Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde



Göksel

> Daha Hırçın, Daha Asi Başkaldıran

 Biyografi | Diskografi | Fotoğraflar | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basında | Forum
Daha Hırçın, Daha Asi Başkaldıran

Göksel 32 yaşında. Bunun ne önemi var diyeceksiniz; o zaman geçen hafta yayınlanan son albümü Arka Bahçem'i can kulağıyla dinlemeniz gerekiyor. Zira Arka Bahçem, 20'lerini devirip 30'larını sürmeye başlayan her kadının kapıldığı vahim ve bir o kadar da inişli çıkışlı duyguların albümü.

Kadınsı tarafım ağır basıt

Hayatı farklı bir bakış açısıyla sorgulamaya başlayan, kendine ve çizdiği yola dair kararlar alan ve hayır demeyi öğrenen Göksel, arka bahçesini açıyor dinleyicilere: 'Bu albüm sakladığım bir tarafımı ortaya çıkardı. Kendimi rahat bırakma arzusu her aşamaya yansıdı. Diğer albümlerdeki çocuksu ve nahif duygu devam ediyor ama kadınsı tarafım daha ağır bastı. En azından ben öyle hissediyorum. Belki evlendiğim içindir...'

'Önceki depresif, bu manik halim. Aslında bir şey değişmedi; çünkü ikisi de benim' diyen Göksel'in bir diğer sürprizi de Kibariye'nin meşhur ettiği 'Kim Bilir' şarkısı. Ama muhtemelen 'Kim Bilir'i, Kibariye bile tanımakta zorlanacak...

Önceki depresifti, bu manik hali

Göksel'in tavırları her an bir yaramazlık yapabileceğini ele veriyor, gözleri de. Ama siz daha başında ne yaparsa yapsın affedeceğinizi hissediyorsunuz. Hafif işveli, hafif muzip bir edayla 'Sabır, sabır, ya sabır' diyerek köpüklerin içinde banyo yaptığı görüntüyü belleklerden silmek mümkün mü? Ya da buzdolabının önünde 'Depresyondayım' nakaratıyla debelendiği hallerini... Bir tarafıyla kırılgan, çıtkırıldım, utangaç; diğer tarafıyla eli maşalı, hırçın ve dik başlı bir kız çocuğu. Dolayısıyla 17 Mart'ta yayınlanan Arka Bahçem albümünde 'kadınsı' tarafının ağır bastığını söylediğinde pek şaşırmıyorum. Yollar, Körebe ve Söz Ver'in ardından dördüncü albümü bu. Bir hınzırlık peşinde olduğu baştan belliydi zaten.

Yeni albümünüzü heyecanla bekleyen bir hayran kitlesi vardı.

Bu albüm aşağı yukarı iki yılık bir emeğin ürünü. Tüm şarkıları kendim yazdığım için süreç yayılıyor biraz. 10 şarkının sözü müziği bana ait, bir tane de cover var: Kibariye'nin meşhur ettiği 'Kim Bilir'.

Önceki albümlerde de arabesk şarkılar yorumladınız.

Arabeski seviyorum ama çok ciddi bir arabesk dinleyicisi olduğum söylenemez. Arabesk albümü olarak sadece Orhan Gencebay'ınkini aldım mesela. Ama çok beğendiğim, dinlediğimde ne güzel dediğim şarkılar var. Çünkü şarkı güzelse güzeldir, tarzı beni çok ilgilendirmiyor. Bu topraklarda doğmuş bir insan olarak arabesk tarafımızı reddetmeyi doğru bulmuyorum. Arabeske, arabesk enstrümanlara tu kaka diye bakan insanlar var ya, o bakış açısından hoşlanmıyorum.

Neden özellikle'Kim Bilir'i tercih ettiniz?

Çok beğendiğim bir şarkıydı. Kendi kendime evde gitarla çalıyordum. Albüme de koyalım dedik sonra. Ama bambaşka bir 'Kim Bilir' var albümde, alternatif bir versiyon. Şan girene kadar anlamıyorsunuz ne olduğunu.

Kibariye'nin haberi var mı?

Bestecisi ve söz yazarından izin aldım ama onunla görüşmedim. Muhtemelen dinleyince çok şaşıracak.

Kasılma duygusundan uzaklaşmaya çalıştım

Arka Bahçem diğerlerinden biraz daha farklı bir albüm.

Aslında elektronik altyapılar da var, o yüzden dinamik bir albüm. Diğer albümlerimin arasında en enerjik olanı. Fakat elektronik altyapının üzerinde canlı enstrümanları çok kullandık. Bir de kanun, ut, flüt, klarnet gibi enstrümanlar da var.

Sizin için anlamı ne?

