Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde



Baba Zula

> Baba Size Kült Diyebilir Miyim?

 Biyografi | Diskografi | Fotoğraflar | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basında | Forum
Baba Size Kült Diyebilir Miyim?

Baba Zula'yı ilk kez Zen diye bildik. 'Tabutta Rövaşata'yla hayran olduğumuz film müziklerine 'Dondurmam Gaymak'la devam ettiler. Murat Ertel ve Levent Akman, modern striptizci Michelle'i de almışlar yanlarına, çalıp çalıp oynuyorlar

Radikal Cumartesi'nin beş yüz birinci sayısı hasebiyle bu hafta Baba Zula sahne alıyor! Derviş Zaim'in 'Tabutta Rövaşata' filmiyle ilk kez sevdiğimiz Baba Zula, bu hafta 'Dondurmam Gaymak' filminin müzikleriyle sayfalarımızdan uçuşacak. Ve bu, Türk yapımı film müzikleri albümleri içinde bir, yabancılar arasında da 'Phantom of The Opera'dan sonra iki numarada.
Baba Zula'yı ilk kez üniversitede Zen diye bildik biz. O zamanlar üyeleri bizim okula gidip gelirdi, biz de o abilere bakardık hayran hayran. Sanki bizim bilmediğimiz şeyleri biliyorlarmış, Türkiye onlardan sorulurmuş gibi efsaneydiler bizim için. 'Kült' lafını duymamıştı Türkiye belki ama öğrendikten sonra tam da oturacakları kelime buydu sözlüğün karşısında.

Marjinalitenin dili bir

96'da Zen'in elemanlarından bazıları 'Tabutta Rövaşata'yı beğenmiyor ve müzik yapmak istemiyor. Murat Ertel ve Levent Akman çok seviyor ve müzik yapmak istiyorlar. Levent Akman'ın dediğine göre Murat Ertel geliyor içeri ve "Baba Zula'ya ne dersin?" diyor. Çok beğeniyorlar ve o gazla birçoğumuzun evinde bulunan 'Tabutta Rövaşata' film müzikleri CD'sine çalışıyorlar. Sonra üç albüm daha yapıyorlar 10 senede. Bu, Baba Zula'nın 10. senesi bu arada.
Yurtdışındaki önemli festivallerde konserler veriyorlar. Zaman içinde sadece müziğe değil, performans sanatlara da hizmet ederek sahneye garip garip insanlar çıkarıyorlar: Dansözler, top çevirenler, ateş yutan adamlar, postmodern striptizciler, tiyatrocular, emprovize ressamlar...
Üstelik bunları yaparken 'ran ran ran' diye hevi metal değil, gayetle oryantal ezgiler çalıyorlar. Batılı bir duruşla Türk halk motiflerini dışa vuruyorlar ve telaşlı da değiller. "Çağdaş halk sanatı diyebiliriz bizim yaptığımıza" diyorlar.
Şu aralar kumpanyalarını da alıp İngiltere, Belçika, İtalya, Kiev,
İngiltere, Danimarka dolaşıp konser verme hazırlığındalar.
Bir de Japonya. Albümleri Türkiye'yle aynı anda Japonya'da çıkıyor. Japonlar araştırmayı seven insanlar, dansçıları olmak isteyen birçok Japon'la tanışmışlar. Şimdiye kadar da iki dansçıyla birlikte sahneye çıkmışlar. Uluslararasılığı Türkiye'ye getirmişler.
Marjinalitenin dili bir, şu anda Michelle diye Los Angeles'lı bir dansçıyla çalışıyorlar. Modern striptizci Michelle'in dansı, İzmir'de Ege Motorcular Derneği'nde epey tepki toplamış. Tepki gösterenlerse motorcular değil, yöneticilermiş. Zaten bu hep böyle olmuş; "İnsanlar yeniliğe açık" diyorlar, "Ama yöneticiler değil."
Hatta 'Dondurmam Gaymak' filminin galasında konser verdiklerinde Michelle'i hazırlayan başörtülü kadın çok eğlenmiş, hatıra fotoğrafları çektirmiş; Michelle'in üzerindeki sekiz kollu, bol korseli, erotik bir örümcek kız kostümü olduğu halde. "Toplumun altı memnun. Bütün rahatsızlığı yöneticiler çıkarıyor" diyorlar. 'Dondurmam Gaymak'ın Muğla'daki galasıyla çok iftihar etmişler. Bu coşkunun her şehrin hakkı olduğunu söylüyorlar. Muğla'daki ilk gösterim için büyük bir kortej oluşturulduğunu, önde boğalar, arkada keçiler, atlı efeler, orijinalinden köylü oyuncular, traktöre bağlı çekçeklerin içinde de Baba Zula; canlı canlı çalarak şehirde dolaşmışlar. Belediye başkanları, valiler, Başbakanlık'tan adamlar, herkes oradaymış ve hatta okullar tatil edilmiş.
Murat Ertel edebiyat, Levent Akman da antropoloji okumuş. Son dönem dansçıları Michelle de kolejden sonra hipnoz çalışmış, Baba Zula'dan önce de White Zombie, Cramps, Queens of The Stoneage, Velvet Hammer için dans etmiş.
"Bizim için yaş önemli değil; daha önce Semiha Berksoy'la da çalıştık. Hip hop'çu gibi sahnede performans yaptı" diyorlar.
Murat röportaj boyunca gözünden çıkarmadı kırmızı garip gözlüklerini.
Takip edenler cin şapkasını ve garip kıyafetlerini de tanır.

