|
Editors Röportajı
Radyo Eksen: Bu Türkiye’ye ilk gelişiniz mi?
Tom: Evet... Yeni yerleri görmek gerçekten çok güzel. Neyse ki buna imkan sağlayan bi işimiz var. Bugün bizim için özel çünkü ilk kez Türkiye’deyiz ve bu The Back Room albümündeki şarkılarla verecegimiz son konser olacak... tam 20 aylık bir turun son ayağındayız... ve artık ara vericez.
Radyo Eksen: Bu sene Thom Yorke ve Richard Hawley gibi isimlerle birlikte Mercury müzik ödülüne aday gösterildiniz... Böyle büyük isimlerle aynı ödüle aday gösterilmek sizin için ne ifade ediyor?
Tom: O listede olmak harika bi duygu... Daha önce de birçok farklı kategoride Franz Ferdinand ve Primal Scream gibi birçok iyi isim aday gösterilmişti ve bu gibi grupların aday gösterildigi bir listede yer almak oldukça gurur verici. Ama ben özellikle bu sene Richard Hawley’nin kazanmasını çok istiyorum ya da Guillemots da olabilir... Bu seneki adaylar çok başarılı ama ödülün yanısıra beni telaşlandıran en önemli şey Thom Yorke ya da Muse’un önünde canlı çalmak... bu gerçekten dehşet verici.
Radyo Eksen: Peki bu başarı sizi şaşırttı mı? Yani beklentilerinizi aştı mı yoksa zaten beklediğiniz birşey miydi?
Tom: Aslında tek istedigimiz, insanların şarkılarımızı begenerek ve zevk alarak dinlemesi. Bizim hiçbir zaman çok ünlü olmak gibi bir tutkumuz olmadı... ama herşey birbirini takip etti ve bir anda bu noktaya geldik ve bence bunda en büyük etken sürekli festivallerde çalmamız, konserler vermemizdi. İnsanlar bu sayede bizi tanıdılar ve ismimiz kulaktan kulaga dolaşmaya başladı. Dergiler bizden bahsetmeye başladı. Kısacası doğru yolda ilerlediğimizi hissediyorum ve mutluyum.
Radyo Eksen: The Editors’u kurmadan önce neler yapıyordunuz?
Tom: Hepimiz üniveristedeydik ve orada tanıştık. Üniversiteyi bitirdikten sonra da para kazanmak için farklı işlerde çalışmaya başladık. Ben bir bankanın çağrı merkezinde çalışıyordum ve bu 1 ya da 1.5 sene kadar sürdü ve gerçekten hiç de eğlenceli değildi ama en azından kiramızı ödeyebiliyorduk...
Radyo Eksen: Peki sürekli aynı şarkılarla ardarda konserler vermek sizi hiç yormadı mı?
Tom: Biz yeni bir grup sayılırız ve evet, uzun süredir aynı şarkılarla birçok yeri dolaştık. 8 hafta Amerika’daydık ve ardından Japonya’ya geçtik, birçok konser verdik ama bu da işin bir parçası... Tabii ki bu tempo bizi yordu ve bir süre sonra farklı şeylere odaklanmamız gerektiğini hissettik. Neyse ki grupça iletişimimiz oldukça iyi ve birbirmizi anlıyoruz ama bir müzisyen için en kötü şey bunları sahnedeyken hissetmek. Bunun olmaması için de bu tempoya ara vermek ve sadece oturup konuşmak, yeni fikirler üretmek gerek... Şu ana dek harika konserler verdik, çok eglendik ve bugün son konserimizi verecegiz. Bundan sonra da yeni şarkılar yapmaya başlayacağız.
Radyo Eksen: Birçok farklı ülkede yüzlerce yeni insanla tanışmak nasıl bir duygu?
Tom: Oldukça eglenceli... bu sayede Güney Amerika, Avustralya gibi gitmek isteyip de gidemediğmiz birçok yeri gördük, Portekiz ve Yunanistan’da da bulunduk, buralarda ki insanlarla tanıştık... İnsanlar da çok cana yakın ve sıcaktı.
Radyo Eksen: Yeni albümünüzü ne zaman dinleyebilecegiz?
Tom: Geçen hafta Londra’da 2 yeni şarkı kaydettik ve yeni bir prodüktörle çalışmaya başladık.Birkaç haftalık bir tatilimiz var ve bu süreyi yeni şarkılar yazmak, bir yandan da dinlenmek için kullanacağız ardından da Kasım ayında tekrar stüdyoya girecegiz. Yeni albümün kayıtlarını ise büyük ihtimalle önümüzdeki yıl Ocak ya da Şubat ayında bitirmeyi planlıyoruz.
Radyo Eksen - 20 Eylül 2005
|