşı kaldırımda bulunan ve dışarıda da masaları olduğu için memnuniyetle tercih ettiğimiz bara geçtik. Mönüdeki 15 farklı isme sahip meşrubatlardan parmak hesabı yapıp ismini en rahat söyleyebileceğimize inandığımızı sipariş ettik. Kaplan’ın ne içeceğini hiç anlamamış olsak da az sonra masaya bizim siparişimiz tuhaf koyu kahverengi bol köpüklü çok acı sıvıyla birlikte bir kadeh şarap geldi.

İsrail’den 10 sene önce New York’a gelen Oren Kaplan önce Firewater’da Tod A.’le birlikte çalışmış. Kendi memleketindeyken de bir grubu olduğunu ve zamanında konser vermek için İsrail’e giden Sonic Youth’un alt grubu olarak sahne aldıklarını söylüyor. Kısa bir süre Sonic Youth’tan bahsediyoruz. Etkilendiği, beğendiği gruplara The Clash ve Manu Chao’yu da ekliyor. “Manu Chao’yla da konser vermiştik. Çok eğlenceli bir turneydi” diyor. Her iki grubun da yaptığı müzikteki tanıdık hissiyatı bir anda bu kadar sahiplenebilmemiz tesadüf olamazdı zaten. Bu arada Steve Albini prodüktörlüğünde piyasaya çıkan East Infection EP’lerinde de Manu Chao’nun eski grubu Mano Negra’nın ‘Mala Vida’ şarkısına Bordello’nun getirdiği nefis yorumu da bulmak mümkün.

Gogol Bordello, piyasaya çıkan son albümleri “Gypsy Punks Underdog World Strike”ta da Steve Albini ile birlikte çalıştı. Bir ayda kaydedilen albümde Albini ile çalışmanın çok özel olduğunu üzerine basarak tekrarlıyor. “O durmak nedir bilmiyor, devamlı yeni şeyler üretiyor” diyor. Doğrusu onlar da durmak nedir bilmiyor. Turne biter bitmez yeni albüm kayıtlarına başlayacaklar. Kaplan, evindeki küçük stüdyosunda yeni şarkılarının dış hatlarını çizmeye başlamış bile.

Memleketlerinden uzakta, göçmen punk’ların hikayelerini masanın diğer ucunda oturan Kaplan’dan üstelik geçen on yılda hiç bozulmayan aksanıyla dinlemek büyük keyifti. Aslında böyle şeylere hiç alışık olmadığını bunun altı yıl içinde yaptığı ikinci söyleşi olduğunu söylüyor. “Neyseki röportajlarla bizim solist, Eugene (Hütz) ilgileniyor. Bu işlerde gerçekten çok iyi.” Amerika’da grubun isminin bu kadar duyulmasını da Eugene’e bağlıyor. “Yeni bir filmde rolü vardı. İşte bu sayede Amerika’da da adımızdan daha fazla bahsedilir oldu.” diyor. İstanbul’da Gogol Bordello şarkılarının biliniyor olmasına ise oldukça şaşırıyor. Peki ya sen bizim oralardan herhangi bir müzisyen tanıyor musun diye sorduğumuzda ise “Tabii Siguli (Ciguli)” diyor.

Mekandan ayrılırken kapının yanında duran kırmızı yangın söndürme kovalarını görüp; “Bak bunlar Gogol Bordello enstrümanları. Bütün turne boyunca bunları taşıyorum. Nefis perküsyon aletleri bu kovalar” diyor.

Farklı memleketlerden gelen göçmenleri bir araya getirip hiç yakınmadan söyleyecek laflarını müziklerine katan Gogol Bordello elemanlarına yakın zamanda bir kişi daha eklenmiş. O da Ekvator’dan MC Oren Pedro Erazo. Hercümerc olmadan bu kadar etnik kültürün bir araya gelme hikayesini Kaplan’dan dinlemek çingene punk mefhumunu daha rahat kavramamıza sebebiyet verdi. En kısa zamanda onların da tercih ettiği gibi şovlarına rahatça dahil olabileceğimiz küçük bir mekanda Gogol Bordello’yu izleyebilme umuduyla röportajı sonlandırıyor, geç kaldığımız Mogwai konserine yetişebilmek için bir taksinin önüne kendimizi atıp St. Marks’tan ayrılıyoruz.

Radio Eksen - 31 Ağustos 2006



Gönderen: more_beer  [18 Ekim 2006 13:25:31]
Okunma Sayısı: 259

 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com