Ana Sayfa


















Text Reklamlar:

Yemek Tarifleri
Sağlık Kütüphanesi
Perde



110

> Daha Cesuruz

 Biyografi | Diskografi | Fotoğraflar | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basında | Forum
Daha Cesuruz

110 için net bir çıkıştan bahsedilecekse bu ikinci albümle olacakmış hissi geçiyor.İlk albümle bir dereceye kadar kendinizi tanıttınız; ama piyasadaki yerinizi bu albümle tam olarak konumlandıracakmışsınız gibi.

Candan:Albümü ilk çıkardığımız zaman rock müziğin patladığı söylenen dönemdi.Bir sürü grup piyasaya çıktı.Çıkması güzel bir şeydi; ama çok isim çıkınca içlerinden sıyrılmak zorlaşıyor.İlk albümü çıkarırken hedef ikinci albümdü.Zaten önceden planlandığından aslında bizim için yeni bir şey değil bu.

İkinci albümün çalışmaları ne zaman başladı ve albümün net olarak şekillenmesi ne kadar bir süreyi kapsadı?

Mehmet: İlk albüm zamanında zaten 30 küsur parça yapılmıştı.O dönemde de aralarından kullanılmayan şeyler vardı, o dönemden de bir sürü malzeme vardı.Biz kendi stüdyomuzu da açmamızla ve bu malzemelerle beraber giriştik olaya.

Ozan: 2006 Temmuz’unda stüdyoyu bitirdik.Bir sene falan sürdü çalışmalar.

Candan: 2006 dediğimiz, bazı parçalar ilk albüm bittiğinde vardı; mesela ‘Çünkü’yü biz ilk albümü bitirdiğimizde yapmıştık.Oradaki iki tane parça ilk albüm bittiğinde vardı.Ondan sonrakiler için yazın hep beraber çalıştık.

İkinci 110 albümünün bir öncekine oranla en büyük farklarından biri daha sert bir sound’unun olması.
Mehmet: Aslında sert değil de daha dinamik diyebiliriz.

Candan: O sertliği planlı olarak hiç kimse yapmadı, planlı olmadı. Şarkılar oluşurken içlerinden bizi duygusal olarak çok fazla etkileyen parçalar oldu, duygusallıktan kastımız bu parçanın vermiş olduğu etki.Bundan sonraki albüm bundan daha sert de olabilir, daha yumuşakta. Bu hakikaten planladığımız bir şey değil.

Peki ikinci albüm baskısı denilen şey sizde de oldu mu?Ya da ilk albümde yapamadıklarınızı bu albümde yapmak istemenin yarattığı bir durum?

Mehmet: Baskı anlamında olamadı; ama bu tamamen kendi istediğimiz bir şeydi ilk albümde yapamadıklarımızı ikinci albümde yapmamız lazım dediğimiz şeyler kendiliğinden çıktı onlarda zaten.
Ozan. İlk albümü yaparken daha konuştuğumuz bir takım şeyler vardı.

Candan: İlk albümde oldu bittiye gelen şeyler vardı, şimdi eğri oturup doğru konuşursak. Oldu bittiye gelen şeyler de bizi başından beri çok rahatsız ediyordu.O da tamamen vakitsizlik ve bazı imkansızlıklardan falandı.Bu albümde onları aştık.Bir baskı unsuru vardı açıkçası. İlk albümün süresi 30 dakikaydı.

Albümde eleştirilen en önemli nokta süresiydi.
Candan:Konserde de böyle bir sorun yaşıyorduk.Cover da zaten üç tane yapıyorduk.Bizim için bir sorundu.Konser 45-50 dakikayı geçemiyordu.Bir organizasyon sizden genelde 60 dakikanın altında konser süresi istemiyor.Biz aletler bozuldu falan deyip süreyi uzatıyorduk.

Albüm süresinin daha uzun olması, sözlerin daha olgun olması,sound’un daha sert olmasının haricinde ilk albüme göre diğer farklılıklar nelerdir?
Mehmet:Daha kararlı bir kere.
Ozan:Daha cesur daha dinamik.

