Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde



Erkin Koray

> Erkin Koray: Politikaya Müdahale Etmek İsterdim Ama Elimde Sadece Gitarım Var

 Biyografi | Diskografi | Fotoğraflar | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basında | Forum
Erkin Koray: Politikaya Müdahale Etmek İsterdim Ama Elimde Sadece Gitarım Var

Erkin Koray, hiç şüphesiz Türk müziğinin idollerinden birisi. Siz ‘Çöpçüler’ deyin ben ‘Arap Saçı’nı söyleyeyim, siz ‘Yalnızlar Rıhtımı’ deyin ben ‘Kızları da Alın Askere’yi mırıldanayım. Hepsi de insanı yüreğinden kavrayan ve bırakmayan şarkılar, hepsi de Baba’dan. 16 yaşında sahne alan Erkin Baba şimdi 64 yaşında ve hâlâ aynı duruş ve heyecanla sahnede. Biz sorduk Erkin Baba konuştu; ama son kez: “Artık konuşacak bir şeyim kalmadı” dedi. “Son kez konuşuyorum. Bundan sonra sadece konsere çıkıp şarkı söyleyeceğim.” İşte Erkin Koray’ın bu son röportajı böylesi bir ilk olma özelliği de taşıyor!

Müzik kadar politikayla da ilginiz var. Bir sanatçı neden politikaya meraklı olur?

Bizim sanatçılardan bahsetmiyoruz di mi? Haberleri yoktur onların hiçbir şeyden. (Gülüyor) Ben onlardan ayrıyım, hiçbirisiyle görüşmüyorum, onlarla görüşecek bir şeyim olmaz benim. 18 Mart’ta Çanakkale’de konserdeydim. Şehitler bize böyle bir ortam bırakmak için nâhak yere ölmediler. Onlardan on beş gün içinde özel olarak gidip özür dileyeceğim. İleride onlarla bir yerde buluşacağız ya... Orada bizi sopayla dövecekler, ‘Sizin için mi öldük?’ diye. Geçenlerde başka bir ülkenin bayrağı altında horon tepen Norveçlileri ben olsam döver gönderirdim. Deklare de ederdim, başka bayrak altında horon tepenleri böyle göndereceğiz, kusura bakmayın, insan hakları durumu ayrı, saygımız sonsuz (Gülüyor) ama şehitlerin hakları ayrı. Bayrak yakma olayı provokasyon diye geçiştiriliyor. Genel anlamda ahlaki çöküşten büyük şikayetim var. Bunları görünce söyleyecek bir şeyim de kalmamaya başladı. Bu yüzden son söyleşim bu, artık söyleşi yapmayacağım. Sadece konsere çıkıp şarkı söyleyeceğim.

SHP döneminde Şişli Belediyesi’nde kültür işlerine bakarken politikadan ağzınız yanmadı mı?

Yandı. Memleketi kurtaracağız diye girdik, meğerse birileri kurtulsun diye mücadele vermişiz. Beni etkin bir göreve getirmekte tereddüt ettiler, getirmediler. Ben sağcı-solcu değilim, bunların üzerinde biriyim. Bu ülkede sanattan sadece solcuların anladığı

iddia edilir. Hal böyleyken bir sol parti sizin gibi birini nasıl engeller, garip değil mi bu?

Tabii tuhaf! Onun için de zaten başarılı olamıyorlar. Benim gibi bir adama da sahip çıkmadılar, hatta daha fazlasını söyleyip kullanın işte dedik. Ben kabiliyetli adamım, o kadar kabiliyetsizler içinde işim yok. Volkan Konak “Sağcıdan sanatçı olmaz” diyor.

Hayır hayır, böyle bir fikre katılamam. Öyle şey mi olur? O arkadaşımız yeni biri galiba, ileride bir yerlere gelirse bu söylediklerini tekzip eder. Sağcı solcu ayrımı hiç hoşuma da gitmiyor.

Avrupa Birliği maceramızı nasıl görüyorsunuz?