Şaraplarını yapacaklar

Murat Ertel ve Michelle'le konuşurken henüz Levent aramızda yoktu, 15-20 dakika sonra geldiğinde sanki başından beri yanımızdaymış gibi, konu Baba Zula olmadığı halde sanki başından beri bizimle birlikteymiş gibi, daha önce konuştuğumuz konularla ilgili espriler yaptı.
Bunun üzerine "Siz şaman büyücülerine benziyorsunuz" deyince Levent bunun çok doğru olduğunu, Bektaşiliği de çok sevdiklerini, bütün kültürlere ilgi duyduklarını ve özellikle Anadolu topraklarında yaşamış kültürlere sahnede yer vermekten çok hoşlandıklarını söyledi.
Bir de şarap... Levent'in eşinin ailesi Bektaşi ocağının son temsilcilerinden. Üzüm bağları onlar için çok önemli çünkü kendi şaraplarını kendileri yapar, bayramlarda da şarap ikram ederlermiş. Yakın bir zamanda 'Baba Zula Şarapları'nı üretmeyi düşünüyorlar.
Baba Zula ismini daha önce birkaç kişi araklamaya çalışmış. Hatta bir şarap firması da bu isimde bir şarap çıkarmaya kalkışmış ama bu olay iyi gelmiş. Gidip isimlerinin patentini mi denir artık, bişeyini almışlar.
Geçen sene bir festivalde Baba Zula sahnedeyken Nick Cave'in elemanları Bad Seeds müziklerine hasta olmuş. Mick Karn (üstat) "Kim bu çocuklar yahu?" demiş, zaten Michelle'le de onlar vesile olmuş tanışmalarına.
Oryantal kültürü seviyorlar ama ironik bir yaklaşımları var. Belki oryantale değil de oryantale halk olarak yaklaşımımıza gülüyorlardır...
Türk filmlerini hâlâ severek izliyorlar ve bazı değerlerin
'yükselen/alçalan' olarak alçaltılmasına karşılar.
Popüler kültüre karşı değiller ama takip edeleri yok. Erol Evgin, Barış Manço, Erkin Koray, Belkıs Özener seviyorlar. Bunun dışında Yıldız Tilbe'yi sempatik buluyorlar ama İbrahim Tatlıses'i kadınlara olan tavırlarından ötürü sevmiyorlar. Düşüncelerini laf ebeliği yapmadan en ince naiflikleriyle söylüyorlar, hem de naif olsun diye değil, sadelik olsun diye: 'Şunu seviyoruz ama onu şu şu yüzden sevmiyoruz' gibi.
Neşe en güzeli tabii. Nasreddin Hoca, Bektaşi fıkraları. Mesela komik ayakkabılar giymeyi seviyor Murat. Ama komiklik olsun diye değil, ciddi ciddi giyiyor ve bunda gülünecek bir taraf da, sanıyorum bulamıyor. Siz de zaten gülmüyorsunuz; üzerinde oldukça ciddi duruyor.
'Yüzüklerin Efendisi' ve türevi, cinler ülkesinden çıkmış kumpanyanın içten pazarlıksız müzisyenleri.
Sözün kısası Baba Zula, zulalarında daha nice inciler taşıyan çok baba arkadaşlar.

Radikal Gazetesi - 03 Haziran 2006



Gönderen: f_d_manyagi  [24 Ağustos 2006 21:37:46]
Okunma Sayısı: 298

 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com