|
Yıkım Ve Müzik
Einstürzende Neubauten (Yıkılan Yeni Binalar), yerleşik müziğin sınırları içinde ve bu müziğin diliyle ifade edilemeyen sesleri duyulur kılmaya çalışıyor. Bu avantgard topluluk alışılmadık yollarla ve çalgı niteliği taşımayan araçlarla müziğin standartlarına muhalefet ediyor. Saldırgan, kışkırtıcı ve kathartik bir muhalefet bu. Daha ilk albümleri Kollaps'de tavırlarını çok net bir biçimde ortaya koymuşlardı: Yeniden doğabilmek için yık. O günden beri müziğin dilini bozuyor, yapısını çözüyor, çerçevelerini kırıyor, kurallarını çiğniyorlar. Tiyatro, performans sanatı, modern dans ile sıkı bağlar kurarak farklı disiplinler arasında yeni bir estetik alan yaratıyorlar.
Einstürzende Neubauten'i etkileyen kaynaklar arasında Brecht ve Weill'e dayanan Alman müzikal muhalefet geleneği, Can ve Kraftwerk gibi krautrock toplulukları var. En derinden etkileyen ise Batı Berlin kökenli Ton Steine Scherben adlı müzik kollektivitesi. 1960'ların bu provakatif topluluğun verdiği konserler çoğu kez politik bir gösteriye döııüşüyor, müzik sokağa taşıyordu. Örneğin, Basel'deki bir konserinden sonra dinleyiciler şehrin sokaklarında büyük taşkınlık yapınca İsviçreli yetkililer Ton Steine Scherben üyelerini "persona non grata" (istenmeyen kişi) ilan etmişlerdi.
Einstürzende Neubauten doğaçlama kakofonilerini metal çekiçler, matkaplar, kar temizleme makineleri, komprasörler, araba motorları, irili ufaklı taşlar, kum ve çakıllarla yaratıyor. Bu topluluk konser salonlarına sığmıyor. (Londra) Çağdaş Sanatlar Enstitüsü'nde (ICA'de) döşemeyi elektrikli testerelerle kestiklerinde gösterimleri salondaki görevlilerce derhal durdurulmuştu.
Beri yandan, bir zamanlar Nazilerin ateşli söylevler verdikleri, kitleleri manipüle etmede kullandıkları alanları gürültüyle ele geçirdiler. Bir diğer deyişle, Albert Speer'n brütal (kaba, acımasız) modernizmi simgeleyen anıtsal mimarisine karşı stratejiler geliştirdiler.
Sanat teröristleri SRL (Survival Research Laboratories) ile birlikte Mojave Çölü'nde gerçekleştirdikleri gösterimde Armageddon (mahşer) sahnelediler, savaş simülasyonu yarattılar.
Mark Pauline'in kurmuş olduğu SRL ölmüş hayvanlann içlerini doldurarak onlardan mekanik oyuncaklar yaratan, onları lazer ışıklan altında ve apokaliptik bir müzik eşliğinde tıpkı gladyatörler gibi ölümüne dövüştüren, alev püskürtme ve kan fışkırtma makineleriyle izleyicisini terörize eden ilginç mi ilginç bir gösterim (performans) topluluğu. SRL'in dev kuklaları, mekanik canavarları cinnet geçiriyor, "amok" diyebileceğimiz bir hal içinde, karşı konulmaz bir öldürme arzusuyla sağa sola saldırıyorlar.
Einstürzende Neubauten ve SRL'in ortak bir özelliği dinamit patlamayı, alev püskürtmeyi, ateş yakmayı tutku kertesinde sevmeleri ve saplantı ölçüsünde önemsemeleri. Sabotaj ve kundaklamayı karşıkoyucu eylemler olarak savunmaları. Ateşe vermenin de, tıpkı ateşi çalmak gibi, bir başkaldırı olduğuna inanmaları, Efes'deki Artemis tapınağını ateşe vermiş olan Herostrotos'u Prometheus kadar devrimci bulmaları.
Einstürzende Neubauten üyesi Blixa Bargeld bir piromanyak olduğunu, yangın çıkarma tutkusu taşıdığını ve ateşle oynamayı sevdiğini itiraf ediyor. Çünkü, "ateş aydınlatıcı ve ısıtıcıdır. İnsanı ateşten yoksun bırakma yönündeki tüm çabalar despotluktur."