Kesinlikle karşıyım. Güneydoğu’da ülkemizi taciz edenlere Avrupa’nın yardım ettiklerini deklare edip, sonra onlarla işbirliği yapıyorsunuz. AB, bizim ya düşmanımız ya dostumuz, ikisinden biri olması lazım. Başbakan olsaydım AB’ye girmezdim, Genelkurmay başkanı olsaydım Irak’a girerdim.

Avrupa ve ABD’ye husumet besleyen Erkin

Koray, Barışa Rock’a değil de Coca Cola’nın Rock’n Coke festivaline neden katıldı peki?

Olaya politik bakmadım. Neticede bir müzisyenim. İki organizasyonu aynı güne koyup seç bakalım birini derseniz, mesleğim açısından Rock’n Coke’ı seçerim. Farklı günlerde olursa ikisine de katılırım. Biz Coca Cola firmasından ‘bu paralar silah alımında kullanılmayacak’ diye söz aldık. (Gülüyor)

Sizin gibi aklı komplo teorilerine işleyen

bir adam da buna inandı öyle mi?

(Kahkahalar) İşin esprisi olarak kalsın bu da canım. Filistin’de çocukların tanklara taş atmasını garip karşılıyorum. Tanka taş atılır mı? Taşla tank mücadelesi olmaz. Ne yapıp edip tank bulacaksın.

Erkin Baba 64 yaşında; ama hâlâ sesi gür, sahnede dimdik; android gibi. Yaşıtlarınız kahvede tavla oynarken sizdeki bu enerjinin kaynağı nedir?

Konserlerimde babalarınıza selam söyleyin, onlar adına buradayım diyorum. Özel bir bakım uygulamam. Sahnede zaten belirli bir spor yapıyorum, şarkılarım enerji gerektirir. Kültür fizik yaparım her gün.

Az yemenizin ve özel tatlar için epey yol

kat etmenizin etkisi olabilir mi?

Evet, yani Ankara’ya giderken Bilecik’te ayran içmek için, hoş kalmadı o ayrancı, Eskişehir üzerinden gittiğim çok vâkidir. Neticede yaşımda az değil, ne kadar gider bilmem; ama son raunttur muhakkak ki!

Yaşlandığınızı hissediyor musunuz?

Tabii ki, 18 yaşında hissetmiyorum, değilim de zaten. (Gülüyor) Yaşımı söylemekten de, o yaşta bulunduğumu bilmekten de hiç korkmayan bir kişiyim. Bağıra bağıra ‘Ben 64 yaşındayım’ diyorum. Bazen daha da fazla söylüyorum. Akranlarım ölünce mesajı almış oluyoruz. Onlara günlük rapor gönderiyorum.

Ölüm hiç aklınıza gelmiyor mu?

Gelmiyor. Belki de getirmek istemiyorumdur. Çünkü çoğu planlarımı değiştirebilir. Şmdiki planım, yüz kadar yeni eserim olmasına rağmen artık kaset yapmayı düşünmüyorum. Bir internet sayfasında her ay bir tanesini yayınlayacağım. Yaptıklarımızı korsanların alması, hırsız plakçıların yemesi ağrıma gidiyor.

Konserine az insanın gelmesi kadar çok insanın gelmesini de yanlış bulan Erkin Koray, yaşarken değerinin anlaşıldığını düşünüyor mu?

Hem evet hem hayır. Evet çünkü bu ülke beni ulaşamayacağımı tahmin etmediğim ‘Baba’ gibi büyük bir sıfata layık gördü. Ama bu kapasiteyle, bu endüstrinin ileride olduğu ülkelerde olsaydım herhalde her açıdan bulunduğum yerin bin misli ilerisinde olurdum, bütün dünya tanırdı. Gerçi dünya üzerinde bir hayli tanıyan ve sevenim var, bunu Türkiye bilmiyor.

Bu ülkenin müziğini rock’la harmanlayıp yaptığınız Doğu-Batı karışımı bir arayış müziği mi?

