|
Arabesk Ayıp Mı Yani?
Dedik ya biraz arabesk esintileri var diye. Çocukların bu konuda dertleri yok. Müslüm Gürses de dinliyorlar, Travis de, Placebo da, Nazan Öncel de, MFÖ de, Oasis de, Türk sanat müziği de. Onur diyor ki: "Dinlemek, albümü alarak olmasa bile takip ediyorsunuz bir şekilde. Arabesk, pop, rap olması hiç fark etmez. Güzelse güzeldir". Memleket ahvalini andıran bir durum söz konusu tabii. "Türkiye'de yaşamanın sonucu zaten. İsterseniz, arabesk, Yunan müziği, Arap müziği hiç dinlemeyin ama eğer çıkıp şehrin işlek bir caddesinden yürürseniz, o tip şarkıları duymamanız, etkilenmemeniz mümkün değil. Alaturka yapalım, arabesk yapalım diye bir şey demeden çaldık" diye tamamlıyor Emre. Şarkıların çoğunun aşk şarkıları olduğu eleştirisini de şöyle cevaplıyorlar: "Politik tavra göre şarkı seçmedik. Herkesin hoşnutsuzluğu kadar biz de hoşnutsuzuz sistemden. Gün içinde insan psikolojisi nasıl değişiyorsa bizim albüm de öyle". Albümün promosyonundan sonra İzmir'e dönecekler. İki ev arkadaşı olarak oturup bütün akranları gibi internette bol bol vakit geçirip bilgisayar oyunu oynayacaklar, yemekle değil ama evin temizliği ile uğraşaklar. Elbette en çok, en çok yapmak istedikleri konserler. Kesin tarih yok, belki yarın belki yarından da yakın.
Radikal Gazetesi - 27 Temmuz 2003
|