SRL, 1990 yılında (Lewiston, New York) Artpark'daki gösteriminde onlarca İncil'i alev püskürtücülerle yakacaktı. Ancak bunu duyan organizatörler aşırı sağın muhtemel tepkisinden korktukları için gösterimi derhal iptal ettiler. SRL, 1992 yılında Graz'da gerçekleştirdiği bir gösterimde ise patlayıcılar, ışık oyunları ve ses efektleriyle bir "savaş simülasyonu" yaratmış, fakat şehir halkı büyük korku yaşamış, paniğe kapılmıştı.
Einstürzende Neubauten'in kaotik ses dünyası, kökleri Viyana Aksiyoncuları'na dayanan ve çoğu zaman şiddete değin uzanan kathartik bir fizikselliği de içeriyor. Blixa Bargeld'in hayranlık duyduğu Viyana Aksiyoncuları Otto Muehl, Herman Nitsch dramatik ve kathartik ritüelleriyle modern insanın varlığını kuşatan çağdaş mitleri yıkma girişiminde bulunmuşlardı. İçgüdüyü akla egemen kılmaya ve seküler bir dünyada cehennemi canlandırmaya çalıştıkları için modernite öncesi bir eğilim temsil ediyorlardı.
Viyana Aksiyoncuları ve Einstürzende Neubauten'in ortaklaşa gösterim gerçekleştirdiği SRL arasında bazı benzerlikler bulunduğunu söylemek de pekala mümkün. Sanat dünyasının kurumlaşmış yapısı karşısında şiddete başvurmaları, şiddet ve yıkıcılığı sanatın doğasını yorumlamada bir araç olarak kullanmaları bu benzerliklerin başında geliyor.
Einstüzrende Neubauten topluluğu Tabula Rasa albümünde yer alan "Headcleaner" adlı parçasında Beatles'in "Ali You Need Is Love"ını yapımını bozuma uğrattı. Bu Beatles klasiğini öğelerine ayırdılar, bazı öğeleri "Headcleaner" içinde çok değişik bir biçimde ve Blixa Bargeld'in deyişiyle "bir savaş resmi olarak" yeniden monte ettiler. "Headcleaner", Viyana'da bir meydanda ve özel olarak tasarlanmış fallus biçimli çelik bir kafesin içinde gerçekleştirdikleri gösterimde kaydedilmiş. Fakat, gerçekte kırk beş dakika uzunluğunda olan bu parçayı albüme alırken kısaltmış, sadece on beş dakikalık bölümüne yer vermişler.
Tabula Rasa albümlerindeki bir diğer parça "Wüste" (Çöl) başlığını taşıyor. "Wüste" de yaylı çalgıların yanısıra 'mekanik gitar makineleri" de kullanmışlar. 1992 yılında, Körfez Savaşı'nın başlamasından, Körfez'deki petrol kuyularının alev almasından yaklaşık bir ay önce kaydettikleri bu parçada ayrıca yanmakta olan yağ sesinden de yararlanmışlar. Kanadalı modern dans topluluğu La La La Human Steps için yazdıkları "Blume" adlı parçada ise Anita Lane'in vokali duyuluyor.
Tabula Rasa albümünü kapağında on yedinci yüzyılda yaşamış Flaman ressam Ambrosius Bosscahsaert'a ait bir ölüdoğa vardı. Üzerinde sineklerin dolaştığı yarısı yenmiş meyveler, bir kadeh şarap, bir çekirge... Bu tedirgin edici ve ürkütücü simgeler albüme ortaçağa özgü bir korku atmosferi veriyordu.
Einstürzende Neubauten, Kollaps (Çökme) ve Strategies Against Architecture (Mimariye Karşı Stratejiler) albümlerinin başlıklarından da kolayca anlaşılacağı üzere, müziği arkitektonik bir yapı olarak ele alan ve yapıyı, bir başka albümlerinin başlığına gönderme yaparak söylendiğinde, "sonsuz Richter ölçeğinde beş derece"lik sarsıntılarla silkeleyen, bozan, yıkan bir topluluk.
Einstürzende Neubauten'in müziğe, müziğin diline yaklaşımında Heidegger'ci bir eğilimin varlığından söz edebiliriz. Çünkü, bilindiği üzere, Heidegger de Batının geleneksel metafiziğini ve dili ele alırken mimarlığa özgü bir söylem kullanmıştır. Örneğin, 1947 yılında kaleme aldığı Hümanizma Hakkında Mektup'da dili "varlığın evi" olarak tanımlamıştı.