30'lu yaşların başında insanlar, özellikle kadınlar hayatı sorgulamaya girişir ya. Ben de öyle bir dönemden geçtim ve birtakım kararlar verdim. Şarkıcılığımla ilgili kararlar da var aralarında. Mesela kendimi rahat bırakmak, daha yüksek perdelerden şarkı söylemek gibi. Sahnede beni dinleyenler 'Aslında çok güçlü bir sesin var ama albümde bunu duyamıyoruz' diye şaşırıyor. O eleştirileri dikkate aldım. Stüdyoda şarkı söylerken insan kasabiliyor kendini. Kasılma duygusundan mümkün olduğunda uzaklaşmaya çalıştım. Günlük yaşantımda da öyle.

Çok mu kontrollüsünüz?

Bazen, özellikle yeni tanıştığım insanlarla iletişim kurarken zorlanabiliyorum. Kendimi rahat bırakma arzusu her aşamaya yansıdı. Bu albüm sakladığım bir tarafımı ortaya çıkardı.

Hangi tarafınızı?

Daha hırçın, daha asi, başkaldıran.

Onun sinyallerini veriyordunuz aslında. Bu kız böyle hanım hanımcık görünüyor ama var bir şeyler...

Önceki depresif, bu manik halim diyorum. Ne değişti diyorlar? Aslında bir şey değişmedi; ikisi de benim.

Eğlenmeyi de gayet iyi bilirim

Oysa en ağır şarkılarınızda bile hayatla dalga geçen bir ironi var bana kalırsa.

'Depresyondayım'da her şey bitmiş, atlatılmış, iş kendine gülmeye gelmişliği anlattım. Biz acıyı sevdiğimiz için toplumun büyük bir kesimi ah etmek diye algıladı; yolda bana 'Canım, iyi misin' diyen, 'Kocam terk etti' diye derdini anlatan çok oldu. Zor dönemin nasıl bir şey olduğunu biliyorum ama aynı zamanda eğlenmesini de bilirim.

Başkalarının acılarından çok etkileniyor musunuz?

Biraz fazla etkileniyorum. İnsanlarla çok kolay empati kuruyorum. Bazı şarkılarda başkalarının acıları var aslında. Arkadaşlarım uzun uzun dertlerini anlatır bana, ben de dinlerim. Sonra onların hepsi şarkı olarak geri dönüyor.

Bu kadar sevilmenizde onun da etkisi var mı dersiniz?

Şarkılarım samimi geliyor galiba. Bir de dertleşir gibi yazdığım için şarkıları, herkes kendinden bir şey buluyor.

Bu albümde hangi şarkılarda kendilerinden bir şey bulacaklar?

Çıkış şarkım 'Karar Verdim'de olabilir. Ben kendimi en çok hayır demeyi bilmediğim için eleştiriyorum. Toplum olarak bilmiyoruz aslında. Ayıplar öyle ağır basıyor ki, özelikle kadınların daha az sesi çıkmalı, daha az hayır demeli, sürüden ayrılmamalı... 'İçimde patlamaya hazır bir bomba var/Biriktirdiğim ne varsa şimdi patlar' diye bir dizesi var. Etrafımız hayatı istediği gibi yaşayamayan insanlarla dolu. Yani sokaklarda içinde patlamaya hazır bombalarla dolaşan bir sürü insan var. O yüzden 'Karar Verdim'in çok kişiyi yakalayacağını düşünüyorum. 'Bi Seni Konuşurum' da obsesyon halini anlatıyor. Hani dönüp dönüp hep aşık olduğunuz kişiden bahsedersiniz, en ilgisiz konularda bile sözü ona vardırırsınız ya.

İlginç isimlerle farklı çalışmalar yapıyorsunuz. Kendinizinkinden farklı tarzlar denemeyi de seviyorsunuz.

Önce Yavuz Çetin ile kesişti yolumuz; bu ülkeden geçmiş en değerli müzisyenlerden biriydi. O kadar iyi bir elektrik oluştu ki aramızda... Sonra Manga'ya vokal yaptım. Bunlar beni çok mutlu ediyor. Kendimi geliştirmeyi çok seviyorum. Bu albüm o yüzden de biraz farklı. Aynı Göksel çizgisi devam ediyor ama bambaşka bir çizgi de var.

Nasıl bir çizgi o?

Hem melodilerde, hem benim sesimde eski ile yeninin, Doğu ile Batı'nın harmanlandığı bir şeyler var. Çocuksu ve nahif duygu da devam ediyor ama kadınsı tarafım daha ağır bastı. En azından ben öyle hissediyorum. Belki evlendiğim içindir...

Şarkılarınız sizin sesinizle güzelleşiyor sanki. Şarkı verdiğiniz biri oldu mu hiç?

İsteyen çok oldu. Ama ben bu şarkıyı benden başka kim söyleyebilir ki diye düşünüyorum hep. Bir tek 'Sabır'ı Ciguli söyledi, çok beğendim.