Batı’nın teknolojisini kullanarak, Türk müziğine bir katkı yapabilir miyim, diye düşündüm. Rock müzik olarak görülen bir Türk müziği oldu, kendine özgü bir tür. Sordukları zaman da rock gitarcısıyım derim, o da başka. Konserlerim doluyor, art arda üç kere salonu yarım görürsem müziği bırakırım. Beni dinleyin diye ısrar etmem.

Erkeklerde kadınlaşma yönünde bir zayıflık belirtisi görürken Türkiye’de saçını uzatan ilk erkek olarak tepki görmeniz de normal değil miydi?

Saçıma gösterilen tepkiyi normal karşılıyorum. Ama ben bunun bazen böyle olmayıp başka türlü olabileceğini de hesaba katmak gerektiğini gösterdim. Hanımların böyle ortada olması erkeklerin zayıflığındandır.

Sahnede Jimmy Hendrix gibi vahşi çaldığınız

gitarı bir ara satılığa çıkarmıştınız. Neden acaba?

Ben tek olarak üstün performans sergiliyorum. Dünya üzerinde de pek örneği yok gibi. Çok büyük bir atraksiyon sergiliyorum, zor bir iş. Nereden aklıma estiyse gitarımı vitrine koydum ve hemen geri kaldırdım. Böyle güzel gitar birilerinde de olsun diye düşündüm sanırım; ama iyi ki satılmamış. Evde atölyem var, aldığım her gitarın üzerinde kendime göre değişiklik yaparım. Elektroniğe çok meraklıyım, kitap okursam elektronik kitaplarını okurum.

Bir bar sahnesinde önce ‘Selamün Aleyküm’

ardından ‘Merhaba’ diye selam verip konser

yapmanın anlamı nedir?

(Gülüyor) Onların hepsinin repertuarı ayrı. İkisinin bir arada olup karşılık aldığı konserin repertuarı ayrı. İki selama da cevap alamadığınız konser en kolay konserdir. Orada paranızı alıp gidersiniz. (Gülüyor)

Bir ara süt dükkanı açtınız. Süte su katmadan da satılabildiğini mi göstermek istiyordunuz?

(Gülüyor) İnsanın bunalımlı günleri oluyor. Süt satan dükkanı açtığımda yukarıdan bir ses ‘Oğlum sen süt içmezsin, ne işin var süt satarsın?’ dedi. Ertesi günü kapattım dükkanı, bıraktım.

Alkolü de bırakmışsınız...

Doktor bırak dedikten sonra bırakmak ağır gelir. Öbür tarafta sordukları zaman şikayetçi olacağımıza ‘O kafayla da baktık, bu kafayla da baktık bir şey değişmedi, aynı şeyleri söylüyoruz’ demek için.

İkisi arasında fark yoksa niye içer insan?

(Gülüyor) Değil mi ama?

Bu son söyleşide bir de ben şansımı denemek istiyorum. John Lennon’a röportaj teklifini ne diyerek kabul ettirdiğinizi söylemeyecek misiniz?

O, rahmetli ile benim aramda çok özel bir şey. Söylemem mümkün değil, ruhuna saygısızlık etmiş olurum.

Bıktığınızı bildiğim bir konu daha: Kızınız

Damla’yı okutmayıp kendinizin yetiştirmesi...

Türkiye de en çok şikayet ettiğim şeylerden birisi cehalet, herkesin okumasını istiyorum. Bu konuda kimseye örnek olmak istemiyorum. Ayrıca başarılı olduğumu da iddia edemiyorum.

Son olarak koyu FB’li olduğunuz için sorayım:

Ne olacak bu Fenerbahçe’nin hali?

Benim de son sorum o olsun. Ne olacak bu Fener’in hali? (Kahkahalar)

Zaman Gazetesi - 27 Mart 2005



Gönderen: f_d_manyagi  [05 Eylül 2006 19:42:05]
Okunma Sayısı: 379

 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com