Peki müzik dünyasının son dönemde geldiği noktayla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Candan:İnsanlar bu artık bir dost tavsiyesi olsun.Plak firmaları insanların albüm almamasından dolayı tamamen albüm yapmaktan uzaklaşmış durumdalar.O yüzden her şeyi sizden bekliyorlar.Ki artık kaydı götürüyorsunuz, beğenilirse basıyorlar.
Ozan:Korsan, korsan dediğimiz olay bu aslında.İnsanlar almazsa gruplar albüm çıkaramıyor.

Candan:Şöyle bir çan eğrisi var.Çok fazla albüm çıktı,çıktı sonra korsana döndüler,şimdi gruplar aşağıya doğru iniyor.Üç sene sonra insanlar ne dinleyecek çok merak ediyorum.Sadece korsan da değil, bilinçli tüketici sorunu var Türkiye’de.
Mehmet:Şöyle de bir sıkıntı var aynı zamanda.Rock müzikte bir furya oldu ya, herhangi bir barda çalan gruba prodüktörler gidip “Siz güzel çalıyorsunuz, size albüm yapalım” dediler.Bu grupların ellerine besteleri bile yok ve bunun üzerine oturup beste yapmaya başlıyorlar.Dolayısıyla zorunlu bir şey çıkıyor ortaya.Bu da insana samimi gelmiyor.Bu yüzden tutmayan çok grup var.Bu yanlış bir politika.

Ya da artık MySpace gibi ortamlara bakılıyor.
Candan: O da o kadar yanlış bir mantık ki. Ben hep savunuyorum, sanal dünyada olanlarla gerçek dünyada olanlar arasında dağlar kadar fark var.Çok geyik bir örnek ama Ajdar, sanal ortamda inanılmaz rating’i olan biri.Ama bu, sanal dünyanın getirdiği bir yapaylık.Ama gerçek bu.Sanal dünya çok fazla insanları kandırmasın. Gerçek hayata çıktığınız zaman krallar böyle işlemiyor.Bir de şunu söyleyeyim, ben mp3’e karşı birisi değilim.İnsanlar tarafından kullanılması güzel bir şey; ama şu bana garip geliyor.Grubu beğeniyorlar, parçalarını da indiriyorlar; ama mp3’lerini indirdikleri grupların albümlerini almamaları bana garip geliyor.Yoksa ben mp3’ü kendi sayfama bile koyarım.İnsanlar yeter ki beğendikten sonra albümü alsınlar.
Mehmet:Aynen katılıyorum.Çok beğeniyorum diye dinlediğin birinin albümünü indirmemelisin bence internetten.

Candan:Gruplar, korsana karşıyız derken-tabii korsan ayrı-, mp3’e karşıyız derken aslında mp3 mantığına demiyorlar.Sonuçta açık bir kaynak, insanlarla bunu paylaşsınlar, eyvallah; ama o grubun albümünü almadığınız zaman bir sonraki albümü çıkarma konusunda ne plak firması destek oluyor, ne de grubun içine bir şevk kalıyor. Bizim şöyle bir artımız var; biz hakikaten müzik yapmayı seven insanlarız.Boş zamanlarımızda oturup bir şeyler üretmeye çalışıyoruz.Kendi parçalarımızı kendimiz kaydettiğimiz için kafamız rahat gezebiliyoruz.Birçok grup bu konumda değil.

Blue Jean - 01 Temmuz 2007



Gönderen: forlorn  [07 Ağustos 2007 06:44:16]
Okunma Sayısı: 421

 

Forum | Aktif Üyeler | Sohbet | Mesaj Merkezi | Müzik Dinle | Müzik Listelerim | Video İzle

Yerli Gruplar | Yabancı Gruplar | Amatör Gruplar | Demolar

Biyografiler | Diskografiler | Sanatçı Fotoğrafları | Şarkı Sözleri | Akorlar ve Tablar | Basın Bilgileri

Üyelik | Ayarlar | Üye Ara | İletişim | Reklam



Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 Anatolianrock.com