Evliliğim inişli çıkışlı, enerjiyi yüksek tutuyoruz

Yine aşk şarkıları ağır basıyor bu albümde. Yakın zamanda da evlendiniz...

Bir buçuk yıl oldu evleneli. Ayrıca evliliğin içinde aşk yok mu?

Ama demek ki albümdeki şarkılar evliliğiniz ilk yıllarına denk düşüyor.

Evlilik insanın hayatını değiştirir gibi bir beklenti var. Evlendin, uslanmalısın... Ama o duygu bana çok ters geldi. Bahsettiğim çapkınlık değil, hem aşkı hem de hayatı yaşamak. Her insan kendi başına bir birey. Önce kendi hayatın olmalı ki ilişki daha sağlam bir biçimde yürüyebilsin. Benim çok inişli çıkışlı bir ilişkim var. O da enerjimizi hep yüksek tutuyor. Oradan da bana yazacak çok malzeme çıkıyor.

Kocanız Alper Erinç aynı zamanda bu albümün de aranjörü.

Önce Körebe'nin aranjörüydü. Yaklaşık altı ay tamamen iş ilişkisiydi. Albüm bitti, sevgili olduk. Arkasından iki albüm bir evlilik geldi. Hayatımın yarısı Alper, müziğimin yarısı Alper diyorum şimdi.

Aynı kulvarlarda olmak nasıl etkiliyor evlilik hayatınızı?

Bazen olumlu, bazen de olumsuz. İnişli çıkışlı dediğim de o. İş ilişkisi karı-koca ilişkisiyle karışıyor. İşte bir problem olunca eve de taşıyorsunuz.

İkisini birbirinden ayrıştırmak çok zor olmalı.

Çok zor. Bir de kadın erkek arasında yaşanan rekabet var ya, o daha çok su yüzüne çıkıyor. O sertleşiyor, ben de sertleşiyorum. Ego savaşına dönüşüyor bazen.

Şarkılarınızı önce o mu dinliyor?

Evet, bu albümün şarkılarını da ilk ona dinlettim ve çok heyecanlandı. Bir şekilde benim şarkılarımı seviyor ve ona hitap ediyor. Ama beni çok iyi anlayabildiği için acımasızca eleştirdiği de oluyor. Alper'den çok şey öğreniyorum. Hem kocam, hem sevgilim, hem öğretmenim, hem de babam gibi. Ayna tutuyor bana.

Evlilikten pişman değilsiniz yani?

Pişman değilim ama her şey mükemmel ve yolunda demek de değil bu. Zaten çok yolunda gidiyor gibi görünüyorsa sağlıklı olmaz o evlilik. Bir kadınla bir erkeğin bir arada yaşaması inanılmaz zor bir şey. Eğer çok yolunda gidiyorsa bir taraf çok ödün veriyor demektir. İkimiz de kendi çemberimizde duruyoruz, bir yandan da ortak bir hayat sürdürüyoruz.

Her gece sahneye çıktığım günleri özlüyorum

'Şöhret, nalet bir şey. Arzu edilecek tarafı yok. Ama bir ikileme düşüyorsun; şarkılarım herkese ulaşsın istiyorum, o yüzden şöhreti kabul etmek zorundayım. Yaşamımı etkilememesi için elimden geleni yapıyorum. Çünkü hayatın içinde olmayı çok seviyorum.

Şarkıların haricinde bir şöhretim olsa, magazin basınında özel hayatımla yer alıyor olsam belki daha fazla zararını görürüm. Ama insanlar beni böyle kabul etmiş, pek de ilişmiyorlar.'

'Son unutkanlık hikayem: Kediyi veterinere götürdüm. Muayeneden sonra kediyi taşıdığım kutunun kapağını alıp çıktım, kediyi bıraktım. Veteriner şok geçirdi. Kafam çok dolu olduğu için böyle abuk sabuk şeyler yapıyorum sürekli.'

'Setleri çok seviyorum. O yüzden mutlaka öyle bir projenin içinde yer almak istiyorum. Dizi değil ama bir sinema filmi olabilir. Tabii ki herkesin kendi işini yapması gerektiğini düşünüyorum bir taraftan. Oyuncular evde oturuyorken ben oyunculuk yapmamalıyım ama özel bir projenin içinde bir kere olsun yer alabilirim.'

'Dizi müziği bayağı vakit alan bir iş. Ama mesela Çemberimde Gül Oya için isteyebilirdim, o kadar çok seviyorum ki. Hiç kaçırmıyorum.'

'Sahnede beni seyredince albümdekilerden daha iyi yorumluyorsunuz diyen çok insan var. İlk albümümü çıkarmadan önce yedi yıllık bir sahne tecrübesi yaşadım. Üç sene her gece şarkı söyledim. O günleri özlüyorum bazen.'

Akşam Gazetesi - 19 Mart 2005



Gönderen: rock_dem  [04 Eylül 2007 10:19:57]
Okunma Sayısı: 147

 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com