Daha da geriye gidebiliriz: Heidegger'in henüz 1920'lerde, Marburg Üniversitesi'nde Husserl'in asistanı olarak verdiği derslerde "yıkım" (Destruksion), "eleştirel yıkım" ya da "eleştirel yapısızlaştırma" (kritisscher Abbau) kavramlarını kullandığı biliniyor. Bu kavramlara dilin ve batı metafiziğinin köklü bir biçimde gözden geçirildiği eleştirel bir süreci ifade etmede başvuruyordu.
Heidegger yapıyı bozuyor, fakat sonuçta dilin ancak bir yuva içinde mümkün olduğunu düşünüyor ve "asli sığınağa" dönüyordu. Böylelikle, filozof ve mimar arasında bir analoğ kuruyordu. İşte, Eintürzende Neubauten'in müziğe yaklaşımı ile Heidegger'in dili ele alışı arasındaki yakınlık bu noktada sona eriyor. Çünkü, Einstürzende Neubauten yuvaya dönmüyor, içinde yaşayabileceği bir ev inşa etmiyor. Daha açık bir anlatımla, müziğin yapısını bozuyor, ama bir başka müzik yaratmıyor. Gürültü koparmada ısrar ediyor, kaotik olanda direniyor. Heidegger'den farklı olarak, müzisyen ve mimar arasında analoğ kurmaya yanaşmıyor. Şöyle de söyleyebiliriz: Einstürzende Neubauten üyeleri kendilerini müzisyen olarak tanımlamayı kabul etmiyor, seslerin örgütleyicileri ve uyumlu bir evrenin yaratıcıları olmayı, demiurgas olarak tanımlamayı reddediyorlar.
Einstürzende Neubauten yapısını bozduğu, yıktığı müziğin alternatifini yeni bir müzikte görmüyor. Daha doğrusu, müzik söz konusu olduğunda ana akım ve alternatif ayırımı yapmıyor. Böyle bir ayrımı kabul etmiyor, müziği bir bütün olarak reddediyor. Müziği sistem içi görüyor. Müziğin muhalefet dinamiğinden yoksun olduğunu ileri sürüyor. Einstürzende Neubauten'e göre müziğin gerçek alternatifi gürültülüdür. Müzik, tıpkı logos (söz) gibi, yerleşiktir. Başıboş dolaşmaz, belirli bir mekânı, sığınağı vardır. Oysa, gürültü kaotik ve akışkandır. Belirli bir mekâna sığmaz. Müzik evcildir, gürültü ise yurtsuz.
Gürültü: Müziğin Ekonomi Politiği başlıklı incelemesinde gürültünün politik gücüne dikkat çeken Jacques Attali, müzik ve gürültünün tam bir karşıtlık oluşturduklarını belirtir. Attali'ye göre en yakın tanımıyla müzik, seslerin örgütlenmesidir. Bu niteliğinden dolayı, her şeyden önce uyum ve düzen demektir. Müzik hiyerarşi üzerine kuruludur. Müziğin uyumlu sesler ve düzenlenmiş notalarla kurulmuş hiyerarşik yapısını bozar. Kod yapılandıncı iletilere saldırır. Toplumsal düzen açısından tehdit oluşturur.
Einstürzende Neubauten'in yarattığı müzik değil, gürültü. Denetlenemeyen, dizginlenemeyen ve asimile edilemeyen kaotik sesler. Düzensiz, uyumsuz, örgütsüz tınılar. Yıkılan yapılan, çöken binaların gürültüsü. İsyan halindeki insanların haykırışları, ayaklanmış kitlenin bağırışları.
Müziğin yapısını yıkarak yerine gürültüyü koyan Einstürzende Neubauten, belirli bir uzamda kalmayı, belirli bir yere ait olmayı reddediyor. Nomadik bir varoluşu seçiyor. Yeni binaları yıkıyor, yeni alanlar açıyor, fakat oralarda yerleşmiyor. Einstürzende Neubauten yersiz yurtsuz bir kollektivite.
Heimat (Yurt) sözcüğü, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanlar için çok şey ifade etti. Savaşta bütün değerlerini yitirmişlerdi. Hitler onlara bir "hayat alanı" vaat etmiş, ama sonuçta yurtsuz bırakmıştı. Dolayısıyla, o insanlar için yurt edinmek, yuvaya sığınmak yaşamsal önem kazanmıştı. Hans Jürgen Syberber'a göre Heimat savaş sonrasında Almanlar için "psikoanalitik bir tasarı" ya da " bir umut ve ütopya süreci"ydi.
