|
İhtilal
İzmir Karaca Otel’deki odasında sohbet ediyoruz.”Doktor” dedi ve devam etti”İnsan kanserim diye reklam yapar mı?”Çok üzülmüştü basında yazılanlara..Kanser teşhisi konmuştu kendisine ve bunun altından nasıl kalkacağını düşünüyordu.Daha yapacağı çok şey vardı”En az 70 yaşına kadar yaşamalıyım”derdi.O sohbette”Seni karalayanlara,gündemde kalmak için kanser reklamı yapıyor diyenlere hastane kayıtlarını,raporlarını göstersene”dedim.”Doktor,insan kanser olduğunu mu ispatlar,olmadığını mı?” dedi.
Onun siyasi görüşleri hep tartışma konusu yapıldı.Genelde de ülkücüler sahiplenmeye çalıştı onu..Birgün bunu da sordum kendisine..”Ben seni biliyorum ama bu adamlar bizden deyip sabah akşam senin şarkılarını sahipleniyorlar.Belki aşağı doğru sarkık bıyıklarından ilham alıyorlar”Ne dese beğenirsiniz..”Bırak öyle zannetsin zevzekler..”Zaten öyle bir dünya görüşünde olması mümkün değildi.Ufku geniş birinin dar kalıplara sığması mümkün müydü?Hergün enaz 4-5 kitap bitirirdi.Ve bunların bazıları bayağı ağır kitaplardı.Ortaya çıkıp politik görüşünü açıklamamasının nedeni herkesi kucaklamak istemesinden kaynaklanıyordu sanırım.
İstanbul’da bugün sık sık haciz olaylarının yaşandığı Moda’daki evindeyiz..”Gel,sana bir şey göstereceğim”dedi.Çalışma odasına indik.Duvarda çerçevelenmiş bir gazete küpürü..O kadar antika arasında..Şöyle bir baktım..”Hatırlamadın mı?”diye sordu.Yoo gibilerden dudak bükerken,”yanına git,yanına”diye ekledi.Çerçevelenmiş gazete küpürü 70 li yılların Demokrat İzmir gazetesindendi. Gazetede 8 sütuna bir manşet vardı:İhtilal..Fotoğraflı haberi yazan o yıllarda Tıp fakültesinde öğrenci olan bendim.”Bırak 8 sütunayı,bu konseri tek sütun vermeyen gazeteler olmuştu”dedi ve ekledi”Bu benim hediyelerimin en güzeli..O günlerde sana teşekkür edemedim.30 yıl sonra kısmetmiş..”
Barış Manço,57 lerde başladı müziğe,okul gruplarıyla..63 yılında ilk 45 lik plağı yapan kişidir.Daha sonra Kaygısızlar (Mazhar Fuat Özkan) dan Kurtalan Ekspres’e birçok grupla gerçek anadolu ihtilalini gerçekleştiren odur.Sanatçının şarkı sözleri üzerine yapılan bir araştırmada 69 eserinde 38 atasözü ve 283 deyim kullandığı ortaya çıktı. Sanatçıyı toplumumuzun niye bu kadar sevdiğinin yanıtı şarkı sözlerinde..Eski köyümüzün yeni ozanıdır o..
68 kuşağının dayanışmasını da gördü,vefasızlığını da..Gün geldi konserleri doldu taştı..Gün geldi kimse aramadı.Ama o yoluna hep devam etti.Düşünebiliyor musunuz “uzun saça tu kaka”denilen yıllarda ortada geziyor.Parmaklarına garip garip yüzükler takıyor.Ne çizgisinden ödün veriyor,ne de tarzından..Darbeler yaşamış ülkemizde konserinde ön sırada oturan generallere baka baka “Sıradaki parçamız..İşte hendek,işte hendek”diyor.Herkes de alıyor kimin deve olduğu mesajını..O bir filozoftu..Bir halk adamıydı..Adam gibi adamdı..
Benim favori parçam “Kol Düğmeleri”ydi..Onun ise tüm ülkenin onu tanımasını sağlayan 70 yapım” Dağlar Dağlar”..Son görüşmemizdeki söyledikleri hala kulağımda..”Bizim ülkemizde müzik dinlenmiyor.Şöyle bir kaset koy oğlum oradan deniyor.Müzik eğlencenin fonu değildir.Dinlenme ögesine sahip sanatçının çok az olduğu,dinlenen sanatçı sayısının çokaz olduğu inancındayım.Ve bunların bir tanesi olmakla da mutluyum.”
Barış Manço ile dostluğumuz ne yazık ki 40 sene civarında sürdü.Seni çok özleyeceğim sevgili dost..Senin dizelerinle”ben nasıl unuturum seni,can bedenden çıkmayınca”..
Hürriyet - 14 Temmuz 2003
|