Blixa Bargeld, Tabula Rasa albümünün üzerinden görünmeden asılı duran temalardan biri ütopyadır" demişti. Kuşkusuz, Bargeld'in sözünü ettiği, Syberber'in "bir umut ve ütopya süreci" olarak tanımladığı Heimant (Yurt) değil. Eintürzende Neubauten kök salmamada kararlı. Eintürzende Neubauten'in gürültü estetiği, kültüre ve geleneğe şizofrenik bir tepki. Tabula Rasa'nm Almanca, İngilizce Fransızca ve Latinceye birarada yer verilmiş "çok dilli" (multi lingual) bir albüm olması da Einstürzende Neubauten'in köksüzlüğünü, yuvasızlığını kanıtlıyor.
Einstürzende Neubauten'in gürültüsünde, 1998 yılında yayımlanan Ende Neu (Yeni Son) albümlerinin adında da ima edildiği üzere, bir döngü var. Fakat, bu kısır bir döngü değil. Gürültü kendi doğuşuna, başlangıcına (genesis'ine) dönüyor. Dönüşün noktalandığı anda mümkün olan geleceğin tohumlan atılıyor ve yeni bir hayat başlıyor.
Klavyeci Roland Wolf'un ölümünden ve perküsyoncu Mufti'nin ayrılmasından sonra iki yeni üyeyle gerçekleştirilmiş Ende Neu albümünde hızlanan makine gürültüleri duyuluyor. Çalgı olarak Renaut ve Alfa Romeo motorlan kullanılmış.
Einstürzende Neubauten, yirminci yüzyıl deneyci, yenilikçi tiyatrosunun en önemli yazarlarından biri olan Heiner Müller ile işbirliği yaptı. Yunan trajedyalarının, Shakespeare klasiklerinin yapısını çözen, çok farklı bir dille yeniden kuran Müller aslında, sağduyunun sessizliğini bozuyor. Yerleşik tiyatro dilinin yerine fragmanları, birbirleriyle ilintili olmayan anları koyuyor, zaman ve mekânda sürekliliği kırıyor, kesintiye uğratıyor. Müller'in tiyatro diline yaklaşımıyla Einstürzende Neubauten'ın müzikal dil ve yapıyı ele alışı örtüşüyor. Topluluk bu nedenle, onun Hamlet Makinesi (Haltemaschine) adlı oyununu radyoya uyarlamada hiç güçlük çekmedi. (Bu arada iki anımsatma: Bilsak Tiyatro Atölyesi, Park Yapılmaz adlı oyunlarında Hamlet Makinesi'nden yola çıkmışlardı. İstanbul Şehir Tiyatrosu da Müller'in Misyon: Bir Devrimi Anmak adlı oyununu iki yıl önce Berliner Ensembe'dan Paul Plamper'ın yönetiminde sahnelemişti).
Radyoya Hamlet Makinesi dışında başka oyunlar da uyardılar. Bazı oyunları kendi anlayışlarınca yeniden kurdular. (Örneğin, Peter Zadek'in Andi adlı oyununu). Topluluk üyeleri solo projeler de gerçekleştirdiler. Mufti, televizyon gazetecisi Andreas Ammer'in yardımıyla, Dante'nin özgün metnini Radio Inferno adıyla radyoya uyarladı.
Mufti ayrıca, dışavurumcu bir tiyatro klasiğine, Wedekind'in Bahar Uyanışı adlı oyununa yepyeni bir yorum getiren bir çalışmanın için de yer aldı.
Eintürzende Neubauten tiyatro ile kavramsal bağlar kuruyor ve bunu gerçekleştirmede radyoyu 'İdeal bir araç" olarak görüyor. Çerçevelere sığmayan bir topluluğun radyoyu "ideal bir araç" sayması ilk bakışta paradoksal bulunabilinir. Fakat onlar, radyonun dinleyiciyle "yoğunlaşmış yakınlık" kurmayı sağladığını, radyodan yayılan seslerin beyine doğrudan işlediğini ileri sürüyorlar: "Yeter ki, dinleyici bütün frekanslara açık olsun."
Blixa Bergald gürültüyü "sempex ve ütopya arasında"ki bir alanda oluşturduklarını belirtiyor. Aslında, bu çok geniş bir alan. Einstürzende Neubauten bu geniş alanda büyük bir hızla hareket ediyor, yüksek enerji açığa çıkarıyor, dalga dalga genişliyor, havayı rüzgara dönüştürüyor, kimyasal reaksiyonlar yaratıyor, ısı yayıyor, basınç yükseltiyor... Dikkat! her an patlayabilir.
Halil Turhanlı
Çiviyazıları & Littera - 13 Eylül 2001
|